bend - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

bend

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "bend" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 56 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
bend v. bükülmek
bend v. eğmek
bend v. eğilmek
bend v. bükmek
bend v. eğrilmek
bend n. dönemeç
bend n. viraj
Irregular Verb
bend v. bent - bent
General
bend v. yönelmek
bend v. kanırmak
bend v. esnemek
bend v. kıvrılmak
bend v. işi e geldiği gibi değiştirmek
bend v. esnetmek
bend v. katlanmak
bend v. eğilmek
bend v. oynama yapmak
bend v. (diz) çökmek
bend v. kanırtmak
bend v. bağlamak
bend v. boyun eğmek
bend v. eğriltmek
bend v. vermek
bend v. meyletmek
bend n. kıvırma
bend n. eğilme
bend n. bükülme
bend n. kıvrım
bend n. inhina
bend n. kıvrılış
bend n. eğme
bend n. bükme
bend n. dirsek
bend n. kavis
Technical
bend v. bükmek
bend v. katlamak
bend v. kıvırmak
bend n. bükülmüş kıvrık kısım
bend n. dirsek
bend n. eğri
bend n. kavis
bend n. kıvrım
bend n. kurb
Textile
bend v. bükmek
bend v. kıvırmak
Architecture
bend n. aylama
Automotive
bend v. bükmek
bend n. büküm
bend n. dönemeç
bend n. kıvrım
Marine
bend v. yelken tutturmak
bend v. yelken bağlamak
bend n. bağ
bend n. düğüm
Food Engineering
bend n. dirsek
Geology
bend n. büklüm

Sens de "bend" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Turc Anglais
Geology
bend embankment n.

Sens de "bend" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 425 résultat(s)

Anglais Turc
General
bend double v. belini bükmek
bend over v. diğer tarafa yaslanmak
be round the bend v. deli olmak
bend over backwards v. uğraşmak
bend to v. eğilmek
bend down v. eğilmek
bend the knee v. boyun eğmek
bend over backwards v. aşırı çaba sarfetmek
bend over backwards v. aşırı önlem almak
bend to v. bir şeye aklı yatmak
bend over v. eğilmek
bend towards v. bir şeye aklı yatmak
bend the knee v. diz çökmek
take a bend v. virajı dönmek
drive somebody round the bend v. deli etmek
bend iron v. demir bükmek
bend one's knees v. dizlerini bükmek
pass a bend (in a road) v. dönemeçten geçmek
bend one's legs v. bacaklarını bükmek
bend head v. baş eğmek
bend one's head v. başını eğmek
bend one's legs v. bacağını bükmek
bend down v. öne eğilmek
bend one's head v. başını öne eğmek
round the bend v. viraj dönmek
come round the bend v. virajı dönmek
turn the bend v. viraj dönmek
negotiate the bend v. viraj dönmek
take the bend v. virajı dönmek
turn the bend v. virajı dönmek
round the bend v. virajı dönmek
come round the bend v. viraj dönmek
negotiate the bend v. virajı dönmek
take the bend v. viraj dönmek
fail to negotiate the bend v. virajı alamamak
negotiate the bend v. virajı almak
bend a spoon (paranormal terminology) v. kaşık bükmek
bend a spoon (paranormal terminology) v. bir kaşığı bükmek
bend out of the window v. pencereden sarkmak
bend something out of shape v. eğip bükerek bir şeyin şeklini bozmak
bend over to pick something up v. bir şeyi almak için yere eğilmek
fisherman's bend n. balıkçı bağı
hairpin bend n. yol kıvrıntısı
river bend n. nehir dönemeci
knee bend n. diz çökme
sharp bend n. keskin viraj
hairpin bend n. keskin viraj
hairpin bend n. yol dönemeci
quarter bend n. çeyrek dirsek
double bend n. çift dirsek
dangerous bend n. tehlikeli viraj
blind bend n. kör viraj
tight bend n. dar viraj
offset bend n. saptırma
offset bend n. şaşırtma dirsek
road bend n. yol kıvrımı
Phrasals
bend before (something) v. hafif hafif sallanmak
bend before (something) v. rüzgarda/rüzgarla sallanmak
bend before (something) v. esintide/esintiyle sallanmak
bend before (something) v. eğilip kalkmak
