fling - Turc Anglais Dictionnaire

fling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fling — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /flɪŋ/ – BrE /flɪŋ/)
Partie du discours:
İsim: fling (flings); Fiil: fling (flings – flung – flinging)
Synonymes:
hurl, toss
Antonymes:
place carefully

Sens de "fling" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 38 résultat(s)

Anglais Turc
General
fling n. kaçamak
I need a fling after this stressful month.
Bu stresli aydan sonra bir kaçamağa ihtiyacım var.

More Sentences
fling v. fırlatmak
Eliza flung her bag into her locker with anger.
Eliza öfkeyle çantasını dolabına fırlattı.

More Sentences
fling v. fırlamak
A baby was flung out of its mother's arms when a plane hit severe turbulence while commencing its descent prior to landing.
Bir uçak inişten önce alçalmaya başlarken şiddetli türbülansa girdiğinde bir bebek annesinin kollarından fırladı.

More Sentences
fling v. atmak
Sienna flung herself at her father's lap.
Sienna kendini babasının kucağına attı.

More Sentences
fling v. fırlatmak
Eliza flung her bag into her locker with anger.
Eliza öfkeyle çantasını dolabına fırlattı.

More Sentences
fling v. yere savurmak
The little boy flung his little brother.
Küçük çocuk erkek kardeşini yere savurdu.

More Sentences
Colloquial
fling v. kaçamak
I need a fling after this stressful month.
Bu stresli aydan sonra bir kaçamağa ihtiyacım var.

More Sentences
Military
fling v. atmak
Sienna flung herself at her father's lap.
Sienna kendini babasının kucağına attı.

More Sentences
General
fling n. hakaret
fling n. fırlayış
fling n. atış
fling n. deneme
fling n. fırlatma
fling n. sıçrayış
fling n. binicisini atma
fling n. atma
fling n. doya doya eğlenme
fling n. atılma
fling n. eğlence
fling n. savurma
fling n. kısa süreli ilişki
fling n. kurtlarını dökme
fling n. girişim
fling v. savurmak (kollarını)
fling v. dalmak
fling v. hızla atmak
fling v. girişmek
fling v. atılmak
fling v. yıkmak
fling v. düşürmek
fling v. savurmak
fling v. yaymak
fling v. devirmek
fling v. fırlatıp atmak
fling v. düşünmek
fling v. sallamak
fling v. (yalan) söylemek
Irregular Verb
fling v. flung - flung

