keeping - Turc Anglais Dictionnaire

keeping

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "keeping" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 20 résultat(s)

Anglais Turc
General
keeping n. (defter) tutma
Keeping your child's teeth healthy is important.
Çocuğunuzun dişlerini sağlıklı tutmak önemlidir.

More Sentences
keeping n. bakım
keeping n. geçim
keeping n. geçindirme
keeping n. koruma
keeping n. işletme
keeping n. konumunda tutma
keeping n. himaye
keeping n. uyum
keeping n. nezaret
keeping n. geçimini sağlama
keeping n. tutma
keeping n. saklama
keeping n. muhafaza etme
keeping n. yerine getirme
keeping n. gelecekte kullanmak için ayırma
keeping n. muhafaza
keeping n. (evrak vb) muhafaza etme
keeping n. (dükkan vb) işletme
keeping adj. dayanıklı

Sens de "keeping" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
keeping secret n. sır tutma
budget keeping n. bütçe yönetimi
keeping away n. uzak durma
bee keeping n. arı yetiştiriciliği
keeping aloof n. uzak durma
special form of keeping accounts n. çetele usûlü
record keeping n. arşivcilik
keeping one's word n. söz tutma
keeping in stock n. stokta bulundurma
unilateral peace-keeping n. tek taraflı barışı koruma çabası
keeping a diary n. günlük tutma
record-keeping n. kayıt tutma
record-keeping n. arşivleme
safe-keeping n. emniyet
safe-keeping n. korunma
safe-keeping n. koruma
safe-keeping n. himaye
safe-keeping n. emniyetli korunma
safe-keeping n. emniyetli koruma
keeping room n. oturma odası
home-keeping n. evde durma
be out of keeping with something v. bir şeye uygun olmamak
be in keeping with v. -e uygun olmak
start keeping a diary v. günlük tutmaya başlamak
home-keeping adj. serserilik yapmayan
home-keeping adj. evde duran
out or keeping adj. doğrulara uymayan
out or keeping adj. tutarsız olan
out or keeping adj. uyumsuz olan
for safe keeping adv. emaneten
without keeping step adv. adi adım
in keeping with prep. ile uyum sağlayarak
out of keeping with prep. ile uyumsuz olarak
in keeping with prep. ile tutarlı olarak
in keeping with prep. -e uygun olarak
in keeping with prep. ile uygun (uyumlu) olarak
Phrases
i am keeping my fingers crossed for you expr. senin için dua ediyorum
in keeping (with something) expr. (bir şey) doğrultusunda
in keeping (with something) expr. (bir şeye) uygun/uyumlu olarak
in keeping with (something) expr. (bir şey) mucibince
in keeping with (something) expr. (bir şeye) göre
in keeping with (something) expr. (bir şeye) uygun olarak
in keeping with (something) expr. (bir şey) gereğince
in keeping with (something) expr. (bir şey) uyarınca
Colloquial
been keeping busy v. yuvarlanıp gitmek
been keeping busy v. idare etmek
been keeping busy v. oyalanmak
keeping myself busy expr. fena değil (uğraşıp duruyorum)
been keeping myself busy expr. fena değil (uğraşıp duruyorum)
how have you been keeping? expr. görüşmeyeli nasılsın?
(I've been) keeping cool expr. sıcaklarla aram fena değil
(I've been) keeping cool expr. serinlemeye çalışıyorum
(I've been) keeping cool expr. pek sıcakta kalmıyorum
(I've been) keeping cool expr. serin kalmaya çalışıyorum
what's keeping someone? expr. birinin geç kalmasına sebep olan ne?
what's keeping someone? expr. birini geciktiren ne?
what's keeping someone? expr. birini tutan ne?
what's keeping someone? expr. birine mani olan ne?
what's keeping someone? expr. birini alıkoyan ne?
(I've) been keeping myself busy expr. idare eder
been keeping out of trouble? expr. her şey yolunda mı?
(I've) been keeping myself busy expr. idare ediyorum
(I've) been keeping myself busy expr. uğraşıp duruyorum
been keeping out of trouble? expr. bir yaramazlık var mı?
been keeping out of trouble expr. sorun yok
(I've been) keeping myself busy expr. oyalanıyorum
(I've) been keeping myself busy expr. oyalanıyorum
(I've been) keeping myself busy expr. yuvarlanıp gidiyorum
been keeping out of trouble expr. her şey yolunda
(I've) been keeping myself busy expr. yuvarlanıp gidiyorum