bend before something v. hafif hafif sallanmak
bend before something v. rüzgarda/rüzgarla sallanmak
bend before something v. esintide/esintiyle sallanmak
bend before something v. eğilip kalkmak
bend in v. içeri göçmek
bend in v. içe doğru eğilmek/kıvrılmak
bend in v. içeri göçmek
bend in v. içeriye eğilmek
bend in v. içeriye kıvrılmak
bend in v. içeriye bükülmek
bend to v. aklı yatmak
bend towards v. aklı yatmak
bend to v. aklına yatmak
bend over v. domalmak
bend to v. doğru olduğunu düşünmek
bend towards v. doğru olduğunu düşünmek
bend back v. geriye doğru eğilmek
bend back v. geriye eğilmek
bend towards v. inanmak
bend to v. inanmak
bend to v. mantıklı gelmek
bend forward v. öne eğilmek
bend down v. yere eğilmek
bend down v. yere doğru eğilmek
Phrases
bend over, here it comes again expr. hazırlan, sana bir görev/iş daha çıktı
bend over, here it comes again expr. biraz daha sık dişini, henüz/daha bitmedi
bend over, here it comes again expr. daha dur, arkası var
bend over, here it comes again expr. hazırlıklı ol, bir dalga daha geliyor
bend over, here it comes again expr. hazır mısın, işte tekrar geliyor
Proverb
better bend than break eğilen baş kesilmez
Colloquial
bend one's strength v. birinin gücü önünde eğilmek
round the bend v. çıldırmak
bend one's elbow v. çok içmek
bend one's elbow v. içki yuvarlamak
bend one's elbow v. kafayı çekmek
round the bend adj. çok yakında
round the bend adj. köşeyi dönünce
around the bend adj. çok yakında
around the bend adj. köşeyi dönünce
round the bend adj. kaçık
round the bend adj. kafadan kontak
bend over, here it comes again expr. kaçınılmaz sorunlara ya da sıkıntılara hazırlıklı ol
bend over, here it comes again expr. el mecbur
bend over, here it comes again expr. napacakasın (mecbur)
bohIca (bend over, here it comes again) expr. kaçınılmaz sorunlara ya da sıkıntılara hazırlıklı ol
bohIca (bend over, here it comes again) expr. el mecbur
bohIca (bend over, here it comes again) expr. napacakasın (mecbur)
bend over, here it comes again expr. sorun henüz bitmedi
bend over, here it comes again expr. dahası var
bend over, here it comes again expr. bu kadarla bitmiyor
bend over, here it comes again expr. dahası da var
round the bend expr. çılgın
round the bend expr. deli
round the bend expr. fırlatmış
Idioms
bend the brow v. kaşlarını çatmak
bend the brow v. surat asmak
bend the brow v. sert sert bakmak
bend the brow v. sinirli bakmak
bend (one's) efforts v. elinden gelen her şeyi yapmak/denemek
bend (one's) efforts v. çok çaba harcamak
bend (one's) efforts v. aklına gelen her şeyi denemek/yapmak
bend (one's) efforts v. her yolu denemek
bend your efforts to something v. aklında her yolu/olasılığı evirip çevirmek
bend your efforts to something v. iyice/çok/etraflıca düşünmek/incelemek
bend (one's) mind v. aklında her yolu/olasılığı evirip çevirmek
bend (one's) mind v. iyice/çok/etraflıca düşünmek/incelemek
bend in the wind v. ağaçlar gibi eğilip kalkmak
bend in the wind v. zorluklarla başa çıkabilecek kadar esnek ve dayanıklı olmak
bend in the wind v. zor da olsa yeni koşullara uyum sağlamak
bend over backwards v. geriye/arkaya doğru eğilmek
bend over backwards v. köprü kurmak
bend over backwards v. kendini paralamak
bend over backwards v. saçını süpürge etmek
bend over backwards v. göbeği çatlamak
bend over backwards v. yırtınmak
bend over backwards v. var/olanca gücüyle uğraşmak
bend over backwards v. elinden gelen her şeyi yapmak
bend one's elbow v. kafa/kafayı çekmek
bend one's elbow v. kafayı dumanlamak
bend one's elbow v. içki içip sarhoş olmak
bend one's elbow v. içki atmak/yuvarlamak
bend one's elbow v. içkiyi kaçırmak