Sens de "fling" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
highland fling n. kuzey iskoçya'da ortaya çıkmış hareketli bir halk dansı
fling down the gauntlet v. meydan okumak
fling off v. çıkarıp atmak
fling something in one's teeth v. başına kakmak
have one's fling v. kurtlarını dökmek
have a fling v. kurtlarını dökmek
fling away v. atmak
fling something in one's teeth v. yüzüne vurmak
have one's fling v. çapkınlık yapmak
fling away v. boşa harcamak
fling off v. dağıtmak
fling off v. yaymak
fling off v. elinden kurtulmak
fling oneself into v. balıklama dalmak
fling out v. atmak
have a fling at v. bir şey yapmayı denemek
fling down the glove v. meydan okumak
fling oneself into v. bir işe dört elle sarılmak
fling dirt at somebody v. iftira atmak
fling dirt at somebody v. çamur atmak
fling open the shutter v. panjuru açmak
fling open the shutter v. panjuru kaldırmak
fling something away v. fırlatmak
fling something back v. bir şeyi tekrar atmak/fırlatmak
fling something into something v. (çöp gibi) bir yere bir şey atmak
fling something out of something v. bir şeyi bir yerden dışarı atmak/fırlatmak
fling something away v. atmak
fling something in v. (çöp gibi) bir yere bir şey atmak
fling something at someone v. birine bir şey atmak/fırlatmak
fling something out v. bir şeyi bir yerden dışarı atmak/fırlatmak
fling the blanket off of oneself v. üzerindeki battaniyeyi kenara doğru atmak/fırlatmak
at full fling adv. son hızda
Phrasals
fling away v. (birisini) yana doğru ittirmek
fling someone away v. (birisini) yana doğru ittirmek
fling something down v. (bir şeyi) fırlatıp yere atmak
fling something on v. alelacele/çabucak giyinmek/üstüne bir şey almak
fling something on v. üzerine bir şey geçirivermek
fling something on oneself v. alelacele/çabucak giyinmek/üstüne bir şey almak
fling something on oneself v. üzerine bir şey geçirivermek
fling about v. dağıtmak
fling away v. reddetmek
fling out v. çirkinleşmek
fling away v. geri çevirmek
fling out v. inatçı olmak
fling about v. saçmak
fling about v. boşa harcamak
fling out v. alay etmek
fling away v. kabul etmemek
fling away v. kurtulmak
fling away v. ayırmak
fling away v. ıskartaya ayırmak
fling (someone or something) aside v. yana/kenara atmak/fırlatmak/savurmak
fling someone or something around v. oraya buraya atmak
fling (someone or something) around v. oraya buraya atmak
fling (someone or something) around v. oraya buraya fırlatmak
fling someone or something around v. oraya buraya fırlatmak
fling (someone or something) around v. oraya buraya saçmak
fling someone or something around v. oraya buraya saçmak
fling (someone or something) around v. oraya buraya yaymak
fling someone or something around v. oraya buraya yaymak
fling (someone or something) down v. (birini/bir şeyi) yere atmak
fling back v. geriye doğru fırlatmak
fling something up (in something) v. (bir duygu içinde) ellerini kollarını savurmak
fling on oneself v. alelacele/çabucak giyinmek/üstüne bir şey almak
fling someone or something away v. birini/bir şeyi kaldırıp atmak
fling something off (of) something v. bir şeyi bir şeyden hızla çekmek
fling around v. oraya buraya atmak
fling off (of) (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstünden hızla çekip almak
fling someone or something back v. birini/bir şeyi geriye doğru atmak
fling something off v. bir şeyi bir şeyden hızla çekmek
fling someone or something out v. birini/bir şeyi bir şeyden dışarı atmak/fırlatmak
fling around v. oraya buraya saçmak
fling something off v. bir şeyi bir şeyden çekivermek
fling at v. '-e fırlatmak
fling on v. üzerine bir şey geçirivermek
fling back v. geri atmak
fling out of (something) v. (bir şeyden) dışarı atmak/fırlatmak
fling back v. geriye doğru atmak
fling on oneself v. üzerine bir şey geçirivermek
fling out of v. den dışarı atmak/fırlatmak
fling at v. -e atmak
fling something off (of) something v. bir şeyi bir şeyden çekivermek
fling out v. rastgele ifade etmek
fling (someone or something) down v. (birini/bir şeyi) yere fırlatmak
fling on v. bir şey giyivermek
fling off (of) (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerinden fırlatmak
fling back v. geri fırlatmak
fling off of (oneself) v. üzerinden atmak/fırlatmak
fling off of (oneself) v. üzerinden çekmek
fling on v. alelacele/çabucak giyinmek/üstüne bir şey almak
fling around v. oraya buraya yaymak
fling out v. rastgele ortaya atmak
fling someone or something away v. birini/bir şeyi kenara itmek
fling down v. yere fırlatmak
fling down v. yere itmek
fling someone or something back v. birini/bir şeyi geriye doğru fırlatmak
fling down v. yere atmak
fling someone or something back v. birini/bir şeyi geri atmak
fling in v. içine atmak
fling aside v. yana/kenara atmak/fırlatmak/savurmak
fling out v. rastgele söylemek
fling someone or something out of something v. birini/bir şeyi bir şeyden dışarı atmak/fırlatmak
fling off (of) (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) çekivermek
fling around v. oraya buraya fırlatmak
fling off (of) (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) hızla çekmek
fling someone or something away v. birinden/bir şeyden kurtulmak
fling someone or something back v. birini/bir şeyi geri fırlatmak
fling (someone or something) down v. (birini/bir şeyi) yere itmek
fling on oneself v. bir şey giyivermek
Colloquial
last fling n. (askere/okula vb başlamadan önce) son bir eğlence
fling oneself into v. kendini vermek
fling mud at v. aşağılamak
fling mud at v. birine hakaret etmek
have one's fling v. eğlenmek
have one's fling v. kafasına göre davranmak
fling down a challenge v. meydan okumak
fling down a challenge v. kavgaya davet etmek
have one's fling v. dağıtmak
fling oneself into v. kendini kaptırmak
fling mud at v. birisine herkesin arasında kötü davranmak
fling mud at v. çamur atmak
Idioms
a short fling n. küçük bir kaçamak
final fling n. son eğlence
summer fling n. yaz aşkı
(one) last fling n. son (bir) kez doya doya eğlenme/eğlence
(one) last fling n. son (bir) eğlence
fling in someone's teeth v. yüzüne vurmak
fling in someone's teeth v. başına kakmak
have one's fling v. kurtlarını dökmek
have a fling v. kurtlarını dökmek
have a fling v. fink atmak
fling in someone's face v. yüzüne vurmak
fling down one's tools v. iş bırakmak
fling down one's tools v. aletleri bırakmak
fling down one's tools v. işi durdurmak
fling something up in someone's face v. bir şeyi birinin yüzüne vurmak
fling oneself at someone v. kendini birinin kollarına atmak
fling one's head back v. başını hızla geriye atmak
have a fling v. kısa süreliğine biriyle cinsel ilişki yaşamak
fling caution to the wind v. ihtiyatı elden bırakmak
fling caution to the wind v. riske girmek
fling caution to the wind v. tedbirli davranmaktan vazgeçmek
have one's fling v. hayatını doyasıya yaşamak
fling (one's) arms up v. ellerini kollarını savurmak
fling (one's) arms up in (some emotion) v. (bezginlik, kızgınlık, öfke ile) ellerini kollarını savurmak
fling (one's) bonnet over the windmill v. kimsenin sözünü umursamamak
fling (one's) bonnet over the windmill v. başına buyruk davranmak
fling (one's) bonnet over the windmill v. pervasızca hareket etmek
fling (one's) bonnet over the windmill v. aldırış etmemek
fling (one's) cap over the windmill v. başına buyruk davranmak