kavis - Turc Anglais Dictionnaire

kavis

Sens de "kavis" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 34 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kavis curve n.
General
kavis arc n.
The bow turned into an arc as the hunter pulled the arrow.
Avcı oku çekerken yay bir kavis halini aldı.

More Sentences
Technical
kavis arc n.
The bow turned into an arc as the hunter pulled the arrow.
Avcı oku çekerken yay bir kavis halini aldı.

More Sentences
General
kavis arcuation n.
kavis loop n.
kavis winding n.
kavis camber n.
kavis curve n.
kavis arch n.
kavis bend n.
kavis bought [scotland] n.
kavis concameration n.
kavis flection n.
kavis fold n.
kavis outshoot n.
kavis rondure n.
kavis slent n.
kavis outcurve n.
Technical
kavis curvature n.
kavis bend n.
kavis curve n.
kavis hook n.
kavis bow n.
kavis revolution [obsolete] n.
kavis shoulder n.
Textile
kavis arch n.
Architecture
kavis hanch n.
kavis return n.
Construction
kavis arch n.
Automotive
kavis fillet n.
kavis camber n.
Math
kavis roulette n.
Astrology
kavis sagittarius n.
Archaic
kavis ply n.

Sens de "kavis" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 74 résultat(s)

Turc Anglais
General
geniş kavis sweep n.
sivri kavis lancet arch n.
kavis kumpası bow compass n.
uzun, arkadan yukarı doğru kavis yapan bisiklet koltuğu banana seat n.
sivri kavis acute arch n.
yukarıya doğru olan kavis upcurve n.
kalemli kavis kumpası bow-pen n.
kalemli kavis kumpası bow-pencil n.
(köşeyi, boşluğu) kavis vererek yuvarlamak fillet n.
kavis çizmek arc v.
kavis çizmek (havada) arch v.
kavis yapmak arch v.
kavis çizdirmek arch v.
kavis çizmek curve v.
hafif kavis oluşturmak camber v.
kavis çizdirmek enarch [obsolete] v.
kavis vermek compass v.
kavis yapmak concamerate v.
kavis oluşturmak concamerate v.
kavis çizmek dome v.
kavis oluşturmak incurve v.
kavis oluşturacak şekilde eğmek incurve v.
içe kavis oluşturmak incurvate v.
üzerine kavis çizmek span v.
kavis biçimli arch-shaped adj.
kavis biçiminde arch-shaped adj.
dışarı kavis yapmış embowed adj.
kavis oluşturan compass adj.
kavis çizerek archly adv.
kavis yaparak compass [obsolete] adv.
Phrasals
kavis oluşturmak/yapmak arch (oneself) over v.
biri/bir şey üzerinde kavis oluşturmak/yapmak arch over someone or something v.
bir şeyle biri/bir şey üzerinde kavis oluşturmak arch something over someone or something v.
kavis dönmek/çizmek come round v.
kavis dönmek/çizmek come around v.
'-e doğru kavis çizmek curve to v.
Colloquial
topa kavis vermek put some english on it v.
Trade/Economic
eğri kavis curve n.
Technical
kavis rendesi compass plane n.
iç bükey kavis concave bow n.
kayağın alt kavis yüksekliğindeki değişikliğe direnci resistance of the skis to change of bottom camber height n.
adyabatik kavis adiabatic line n.
ayakkabı kenarlarını keserek kavis veren makine operatörü nicker n.
rüzgar veya akıntı sebebiyle nehir bariyerindeki kütük zincirinde meydana gelen kavis sag n.
kavis kumpası bow-compass n.
kavis biçimli arc-shaped adj.
Computer
kavis yarıçapı radius of fillet n.
Construction
sivri kavis lancet n.
kavis verilmiş tavan vaulted ceiling n.
tahkimatta garnizonun ateşlenirken yaslandığı iç kavis breastheight n.
köşeye veya dirseğe oturması için belirli bir kavis verilmiş parça (saçak oluğu, boru yalıtımı) miter n.
Automotive
alt kavis turn-under n.
üst kavis tumblehome n.
Aeronautic
kavis veteri subtense n.
dikey kavis vertical curve n.
Marine
kavis çizgisi bow line n.
geminin baş veya kıç tarafına yakın borda kaplamasının kenarının yukarı yaptığı kavis sny n.
geminin tabanı ve yanları arasında kademeli geçiş yapacak şekilde uzun bir kavis verilerek oluşturulmuş (karina) slack adj.
Gastronomy
uç kısmında kavis bulunan tırtıklı küçük bıçak grapefruit knife n.
Astronomy
yıldızın yüzeyinden fışkıran kızgın malzemenin yaptığı kavis plume n.
Zoology
s şeklinde kavis sigmoid flexure n.
çift kabuklu yumuşakçaların pallial çizgisinin arka bölümünde bulunan içe dönük kavis pallial sinus n.
Breeding
atın arka bacaklarında kavis croupade n.
Hunting
okun havada çizdiği kavis compass n.
Sport
golfte sola kavis yapan vuruş hooking n.
(krikette) yüksek kavis yapacak şekilde yavaşça atılan top lob n.
(golfte) top yüksek kavis çizecek şekilde yapılan vuruş loft n.
(golf) havada yüksek kavis çizen topun izlediği yukarı yön loft n.
(kriket) alan savunma oyuncularının oluşturduğu kavis cordon n.
(hokeyde) gol çizgisi boyunca uzanan geniş kavis shooting circle n.
Baseball
(beyzbol) kavis çizerek giden top curve ball n.
beyzbol topuna ait kavis snake n.
kaleye yakın kavis çizmek break v.
kale üstünden kavis çizmek break v.