bend one's elbow v. aşırı içmek
bend the elbow v. aşırı içmek
bend over backwards v. birisini memnun etmek için her yolu denemek
bend someone's ear v. birinin kulağını bükmek
be round the bend v. balatayı sıyırmak
bend someone's ear v. bıktırana kadar konuşmak
bend someone out of shape v. birisini kızdırmak/sinirlendirmek
go around the bend v. çıldırmak
bend over backwards v. çok uğraşmak
drive somebody round the bend v. deli etmek
bend over backwards v. çok hevesli olmak
go around the bend v. delirmek
send someone around the bend v. çok sinirlendirmek
bend over backwards v. çok gönüllü olmak
be round the bend v. delirmek
send somebody round the bend v. çileden çıkarmak
be around the bend v. delirmek
send someone around the bend v. çileden çıkarmak
send somebody round the bend v. deli etmek
be round the bend v. çıldırmak
drive someone around the bend v. çok sinirlendirmek
drive somebody round the bend v. çileden çıkarmak
bend over backwards v. çırpınmak
sending someone around the bend v. çıldırmak
go round the bend v. çıldırmak
go round the bend v. delirmek
be round the bend v. deli olmak
drive someone around the bend v. çileden çıkarmak
bend over backwards v. çok çaba sarf etmek
sending someone around the bend v. delirtmek
bend one's elbow v. çok içmek
bend the elbow v. çok içmek
be around the bend v. çıldırmak
bend over backwards v. elinden geleni yapmak
bend the truth v. gerçeği çarpıtmak
bend the rules v. göz yummak
bend one's elbow v. içmeye gitmek
bend one's elbow v. içmek
bend to one's will v. ikna etmek
bend over backwards v. iyiliği için çalışmak
be round the bend v. kafayı çizmek
bend to one's will v. kendi düşüncelerini paylaşmaya zorlamak
bend the elbow v. kafayı çekmek
bend the rules v. kuralları esnetmek
bend to one's will v. kendi düşünceleri doğrultusunda etkilemek
bend the elbow v. kafaları çekmek
be round the bend v. kafayı yemek
bend one's elbow v. kafayı çekmek
send someone around the bend v. küplere bindirmek
bend one's elbow v. kafaları çekmek
bend one's elbow v. kafa çekmek ya da kafa çekmeye gitmek
bend the law v. kuralları esnetmek
drive someone around the bend v. küplere bindirmek
be driven round the bend v. kendini kaybetmek
be driven round the bend v. kafayı çizmek
bend the knee v. karşısında diz çökmek
bend over backwards v. kıçını yırtmak
send somebody round the bend v. sinir etmek
drive somebody round the bend v. sinir etmek
drive around the bend v. tepesini attırmak
bend over backwards v. tüm yolları denemek
drive somebody round the bend v. tepesini attırmak
send somebody round the bend v. tepesini attırmak
bend over backwards v. yardımcı olmak için elinden geleni yapmak
be above one's bend v. (yeteneklerini) aşmak
bend over backwards v. üzerine düşmek
be above one's bend v. (birisini) aşmak
bend the rules v. yasayı esnetmek
be above one's bend v. (kapasitesini/gücü vb.) aşmak
bend the law v. yasayı esnetmek
bend the knee v. üstünlüğünü kabul etmek
bend over backwards v. varını yoğunu ortaya koymak
bend to one's will v. yola getirmek
bend (one's) efforts v. çok/olağanüstü çaba sarf etmek
bend (one's) efforts v. sınırlarını zorlamak/esnetmek
bend (one's) efforts v. büyük çaba göstermek
bend (one's) efforts v. varını yoğunu ortaya koymak
bend (one's) mind v. derinlemesine düşünmek
bend (one's) mind v. aklını/zihnini zorlamak
bend (one's) mind v. iyi düşünmek
bend your mind/efforts to something v. bir şey için varını yoğunu ortaya koymak
bend your mind/efforts to something v. bir konuda aklını çalıştırmak
bend your mind/efforts to something v. bir konuda sınırlarını zorlamak
bend your mind/efforts to something v. bir şey için büyük gayret göstermek
