ile birlikte - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

ile birlikte



Sens de "ile birlikte" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 15 résultat(s)

Turc Anglais
General
ile birlikte associated with adj.
ile birlikte conjunction with adj.
ile birlikte coupled with adj.
ile birlikte along with adv.
ile birlikte hand in hand with adv.
ile birlikte apart from prep.
ile birlikte together with prep.
ile birlikte in conjunction with prep.
ile birlikte to prep.
ile birlikte although conj.
ile birlikte no sooner ... than conj.
ile birlikte as soon as conj.
Phrasals
ile birlikte be allied to
ile birlikte in company with
Idioms
ile birlikte in common with

Sens de "ile birlikte" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 71 résultat(s)

Turc Anglais
General
ile birlikte yaşamak live with v.
ile birlikte olmak go around with v.
ile birlikte çalışmak team up with v.
ile birlikte çalışmak work with v.
ile birlikte çalışmak work together with v.
...ile birlikte hareket etmek move in concert with v.
birisi ile birlikte olmaktan hoşlanmak enjoy being with someone v.
kauçuk ve sandarac ile birlikte kimyasal olarak işlenmiş kağıttan oluşan suni deri leatheroid n.
kilisenin kantoru ile birlikte çıkacak koro cantoral staff n.
ebeveynleri ile birlikte yaşayan 20-30 yaşlarındaki genç yetişkin twixter n.
ekleri ile birlikte along with their annexes adv.
ile beraber/birlikte in conjunction with prep.
Phrasals
bir kimse ile birlikte başlatılmış olmak/başlamak originate with someone v.
Idioms
tüm eşyası ile birlikte bag and baggage
tüm eşyası ile birlikte part and parcel
-ile birlikte uyum içinde çalışmak work in tandem with
Speaking
içeride kaldığı süre ile birlikte with the time that he's already served
hapis yattığı süre ile birlikte with the time that he's already served
yağ ile birlikte kavurun fry with oil
Trade/Economic
ancak bir başka proje ile birlikte gerçekleştirilebilen proje contingent projects n.
bir hisse senedinin temettüsü ile birlikte değeri cum dividend n.
hisse senedinin temettüsü ile birlikte değeri cum dividend
temettüsü ile birlikte with dividend
vesikalı poliçe ya da kambiyo senedi tüm sevk vesaiki ile birlikte gönderilen documentary draft
gerçekleşen kar ile birlikte cum dividend
hisse senedinin kar ile birlikte değeri cumdividend
kısa zaman içinde yüksek volatilite ile birlikte fiyatlamanın çok kısa bir sürede dip seviyeye gelmesi flash crash
Politics
rekabetçiliği teşvik etmek ve teknolojinin ekonomik büyümedeki etkisini en üst düzeye çıkarmak için sektörler ile birlikte çalışan, abd ticaret bakanlığı'na bağlı ajans technology administration n.
demokrasi ile birlikte geçmişten gelen kurumların ve geleneksel ilkelerin korunmasını savunan politik felsefe tory democracy n.
demokrasi ile birlikte geçmişten gelen kurumların ve geleneksel ilkelerin korunmasını savunan kimse tory democrat n.
Technical
kalay, kurşun ve çinko ile birlikte yüksek oranda bakır içeren dökme bakır alaşımı red brass n.
elektrikli bir aparat ile birlikte kullanılan bir karakalem türü charcoal point n.
birlikte çökme ile ayrılma separation by co-precipitation n.
hava ile birlikte taşınan parçalar airborne particles
hava ile birlikte taşman parçalar airborne particles
konik vida dişi ile birlikte kullanılan mastar gauge used in conjunction with the taper thread
kapasite onayı ile birlikte standart üretim standard production with capability approval
ile birlikte değişmek covary with
Computer
bölüm numarası ile birlikte include chapter number expr.
belge ile birlikte include with document expr.
sonraki ile birlikte tut keep with next
sonraki ile birlikte keep with next
Television
dört adet lensi tutan ve kamera tüpü ile birlikte kullanılan bir televizyon cihazı turret n.
Automotive
arka camı bagaj çıkıntısına doğru eğilen ve bagaj kapağı arka cam ile birlikte yukarı açılan otomobil tipi liftback n.
Medical
çin'de akupunktur ile birlikte uygulanan bir tür alternatif tıp yöntemi tuina n.
ventrikül sistolü ile birlikte kanın büyük damarlara atılması ejection
kalbin atriumları ile ventriküllerini birlikte ilgilendiren atrioventricular
iğne ile birlikte olan periferik kateter over-needle peripheral catheter
tramadol ile birlikte subanaljezik dozda ketamin uygulaması systemic coadministration of subanalgesic dose of ketamine with tramadol
meatoplasti ile birlikte glanuloplasti magpi (meatal advencement and glanuloplasty incorporated)
mide ekşimesi ile birlikte ağza acı sıvı gelmesi water brash
kifoskolyoz ve konjenital kardiak anomaliler ile birlikte seyreden kartagener sendromu kartagener's syndrome associated with kyphoscoliosis and congenital cardiac anomalies
romatoid artrit ile birlikte olan bacak ülseri leg ulcer associated with rheumatoid arthritis
serebellar hipoplazi ile birlikte görülen okronosis ochronosis with cerebellar hypoplasia
Pathology
anovülasyon ile birlikte kadın infertilitesi female infertility associated with anovulation n.
suni menapoz ile birlikte olan durumlar states associated with artificial menopause
defektif dna tamiri ile birlikte olan serebellar ataksi cerebellar ataxia with defective dna repair
erkek kaynaklı nedenler ile birlikte kadın infertilitesi female infertility associated with male factors
Pharmaceutics
morfin gibi opioidlere antagonist olarak ve opioid bağımlılığının uzun süreli tedavisi için bupernorfin ile birlikte kullanılan bir ilaç naloxone n.
özellikle morfin ile birlikte etkili olan güçlü bir narkotik antagonist ilaç markası narcan® n.
Gastronomy
kahve ile birlikte sunulan likör chasse-cafe n.
Biology
virüsün protein kılıfının nükleik asit ile birlikte oluşturduğu yapı nucleocapsid n.
Marine Biology
ohio nehri ve büyük göller'de remora türü ile birlikte yaşayan balık carp mullet (moxostoma carpio) n.
Agriculture
birlikte ekim sistemi ile yetiştirilmiş intercropped adj.
suda çözünebilen gübrelerin sulama suyu ile birlikte bitkilerin kök bölgesine verilmesi fertigation
sulama i̇le birlikte gübreleme fertigation
Religious
manevi aydınlanma ve tanrı ile birlikte olmak için çabalayan 16. yüzyılda kurulmuş mistik ispanyol mezhebinin bir mensubu alombrado n.
manevi aydınlanma ve tanrı ile birlikte olmak için çabalayan 16. yüzyılda kurulmuş mistik ispanyol mezhebinin bir mensubu alumbrado n.
manevi aydınlanma ve tanrı ile birlikte olmak için çabalayan 16. yüzyılda kurulmuş mistik ispanyol mezhebinin bir mensubu perfectibilist n.
Geography
yan buzulların akması ile birlikte oluşan vadi buzulu trunk glacier n.
Ornithology
rhea ve pterocnemia cinsi devekuşları ile birlikte, güney amerika'daki üç deve kuşu türünden her biri nandou n.