Backwards - Türkçe İngilizce Sözlük

Backwards

"Backwards" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
backwards zf. arka tarafa
backwards zf. geriye
Genel
backwards zf. ters
backwards zf. geçmişe
backwards zf. geri geri
backwards zf. tersine
backwards zf. ters olarak
backwards zf. geri
backwards zf. ardın ardın
backwards zf. geriye (doğru)
backwards zf. geriye
backwards zf. arkaya
backwards zf. geçmişte
backwards zf. daha kötüye
backwards zf. başlangıç noktasına doğru
backwards zf. tersten
backwards zf. sondan başa doğru
Teknik
backwards zf. geriye
Tekstil
backwards zf. arkaya
backwards zf. arkaya doğru
backwards zf. geriye doğru

"Backwards" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
know something backwards f. ezbere bilmek
know something backwards f. su gibi bilmek
count backwards f. geriye doğru saymak
bend over backwards f. aşırı çaba sarfetmek
move backwards f. geri basmak
bend over backwards f. aşırı önlem almak
bend over backwards f. uğraşmak
mount a horse backwards f. ata ters binmek
turn backwards f. arkasına/arkasını çevirmek
count backwards f. geriye saymak
count backwards f. geri saymak
talk backwards f. tersten konuşmak
ass-backwards s. olması gerekenin tersi konumda
ass-backwards s. arkası önüne gelmiş
ass-backwards s. karman çorman bir şekilde
ass-backwards s. arka üstü konmuş
backwards and forwards zf. ileri geri
ass-backwards zf. karmakarışık bir şekilde
Öbek Fiiller
lean backwards f. geriye yaslanmak
lean backwards f. arkasına yaslanmak
walk backwards f. geri geri yürümek
İfadeler
backwards about coming forward s. dili tutuk
backwards about coming forward s. tutuk
backwards about coming forward s. düşüncelerini dile getirmede çekingen
backwards about coming forward s. aklındakileri söylemekte utangaç
backwards about coming forward s. düşüncelerini dillendirme konusunda ketum
backwards and forwards expr. oradan oraya
backwards and forwards expr. ileri geri
backwards and forwards expr. bir o yana bir bu yana
backwards and forwards expr. tamamen
backwards and forwards expr. baştan sona
Konuşma Dili
backwards and forwards expr. baştan sona kadar
Deyim
fall over backwards f. can atmak
fall over backwards f. sevinçten dört köşe olmak
bend over backwards f. elinden geleni yapmak
bend over backwards f. tüm yolları denemek
bend over backwards f. kıçını yırtmak
fall over backwards f. kıçını yırtmak
lean over backwards f. kıçını yırtmak
fall over backwards f. çok gönüllü olmak
fall over backwards f. çok hevesli olmak
bend over backwards f. çok gönüllü olmak
fall over backwards f. iyiliği için çalışmak
bend over backwards f. iyiliği için çalışmak
bend over backwards f. çok hevesli olmak
bend over backwards f. üzerine düşmek
fall over backwards f. üzerine düşmek
lean over backwards f. yardımcı olmak için elinden geleni yapmak
lean over backwards f. elinden geleni yapmak
bend over backwards f. yardımcı olmak için elinden geleni yapmak
fall over backwards f. çırpınmak
lean over backwards f. varını yoğunu ortaya koymak
bend over backwards f. çırpınmak
bend over backwards f. varını yoğunu ortaya koymak
fall over backwards f. elinden geleni yapmak
lean over backwards f. çırpınmak
fall over backwards f. varını yoğunu ortaya koymak
bend over backwards f. birisini memnun etmek için her yolu denemek
lean over backwards f. birisini memnun etmek için her yolu denemek
know something backwards and forwards f. çok iyi bilmek
know something forwards and backwards f. çok iyi bilmek
know something backwards and forwards f. bir şeyin içini dışını bilmek
know something forwards and backwards f. bir şeyin içini dışını bilmek
fall over backwards f. birisini memnun etmek için her yolu denemek
bend over backwards f. çok uğraşmak
know something backwards f. çok iyi bilmek
bend over backwards f. çok çaba sarf etmek
bend over backwards f. geriye/arkaya doğru eğilmek
bend over backwards f. köprü kurmak
bend over backwards f. var/olanca gücüyle uğraşmak
bend over backwards f. elinden gelen her şeyi yapmak
bend over backwards f. yırtınmak
bend over backwards f. saçını süpürge etmek
bend over backwards f. kendini paralamak
bend over backwards f. göbeği çatlamak
be backwards about coming forward f. geri durmak
be backwards about coming forward f. aklındakini söyleyememek
be backwards about coming forward f. tutuk davranmak
be backwards about coming forward f. utanıp sıkılmak
be backwards about coming forward f. çekingen davranmak
be backwards about coming forward f. utanmak
be backwards about coming forward f. düşüncesini söylemekten imtina etmek
be backwards about coming forward f. fikrini açık açık beyan edememek
be backwards about coming forward f. öne atılamamak
bend over backwards f. kendini paralamak
lean over backwards f. kendini paralamak
look as if (one) has been pulled through a hedge backwards f. dağılmış görünmek
