rahat! - Turc Anglais Dictionnaire

rahat!

Sens de "rahat!" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
Military
rahat! at ease! expr.
rahat! stand at ease! expr.

Sens de "rahat!" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
rahat comfort n.
rahat ease n.
içi rahat olma ease n.
rahat bırakmamak get in somebody's hair v.
rahat vermemek get in somebody's hair v.
rahat comfy adj.
rahat easy adj.
rahat comfortable adj.
General
rahat peace n.
rahat ettirme easing n.
rahat yer snuggery n.
kendini rahat hisseden (bir yerde) at home in n.
içi rahat olma ease n.
rahat koşu lope n.
rahat repose n.
rahat ease n.
erkeklerin evde giydiği rahat ve zarif ceket smoking jacket n.
rahat oturamayan kimse fidget n.
rahat kımıldanacak yer leeway n.
rahat mevki bed of roses n.
yerinde rahat oturamama fidget n.
rahat koltuk easy chair n.
rahat comfort n.
rahat bir nefes alma sigh of relief n.
rahat koltuklu vagon parlor car n.
işyerine uygun rahat giyim smart casual n.
rahat giyim casual wear n.
iş yerinde rahat giyim business casual n.
şık rahat giyim smart casual n.
işyerine uygun rahat giyim business casual n.
çok güzel ve rahat bir yer shangri-la n.
rahat koltuk lounge-chair n.
rahat koltuklu lüks vagon pullman n.
rahat welfare n.
rahat ve sıkıntısız hayat an easy and pleasant life n.
en rahat gidilen yol royal road n.
rahat yaşam tarzı laid-back lifestyle n.
rahat kanepeler comfy couches n.
rahat bir yer a comfortable place n.
rahat tavırlar easy manner n.
rahat zafer blowout n.
rahat zafer easy victory n.
rahat composure n.
rahat zafer blow-out n.
rahat sınıf leisure class n.
yiddişçede çekici ve rahat kadın tchotchkeleh n.
rahat vermeme teasing n.
gündelik rahat giysiler casuals n.
rahat ve spor kıyafetler giyen, işçi sınıfından genç kimse charver n.
(yahudi almancasında) çekici ve rahat kadın tshatshke n.
(yahudi almancasında) çekici ve rahat kadın tsatske n.
(yahudi almancasında) çekici ve rahat kadın chachka n.
(yahudi almancasında) çekici ve rahat kadın tchotchke n.
evde giymeye uygun gündelik, rahat kıyafetler loungewear n.
içi rahat olmama unease n.
rahat olmama unease n.
içi rahat olmama uneasiness n.
rahat vermeyen kimse besetter n.
rahat ve gündelik kullanım için tasarlanmış şey knockabout n.
rahat nefes alabilme breath n.
sırtı yatırılıp kaldırılabilen bir tür rahat koltuk morris-chair n.
rahat koşu lop [rare] n.
rahat hissetme comfiness n.
rahat ettiren kadın comfortress n.
içi rahat olma douth n.
kolay ve rahat konum featherbed n.
kolay, rahat ve iyi maaşlı iş feather-bed n.
kolay, rahat ve iyi maaşlı iş featherbed n.
kolay ve rahat konum feather-bed n.
rahat ve ince şilte pad n.
rahat ilerleme plane sailing n.
rahat ev kıyafeti playclothes n.
rahat ve sıcak sığınak cocoon n.
için rahat olması conviction n.
rahat durum rose n.
rahat tavır freedom n.
hafif bol pantolon üzerine ceket veya spor gömlekten oluşan rahat takım elbise slack suit n.
telefonu daha rahat tutmak için arkasına yapıştırılan aparat phone grip n.
rahat kazanılan başarı romp n.
rahat bırakılma space n.
kütüğün rahat kaydırılması için yolundaki ağaç ve budakları kesen işçi gutterman n.
içi rahat olmama suspiciency n.
rahat rahat yürümek amble v.
rahat vermemek harass v.
rahat uyumak sleep well v.
rahat bırakmamak bother v.
rahat bırakmak let alone v.
rahat bir şekilde oturmak settle down v.
rahat oturamamak fidget v.
rahat vermemek pester v.
rahat bırakmamak harass v.
içi rahat etmek feel at ease v.
rahat durmak behave oneself v.
rahat ettirmek ease v.
hiç rahat bırakmamak badger v.
birini (rahat bir yere) oturtmak settle someone down in v.
rahat vermemek beset v.
rahat durmamak (bir yerde) wriggle v.
rahat vermemek bother v.
rahat vermemek disturb v.
rahat vermemek mobbing v.
rahat bırakmamak prey on v.
rahat ettirmek comfort v.
rahat bırakmak leave alone v.
rahat koşmak lope v.
rahat yüzü görmemek have no peace v.
kendini rahat hissetmek feel at home v.
rahat bırakmamak pester v.
uzun ve rahat adımlarla koşmak lope v.
rahat bırakmamak prey on someone's mind v.
rahat bırakmamak persecute v.
rahat vermemek beleaguer v.
rahat ettirmek make comfortable v.
rahat ettirmek snug v.
rahat etmek make oneself comfortable v.
içi rahat etmek be relieved v.
rahat etmek be at ease v.
rahat durmamak wiggle v.
rahat uyumak sleep soundly v.
rahat vermemek persecute v.
rahat etmek rest v.
rahat bırakmamak badger v.
rahat vermek reprieve v.
rahat vermemek badger v.
rahat bırakmamak tease v.
rahat olmak feel free v.
rahat yüzü görmemek not to have a moment of peace v.
rahat yüzü görmemek fail to reach a state of comfort and harmony v.
rahat yüzü görmemek be constantly plagued by troubles v.
rahat hissetmek feel at ease v.
rahat hissetmek feel relaxed v.
rahat hissetmek feel comfortable v.
içi rahat olmak feel at ease v.
içi rahat olmak feel relaxed v.
içi rahat olmak feel comfortable v.
daha rahat konuşmak open out v.
rahat konuşmak open up v.
rahat bir nefes almak heave a sigh of relief v.
rahat hissetmek feel comforted v.
rahat bırakmamak beset v.
rahat bırakmamak (bir isteğin üstüne düşerek) dog v.
rahat bir nefes almak breathe a sigh of relief v.
başını yastığa rahat koymak sleep with peace of mind v.
vicdanen rahat olmak sleep with a clear conscience v.
vicdanı rahat etmemek feel guilty v.
vicdanı rahat etmemek have a guilty conscience v.
başını yastığa rahat koymak sleep with a clear conscience v.
vicdanen rahat olmak sleep with peace of mind v.
ile rahat olmak be comfortable with v.
üzerine rahat bir şeyler giymek put on something more comfortable v.