Pool - Türkçe İngilizce Sözlük

Pool

"Pool" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 79 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pool i. havuz
Genel
pool i. petrol rezervi
pool i. ortaya konan para
pool i. pot
pool i. iskambilde ortaya konulan para
pool i. yüzme havuzu
pool i. ekip
pool i. çalışma grubu
pool i. su birikintisi
pool i. öneri
pool i. irkinti
pool i. fon
pool i. gölcük
pool i. amerikan bilardo
pool i. çıkar birliği
pool i. havuz
pool i. bahçe havuzu
pool i. sıvı birikintisi
pool i. bir sıvının oluşturduğu gölcük
pool i. şişme havuz
pool i. (bir bölgedeki) aktif insan gücü
pool i. hazırda tutulan personel grubu
pool i. bir şeyin tedarikini yöneten kurulum
pool i. araç filosu
pool i. (tek maçlı eleme sisteminde) milletler grubu
pool i. bahis
pool f. bir araya getirmek
pool f. toplamak
pool f. fon oluşturmak
pool f. toplanmak
pool f. para koymak
pool f. birleştirmek
pool f. birlik oluşturmak için para koymak
pool f. bir merkezde toplamak
pool f. kârı paylaşmak
pool N. ortak kaynak
Ticaret/Ekonomi
pool i. birlik
pool i. gemi şirketlerinin kurduğu ortak fon
pool i. havuz sistemi
pool i. iki veya daha fazla firmanın çıkar birleşmesi
pool i. kartel
pool i. müşterek vezne
pool i. ortak sermaye
pool i. ortak fon
pool i. rekabeti önlemek için fiyatları kontrol altında tutan tüccarlar birliği
pool i. tröst
pool f. havuzda toplamak
pool f. ortak fona koymak
pool f. kartel oluşturmak
pool f. tröst kurmak
Hukuk
pool i. mülkiyet havuzlanması
pool i. hakların havuzlanması
Medya
pool i. havuz kaynak kullanan gazeteci grubu
pool i. havuz medyası gazetecileri
Teknik
pool i. haznedeki su birikintisi
pool i. ara havuzda biriken su
pool i. su akışını kontrol eden kanalın kapaklarında biriken su
Ulaştırma
pool i. hatlar arasındaki karşılıklı ayarlama
Maden
pool f. (delik) açmak
pool f. (kömür) altını oymak
pool f. (kömür) altını kesmek
Medikal
pool i. bir maddenin bütünü
pool i. bütün haldeki madde
pool i. metabolik hücre ihtiyaçlarına yönelik madde havuzu
pool i. toplanma
pool i. (kan) bağışlanabilir vücut sıvısı
pool i. (kan) birçok bağışçıdan toplanarak havuzlanan vücut sıvısı
pool f. (kan) toplanmak
pool f. (kan) birikmek
pool f. (kan) biriktirmek
Biyokimya
pool i. gölet
Coğrafya
pool i. gelgit havuzu
Spor
pool i. yüzme havuzu
pool i. ingiliz bilardo masasında oynanan oyun
pool i. bilardo salonunda oynanan oyun
pool i. oyuncuların diğer takım oyuncuları ile sırayla karşılaştığı eskrim müsabakası
pool i. (poligon atışında) yarışmacıların her atış için para ödediği bir yarış şekli
İskambil
pool i. eski bir iskambil oyunu
Bahisçilik
pool f. para koymak