look as if (one) has been pulled through a hedge backwards f. saçı başı dağınık görünmek
look as if (one) has been pulled through a hedge backwards f. düzensiz görünmek
look as if (one) has been pulled through a hedge backwards f. yakası paçası bir yana kaymış olmak
look like (one) has been pulled through a hedge backwards f. düzensiz görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards f. darmadağın/darmaduman görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards f. paçoz gibi görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards f. saçı başı birbirine girmiş görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards f. bakımsız görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards f. dağınık görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards f. derbeder görünmek
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için dört dönmek
lean over backwards to do something f. bir şey yapmak için elinden geleni yapmak
bend over backwards (to do something) (for someone) f. (biri için bir şey yapmak uğruna) dört dönmek
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için çırpınmak
lean over backwards to do something f. bir şey yapmak için kıçını yırtmak
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için kendini paralamak
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için birinin etrafında dört dönmek
lean over backwards to do something f. birini memnun etmek için her yolu denemek
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için göbeği çatlamak
lean over backwards to do something f. bir şey yapmak için kendini paralamak
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için kendini paralamak
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak zahmetine girmek
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için yırtınmak
bend over backwards (to do something) (for someone) f. (biri için bir şey yapmak uğruna) yırtınmak
bend over backwards (to do something) (for someone) f. (biri için bir şey yapmak) zahmetine girmek
bend over backwards to do something f. birini memnun etmek için her yolu denemek
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için elinden geleni yapmak
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için aşırı çaba sarf etmek
bend over backwards (to do something) (for someone) f. (biri için bir şey yapmak uğruna) uğraşmak
bend over backwards (to do something) (for someone) f. (biri için bir şey yapmak uğruna) göbeği çatlamak
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için uğraşmak
bend over backwards (to do something) (for someone) f. (biri için bir şey yapmak uğruna) aşırı çaba sarf etmek
lean over backwards to do something f. bir şey yapmak için çırpınmak
bend over backwards (to do something) (for someone) f. (biri için bir şey yapmak uğruna) kendini paralamak
bend over backwards to do something f. bir şey yapmak için kıçını yırtmak
lean over backwards to do something f. bir şey yapmak için birinin etrafında dört dönmek
fall over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) varını yoğunu ortaya koymak
bend over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) varını yoğunu ortaya koymak
fall over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) yırtınmak
fall over backwards f. yırtınmak
fall over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) çırpınmak
fall over backwards f. aşırı çabalamak
fall over backwards f. abartılı şekilde çaba göstermek
lean over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) kendini zahmete sokmak/paralamak
fall over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) çok uğraşmak/çabalamak
bend over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) çırpınmak
fall over backwards f. kendini yırtmak
fall over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) zahmete girmek
fall over backwards f. gereksiz derecede çaba göstermek
lean over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) çok uğraşmak/çabalamak
bend over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) yırtınmak
lean over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) varını yoğunu ortaya koymak
fall over backwards f. paralanmak
bend over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) çok uğraşmak/çabalamak
lean over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) yırtınmak
fall over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) kendini zahmete sokmak/paralamak
lean over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) çırpınmak
bend over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) kendini zahmete sokmak/paralamak
bend over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) zahmete girmek
fall over backwards f. kendini paralamak
lean over backwards (to do something) f. (bir şey yapmak için) zahmete girmek
know forwards and backwards f. avucunun içi gibi bilmek
know backwards and forwards f. sular seller gibi bilmek