(I've been) keeping myself busy expr. uğraşıp duruyorum
(I've) been keeping myself busy expr. fena değil
been keeping out of trouble? expr. ne var ne yok?
been keeping out of trouble expr. idare eder
been keeping busy? expr. ne var ne yok?
been keeping out of trouble? expr. nasıl gidiyor?
(I've been) keeping myself busy expr. fena değil
been keeping cool? expr. sıcaklarla aran nasıl?
been keeping out of trouble expr. sıkıntı yok
been keeping busy? expr. nasıl gidiyor?
(I've been) keeping myself busy expr. idare eder
(I've been) keeping myself busy expr. idare ediyorum
been keeping out of trouble expr. bir yaramazlık yok
in keeping expr. tutarlı
in keeping expr. uygun
in keeping expr. uyumlu
what's keeping? expr. alıkoyan ne?
what's keeping? expr. tutan ne?
what's keeping? expr. mani olan ne?
what's keeping? expr. sebep olan ne?
what's keeping? expr. geciktiren ne?
Idioms
keeping up with the joneses n. sidik yarışı yapma
keeping up with the joneses n. komşusuyla aşık atma
keeping up with the joneses n. sidik yarışına girme
keeping up with the joneses n. sidik yarıştırma
keeping up with the joneses n. diğer insanlarla çekişme
keeping up with the joneses n. komşusuyla sidik yarıştırma
be out of keeping (with) v. (bir şeye) uygun olmamak
be out of keeping with v. uyumsuz olmak
be out of keeping with v. gitmemek
be out of keeping with v. uymamak
be out of keeping with v. garip kaçmak
be out of keeping with v. uygun olmamak
keep on keeping on v. denemeye/yapmaya devam etmek
be in (one's) keeping v. (birine) emanet olmak
be in (one's) keeping v. (birinin) gözetiminde olmak
be in (one's) keeping v. (birinin) elinde bulunmak
be in (one's) keeping v. (birinin) sorumluluğunda olmak
be in (one's) keeping v. (birinin) tasarrufunda olmak
been keeping cool v. serin kalmaya çalışmak
been keeping cool v. serinlemeye çalışmak
in keeping (with) expr. (bir şeye) uygun
(have you been) keeping cool? expr. sıcaklarla aran nasıl?
(I've been) keeping out of trouble expr. bir yaramazlık yok her şey yolunda
(have you been) keeping out of trouble? expr. ne var ne yok yaramazlık yoktur umarım?
(have you) been keeping cool? expr. sıcaklarla aran nasıl?
you been keeping out of trouble? expr. ne var ne yok yaramazlık yoktur umarım?
(I've) been keeping out of trouble expr. idare ediyorum
(have you) been keeping out of trouble? expr. ne var ne yok yaramazlık yoktur umarım?
(I've been) keeping out of trouble expr. idare ediyorum
(I've) been keeping out of trouble expr. idare eder sorun yok
(I've been) keeping out of trouble expr. idare eder sorun yok
you been keeping cool? expr. sıcaklarla aran nasıl?
(I've) been keeping out of trouble expr. bir yaramazlık yok her şey yolunda
how are you keeping? expr. nasılsın?
how are you keeping? expr. ne var ne yok?
how are you keeping? expr. nasıl gidiyor?
in (one's) keeping expr. (birine) emanet
in (one's) keeping expr. (birinin) sorumluluğunda
in (one's) keeping expr. (birinin) tasarrufunda
in (one's) keeping expr. (birinin) gözetiminde
in (one's) keeping expr. (birinin) elinde
in somebody's keeping expr. birinin tasarrufunda
in somebody's keeping expr. birine emanet
in somebody's keeping expr. birinin gözetiminde
in somebody's keeping expr. birinin elinde
in somebody's keeping expr. birinin sorumluluğunda
out of keeping expr. uymayan
out of keeping expr. garip kaçan
out of keeping expr. uyumsuz
out of keeping expr. uygun olmayan
Speaking
I hope all your family are keeping well expr. umarım ailenizin sağlığı sıhhati yerindedir
you been keeping busy? expr. meşgul müydün?
have you been keeping busy? expr. meşgul müydün?
have you been keeping busy? expr. meşgul müsün?
you been keeping busy? expr. meşgul müsün?
where have you been keeping yourself? expr. nerelerdeydin?
why are you keeping me here? expr. neden beni burada tutuyorsun?
where have you been keeping yourself? expr. hangi deliğe saklandın?
there's nothing keeping me here anymore expr. beni burada tutan bir şey yok artık