"Pool" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
swimming pool i. yüzme havuzu
Genel
clearing pool i. arıtma havuzu
pool agreement i. müşterek anlaşma
wading pool i. seyyar havuz
pool hall i. bilardo salonu
mercury pool cathode i. cıva banyolu katot
data pool i. bilgi haznesi
car pool i. araba parkı
pool on i. beş top ile oynanan bir çeşit bilardo
outdoor swimming pool i. açık havuz
candidate pool i. aday havuzu
indoor pool i. kapalı havuz
inflatable pool i. şişme havuz
indoor pool i. kapalı yüzme havuzu
outdoor pool i. açık yüzme havuzu
outdoor pool i. açık hava yüzme havuzu
olympic pool i. olimpik havuz
kiddy pool i. çocuklar için şişme plastik havuz
kiddie pool i. plastik şişme çocuk havuzu
kiddie pool i. çocuklar için şişme plastik havuz
kiddy pool i. çocuk havuzu
inflatable pool i. şişme plastik havuz
covered swimming pool i. kapalı yüzme havuzu
community pool i. halka açık yüzme havuzu
communal swimming pool i. halka açık yüzme havuzu
community swimming pool i. halka açık yüzme havuzu
public pool i. halka açık yüzme havuzu
public swimming pool i. halka açık yüzme havuzu
equipment pool i. makine parkı
open-air pool i. açık yüzme havuzu
open-air pool i. açık hava yüzme havuzu
open-air swimming pool i. açıkhava yüzme havuzu
salt-water pool i. tuzlu su havuzu
ornamental pool i. süs havuzu
swimming pool i. (halka açık) yüzme havuzu
fountain pool i. fıskiyeli havuz
decorative pool i. süs havuzu
swimming-pool water i. yüzme havuzu suyu
pool side i. havuz başı
pool table i. bilardo masası
infinity pool i. sonsuzluk havuzu
water pool i. su havuzu
pool tables i. bilardo masaları
swimming pool water i. yüzme havuzu suyu
pool-hall i. bilardo salonu
pool signs i. havuz levhaları
pool signage i. havuz levhaları
a play pool i. oyun havuzu
play pool i. oyun havuzu
reflecting pool i. yansıtma havuzu
reflection pool i. yansıtma havuzu
pool bar i. havuz bar
heated pool i. ısıtmalı havuz
the shallow end of the pool i. havuzun sığ kenarı
garden pool i. bahçe havuzu
lap pool i. sadece yüzme amaçlı kullanılan uzun ince havuz
lap pool i. tur havuzu
treatment pool i. arıtma havuzu
pool with waterslide i. su kaydıraklı havuz
pool with water slide i. su kaydıraklı havuz
ball pool i. top havuzu
pool attendant i. havuz görevlisi
pool party i. havuz partisi
semi-olympic pool i. yarı olimpik havuz
death pool i. kimin ne zaman öleceğine dair tahminlerde bulunulan bir oyun
dead pool i. kimin ne zaman öleceğine dair tahminlerde bulunulan bir oyun
pool cleaning i. havuz temizleme
pool house i. havuzlu ev
house with a pool i. havuzlu ev
pool home i. havuzlu ev
house with pool i. havuzlu ev
wave pool i. dalga havuzu
wave pool i. dalga havuzu
deep pool i. derin havuz
pool signage i. havuz işaretleri
pool signage i. havuz levhaları
rock pool i. kaya havuzu
paddling pool i. şişme oyun havuzu
plunge pool i. daldırma teknesindeki su
plunge pool i. küçük ve derin daldırma teknesi
sea pool i. tuzlu su havuzu
pool tools i. havuz araçları
money pool i. para havuzu
money pool i. bellirli bir amaç için toplanan ortak para
plunge into the pool f. havuza dalmak
plunge into the pool f. havuza girmek
plunge into the pool f. havuza atlamak
lie in a pool of blood f. kanlar içinde yerde yatmak
sip a drink by the in-ground pool f. havuza karşı içkisini yudumlamak
be found dead in one’s pool f. havuzunda ölü bulunmak
pee in the pool f. havuza işemek
play pool f. bilardo oynamak
jump into the pool f. havuza atlamak
having a swimming pool s. havuzlu
Öbek Fiiller
pool up f. su birikintisi oluşturmak
pool up f. kaynakları ortak bir havuza akıtmak
pool up f. havuz olmak
pool up f. bir araya getirmek
pool up f. bir havuzda bir araya getirmek
pool up f. birikip havuz yaratmak
pool up f. bir havuzda toplamak
pool up f. (sıvı) birikmek
pool up f. kaynakları bir havuzda birleştirmek
pool up f. bir havuzda biriktirmek
pool up f. ortak olarak biriktirmek
pool up f. ortak bir havuzda toplamak
pool up f. biriktirmek
pool up f. kaynakları bir araya getirmek
pool up f. birlikte biriktirmek
pool up f. ortak bir şekilde biriktirmek
Konuşma Dili
kiddy pool i. çocuk havuzu
pool-hopping i. izinsiz özel/halka açık havuzlara girme
pool-hopping i. gece izinsiz özel/halka açık havuzlara girme
pool-hopping i. gizlice birinin havuzuna/halka açık havuzlara girme
pool-hopping i. kapalıyken veya gece gizlice özel/halka açık havuzlara girme
clean the pool f. havuzu temizlemek
Deyim
dirty pool i. haksızca yürütülen şey
dirty pool i. adaletsizce yapılan şey
dirty pool i. kandırmaca
dirty pool i. adil olmayan davranış
dirty pool i. aldatmaca
dirty pool i. yanıltıcı davranış
dirty pool i. adaletsiz/haksız davranış
dirty pool i. sinsice yapılan şey
dirty pool i. gizliden gizliye yürütülen şey
dirty pool i. alçakça yapılan şey
start a pool on f. bahis açmak
scoop the pool f. her şeyi kazanmak
scoop the pool [uk/australia] f. tüm ödülleri/iyi ödüllerin çoğunu almak
scoop the pool f. parsayı toplamak
scoop the pool [uk/australia] f. ödülleri silip süpürmek
scoop the pool f. tam bir başarı elde etmek
Konuşma
yesterday I went to the pool expr. dün havuza gittim
we went to the pool yesterday expr. dün havuza gittik
yesterday we went to the pool expr. dün havuza gittik
I went to the pool yesterday expr. dün havuza gittim
she went to the pool yesterday expr. dün havuza gitmiş
yesterday they went to the pool expr. dün havuza gittiler
he went to the pool yesterday expr. dün havuza gitmiş
yesterday she went to the pool expr. dün havuza gitmiş
they went to the pool yesterday expr. dün havuza gitmişler
yesterday she went to the pool expr. dün havuza gitti
they went to the pool yesterday expr. dün havuza gittiler
yesterday they went to the pool expr. dün havuza gitmişler
yesterday he went to the pool expr. dün havuza gitti
she went to the pool yesterday expr. dün havuza gitti
he went to the pool yesterday expr. dün havuza gitti
yesterday he went to the pool expr. dün havuza gitmiş
let's go down to the pool and skip some stones expr. hadi havuza inip taş sektirelim
Ticaret/Ekonomi
cover pool i. teminat havuzu