bend your mind/efforts to something v. bir konuda çok çabalamak/efor sarf etmek
bend over backwards v. kendini paralamak
bend over, here it comes again expr. daha dur, bu kadarla bitse iyi
bend over, here it comes again expr. dahası da var
round the bend expr. çok uzakta değil
round the bend expr. çok yakında
around the bend expr. çok uzakta değil
around the bend expr. çok yakında
around the bend expr. hemen şurada
round the bend expr. hemen şurada
round the bend expr. şuracıkta
around the bend expr. şuracıkta
Speaking
if there's a rule you can bend it expr. bir kural varsa onu esnetebilirsin
bend your knee a little bit expr. dizini biraz bük
Slang
go round the bend v. aklını kaçırmak
go round the bend v. cozutmak
be round the bend v. cozutmak
be around the bend v. cozutmak
go around the bend v. cozutmak
go round the bend v. deli olmak
be round the bend v. tozutmak
go around the bend v. tozutmak
be around the bend v. tozutmak
go round the bend v. tozutmak
round the bend adj. cozutuk
round the bend adj. cozutmuş
round the bend adj. tozutuk
round the bend adj. tozutmuş
round the bend adj. aklını oynatmış
round the bend adj. çıldırmış
round the bend adj. delirmiş
round the bend adj. aklını (peynir ekmekle) yemiş
round the bend adj. sarhoş
round the bend adj. leyla
round the bend adj. kafası dumanlı
round the bend adj. dağıtmış
round the bend adj. zom
round the bend adj. zilzurna
round the bend adj. körkütük
around the bend adj. cozutuk
around the bend adj. cozutmuş
around the bend adj. tozutuk
around the bend adj. tozutmuş
around the bend adj. aklını oynatmış
around the bend adj. çıldırmış
around the bend adj. delirmiş
around the bend adj. aklını (peynir ekmekle) yemiş
around the bend adj. sarhoş
around the bend adj. leyla
around the bend adj. kafası dumanlı
around the bend adj. dağıtmış
around the bend adj. zom
around the bend adj. zilzurna
around the bend adj. körkütük
around the bend adj. kafası güzel
around the bend adj. kafayı çizmiş
around the bend adj. kafadan kontak
round the bend adj. kafası güzel
round the bend adj. kafayı çizmiş
round the bend adj. kafadan kontak
round the bend adj. sarhoş
around the bend expr. bir tahtası eksik
round the bend expr. bir tahtası eksik
round the bend expr. deli
around the bend expr. deli
round the bend expr. kaçık
around the bend expr. kaçık
around the bend expr. sarhoş
around the bend expr. üşütük
Technical
bottom bend n. anot dirseği
minimum bend radius n. asgari bükme yarıçapı
long-radius bend n. açık dirsek
one-eight bend n. açık dirsek
bend/bending axis n. büküm ekseni
proof-bend test n. boru bükme deneyi
jobbing pipe bend n. boru dirseği
pipe bend n. boru dirseği
bend die n. bükme kalıbı
bend test n. bükme deneyi
tube bend n. boru kavisi
pipe bend n. boru kavisi
cross-bend test n. çapraz bükme deneyi
return bend n. çift dirsek
u-bend n. çift dirsek
cross-bend test n. çapraz eğme deneyi
quarter bend n. çeyrek deveboynu
quarter bend n. çeyrek dirsek
quarter bend n. deveboynu
swan neck bend n. deveboynu dirsek
bend angle n. dirsek açısı
bend lose n. dirsek kaybı
pipe bend n. dirsek
quarter bend n. dirsek
bend core n. dirsek maçası
smooth bend n. düz boru dirseği
four point bend n. dört noktalı eğme
return bend n. dönüş dirseği
male bend n. erkek dirsek
transverse root, face and side bend test n. enine kök, yüzey ve kenar eğme deneyi
sieve bend n. elek dirseği
bend strength n. eğme dayancı
bend angle n. eğme açısı
intake bend n. emme kavisi
minimum bend radius n. en küçük bükme yarıçapı
transverse bend test n. enine eğme deneyi
bend test n. eğilme testi
bend test n. eğme deneyi
