Afloat - Türkçe İngilizce Sözlük

Afloat

"Afloat" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
afloat s. su üstünde
Genel
afloat s. suda
afloat s. su içinde
afloat s. gemide
afloat s. yüzen
afloat s. yüzmekte olan
afloat s. su dolmuş
afloat s. yaygın
afloat s. dolaşan
afloat s. ortalıkta dolanan
afloat s. su basmış
afloat s. akıntı ile sürüklenen
afloat s. başıboş
afloat s. işler durumda
afloat s. ayakta
afloat s. yüzüyor
afloat zf. yüzerek
afloat zf. su üzerinde
afloat zf. havada
afloat zf. yüzmekte
afloat zf. denizde
afloat zf. yüzer durumda
afloat zf. yüzer halde
afloat zf. su basmış
afloat zf. batmadan
Ticaret/Ekonomi
afloat s. borçsuz
afloat s. borçlardan arınmış
afloat s. borcunu ödeyebilen
afloat s. ödeme gücü olan
afloat zf. yüzer halde
Teknik
afloat s. su basmış
afloat s. yüzen
afloat zf. yüzer durumda
Denizcilik
afloat s. denizde
afloat s. yüzer
afloat zf. gemide
afloat zf. yüzer halde

"Afloat" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be afloat f. zarar etmemek
set something afloat f. bir şeyi yüzdürmek
be afloat f. ayakta kalmak (mali açıdan)
set a boat afloat f. tekneyi yüzdürmek
be afloat f. su üstünde yüzmek
be afloat f. dolaşmak (söylenti)
keep afloat f. su üstünde kalmak
Konuşma
I'm willing to do whatever it takes to keep my business afloat expr. işimi ayakta tutacak ne varsa yapmaya hazırım
we barely stay afloat expr. zor ayakta duruyoruz
Ticaret/Ekonomi
sale of goods afloat i. yoldaki malların satışı
always afloat zf. daima yüzer halde
not always afloat expr. daima yüzer halde değil
Denizcilik
always afloat s. daima yüzer durumda
always safely afloat zf. daimi emniyette yüzer halde
always safely afloat zf. daima emniyetle yüzer halde
always safely afloat expr. her zaman yüzer durumda
Askeri
afloat support i. yüzer destek
afloat logistic support i. yüzer lojistik destek
senior officer present afloat i. denizde en kıdemli subay
afloat pre-positioning operations i. önden konuşlanmalı yüzer harekat
afloat pre-positioning force i. önden konuşlanmış yüzer birlik
afloat pre-positioning ships i. önden konuşlanmış yüzer gemiler
tactical air officer (afloat) i. taktik hava subayı (denizde)