Argument - Türkçe İngilizce Sözlük

Argument

"Argument" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
argument i. argüman
argument i. tartışma
argument i. sav
Genel
argument i. görüş
argument i. konu
argument i. savunma
argument i. münakaşa
argument i. ağız dalaşı
argument i. delil
argument i. tez
argument i. iddia
argument i. polemik
argument i. yargılama
argument i. atışma
argument i. çekişme
argument i. hüccet
argument i. kavga
argument i. akıl yürütme
argument i. savunu
argument i. kanıt
argument i. neden
argument i. düşünce
argument i. çıkarım
argument i. tartışma
argument i. öne sürülen görüş
argument i. işlenen konu
argument i. tema
argument i. itiraz
Ticaret/Ekonomi
argument i. savunu
argument i. tezi savunma
Hukuk
argument i. savunma
Teknik
argument i. bağımsız değişken
Bilgisayar
argument s. değişken
Telekom
argument i. bağımsız değişken
Matematik
argument i. genlik
argument i. ispat
argument i. karmaşık sayıyı kutupsal koordinatlarda temsil eden noktaya karşılık gelen açı
Dilbilim
argument i. katılan
argument i. öznelik
Eski Kullanım
argument i. anlaşmazlık nedeni
argument i. gösterge

"Argument" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 97 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
method of argument i. akılyürütme yöntemi
trenchant argument i. kuvvetli sav
the broad sweep of his argument i. iddiasının kapsamlılığı
unsound argument i. çürük sav
literary argument i. edebi tartışma
counter argument i. karşı tartışma
a minore ad maius argument i. daha küçükten daha büyüğe doğru olan akıl yürütme biçimi
closing argument i. kapanış konuşması
logical argument i. mantıksal iddia
pro-argument and counter argument i. destekleyici ve karşı argüman
pro-argument and counter argument i. destekleyici ve eleştirel argüman
heated argument i. sinirli tartışma
heated argument i. öfkeli tartışma
heated argument i. hararetli tartışma
heated argument i. gergin tartışma
refute an argument f. bir savı çürütmek
enter into an argument with somebody f. polemiğe girmek
enter into an argument f. polemiğe girmek
(an argument) be refuted f. çürütülmek
give as good as one gets (in an argument) f. laf altında kalmamak
get into an argument with someone f. biriyle bir tartışmaya girmek
mount an argument f. argüman oluşturmak
make argument f. tartışma yapmak
beyond argument s. tartışılmaz
beyond argument s. tartışmasız
open to argument s. tartışmaya açık
İfadeler
for the sake of argument expr. farz edelim ki
for the sake of argument expr. varsayalım ki
for argument's sake expr. varsayalım ki
Konuşma Dili
no argument there expr. haklısın
Deyim
sledge-hammer argument i. balyoz gibi argüman
sledge-hammer argument i. yıkıp geçecek argüman
clinch an argument f. karşısındakini susturmak
clinch an argument f. güçlü kanıtlar sunmak
clinch an argument f. konuya açıklık getirmek
pick holes in an argument f. bir tartışmada karşıdakinin bütün yanlışlarını tek tek bulup söylemek
get into an argument with someone f. biriyle tartışmaya girmek
have an argument with someone f. birisiyle tartışmak
be arguing for the sake of argument f. laf olsun diye tartışmak
be arguing for the sake of argument f. sırf karşı çıkmış olmak için tartışmak
be arguing for the sake of argument f. sırf muhalefet olsun diye tartışmak
be spoiling for a fight, argument f. kargaya, tartışmaya susamak
be spoiling for a fight, argument f. kavga, tartışma aramak
be spoiling for a fight, argument f. kavga, tartışma istemek
be spoiling for a fight, argument f. kavga, tartışma çıkarmak istemek
get into an argument with (one) over (someone or something) f. (biriyle biri/bir şey hakkında) bir tartışmaya girmek
get into an argument about (someone or something) with (someone) f. (biriyle biri/bir şey hakkında) bir tartışmaya girmek
get into an argument with (someone) about (someone or something) f. (biriyle biri/bir şey hakkında) bir tartışmaya girmek
get into an argument f. bir tartışmaya girmek
get into an argument with (someone) f. (biriyle) bir tartışmaya girmek
get into an argument about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında bir tartışmaya girmek
get into an argument over (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında bir tartışmaya girmek
get into an argument over (someone or something) with (someone) f. (biriyle biri/bir şey hakkında) bir tartışmaya girmek
have an argument f. tartışmak
arguing for the sake of argument expr. sırf tartışma olsun diye tartışma
arguing for the sake of argument expr. sadece tartışmış olmak için tartışma
arguing for the sake of argument expr. sadece gıcıklık olsun diye tartışma
Konuşma
we had an argument expr. tartıştık
after the argument escalated expr. tartışma kızıştıktan sonra
Ticaret/Ekonomi
sweetener argument i. tatlandırıcı tartışması
infant industry argument i. yavru sanayiler savunusu
infant industry argument i. genç endüstri tezi
valid argument i. geçerli kanıt
Hukuk
oral argument i. sözlü yargılama
oral argument i. şifahi murafaa
request for oral argument i. murafaa talebi
specious argument i. aldatıcı argüman
re-argument i. tekrar tartışma (dava)
brief of argument i. dava özeti
submit argument f. layiha vermek
Bilgisayar
macro argument i. makro bağımsız değişkeni
Bilişim
dummy argument i. sözde işlenen konu
dummy argument i. doldurma işlenen
Telekom
dummy argument i. sözde işlenen
Mantık
logical argument i. mantıksal tartışma
ontological argument i. kavramın doğasından yola çıkarak onu somutlaştıran varlığı açıklayan argüman
Dilbilim
argument adding i. katılan ekleme
argument adding i. öge ekleme
argument suppression i. öge dışlama
argument adder i. öge katan
argument tracer i. öge izleyen
argument deletion i. öge dışlama
external argument i. dışsal katılan
lexical argument i. sözlüksel katılan
marked suppressive argument i. izlenen öge
suppressive argument marking i. gizil öge izleme
counter-argument i. karşıt-sav
argument structure i. arguman yapısı
argument deleting s. öge dışlayan
with single argument s. tek katılanlı
Felsefe
argument from design i. tanrı'nın varlığını ampirik olgularla kanıtladığı iddia edilen argüman
teleological argument i. tanrı'nın varlığını ampirik olgularla kanıtladığı iddia edilen argüman
third man argument i. iki ideayı ilişkilendirme girişiminin her daim yeni bir idea gerektirmesinin getirdiği bir mantıksal paradoks
transcendental argument i. belirli bir tür bilginin mümkün olduğu koşulları açığa kavuşturmak üzere tasarlanmış argüman
ontological argument i. ontolojik argüman
cosmological argument i. ilk nedenin varlığına ilişkin argüman
cosmological argument i. evrene ilişkin ampirik gerçeklerden yola çıkarak tanrı'nın varlığını kanıtlamayı amaçlayan argüman