flanged bend n. flanşlı dirsek
expansion bend n. genleşme kavisi
long-radius bend n. geniş dirsek
reverse bend test n. geri bükme deneyi
h-plane bend n. h düzlemi dirseği
return bend n. geri dönüş dirseği
inlet bend n. giriş kavisi
expansion bend n. genleşme dirseği
air bend die n. havalı bükme kalıbı
short span bend test n. kısa aralıklı bölme deneyi
root bend test n. kaynak bükme deneyi
short span bend test n. kısa açıklıklı eğilme deneyi
welding bend n. kaynak ağzı
guided bend test n. kılavuzlu eğme deneyi
bend line n. kıvrım çizgisi
corrugated bend n. körüklü boru
normal bend n. normal dirsek
quarter bend n. normal dirsek
dead bend n. ölü bölge
dead bend n. ölü zon
stainless steel bend n. paslanmaz çelik dirsek
union bend n. rakorlu dirsek
reducing bend n. redüksiyon dirsek
air bend die n. serbest bükme kalıbı
free bend n. serbest eğme
cold bend test n. soğuk bükme deneyi
reserve bend test n. ters eğme deneyi
preparation and use of u-bend specimens n. u-eğme numunelerinin hazırlanması ve kullanımı
u-bend die n. u-bükme kalıbı
u-bend n. u-dirseği
return bend n. u-dirsek
carrick bend n. yama bağı
mitered bend n. yapma dirsek
repeated bend test n. yinelemeli eğme deneyi
Computer
bend radius n. kıvrılma yarıçapı
Telecom
bend loss n. lifteki eğiklik kaybı
Electric
bottom bend n. anot dirseği
anode bend n. anot dirseği
Mechanic
minimum bend radius n. minimum bükme yarıçapı
air-bend die n. serbest bükme kalıbı
Textile
carrick bend n. ilmik
Construction
one-eight bend n. açık dirsek
bend pulley n. bükme tamburu
double bend n. çift dirsek
wide return bend n. geniş u-dirsek
mitered bend n. patent dirsek
double bend n. s dirseği
Automotive
open bend n. açık dönemeç
angle of bend n. büküm açısı
double bend valve n. çift bükümlü supap
quadruple bend valve n. dört bükümlü supap
tight bend n. keskin dönemeç
single bend valve n. tek bükümlü supap
triple bend valve n. üç bükümlü supap
bend ligting n. viraj ışıkları
Traffic
hairpin bend n. keskin viraj/dönemeç
road bend n. viraj
Marine
double sheet bend n. çift ıskota bağı
sheet bend n. ıskota bağı
carrick bend n. yoma bağı
Physics
minor bend n. küçük dirsek
Tobacco
short radius bend n. kısa dirsek
Fishery
anchor bend n. balıkçı bağı
Places
gila bend n. arizona eyaletinde şehir
horseshoe bend n. arkansas eyaletinde şehir
west bend n. iowa eyaletinde şehir
horseshoe bend n. idaho eyaletinde şehir
south bend n. indiana eyaletinde şehir
great bend n. kansas eyaletinde şehir
great bend n. kuzey dakota eyaletinde şehir
malta bend n. missouri eyaletinde şehir
mccord bend n. missouri eyaletinde yerleşim yeri
river bend n. missouri eyaletinde yerleşim yeri
eagle bend n. minnesota eyaletinde şehir
north bend n. ohio eyaletinde yerleşim yeri
south bend n. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
river bend n. north carolina eyaletinde yerleşim yeri
east bend n. north carolina eyaletinde yerleşim yeri
north bend n. nebraska eyaletinde şehir
great bend n. pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri
post oak bend city n. teksas eyaletinde şehir
brazos bend n. teksas eyaletinde şehir
west bend n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
big bend n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
north bend n. washington eyaletinde şehir
west bend n. wisconsin eyaletinde şehir
south bend n. washington eyaletinde şehir
north bend n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Sport
back lying knees bend n. dizler bükülü sırtüstü yatış pozisyonu
Football
bend the ball v. topa falso vermek
British Slang
bend one's elbow v. içki içmek
bend someone's ear v. kafasını sikmek