abreast - Türkçe İngilizce Sözlük

abreast

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

abreast — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yan yana, aynı hizada, haberdar
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈbrɛst/ – BrE /əˈbrɛst/)
Terim Türü:
Zarf
Hem fiziksel olarak yan yana olmayı hem de gelişmelerden geri kalmamayı ifade eden zarftır. Orta İngilizcede “göğüs hizasında” anlamından mecazlaşarak “güncel kalma” anlamını kazanmıştır.
Eş Anlamlılar:
informed, up-to-date, alongside
Zıt Anlamlılar:
uninformed, behind, out of touch

"abreast" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
abreast i. haberdar
This is the only Parliament that is kept so well abreast of the day-to-day expenditure situation.
Bu Parlamento, günlük harcama durumundan bu kadar iyi haberdar olan tek Parlamentodur.

More Sentences
abreast zf. yan yana
The cycling lane isn't suitable for riding two abreast.
Bisiklet yolu iki kişinin yan yana gitmesine uygun değil.

More Sentences
abreast i. yenilikleri takip eden
abreast i. son gelişmeler ile ilgili bilgi sahibi
abreast zf. aynı hizada
abreast zf. beraber
abreast zf. bir hizada
abreast zf. başabaş
abreast zf. yanyana
abreast zf. aynı seviyede
Havacılık
abreast i. saf nizamı (kol uçuşunda)
Denizcilik
abreast f. bordalamak
abreast zf. borda doğrultusunda
abreast zf. apazlama
abreast zf. borda bordaya
abreast zf. borda yönünde
abreast zf. borda yönü

"abreast" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
five-abreast i. at arabasına bağlanan beşli çubuk
five-abreast i. yan yana araç çeken beş at
five-abreast i. beş atın yan yana araç çekmesini sağlayan düzenek
four-abreast i. yan yana hizalanmış dört at
four-abreast i. dört atın yan yana gitmesini sağlayan aparat
keep abreast of f. (son gelişmeler hakkında) bilgi sahibi olmak
keep abreast of f. haberdar etmek
keep abreast of f. (son gelişmelerden) haberdar olmak
keep abreast of f. ile atbaşı gitmek
keep abreast f. son gelişmelerden haberdar olmak
keep abreast of all the latest developments f. gelişmeleri takip etmek
get abreast f. aynı düzeye gelerek uyum sağlamak
get abreast f. borda bordaya gelmek
get abreast f. aynı düzeye gelmek
abreast of s. ayak uyduran
abreast of s. -e ayak uyduran
abreast of s. ayak uydurarak
abreast of s. gelişmelerden haberdar
abreast with zf. ayak uydurarak
Deyim
keep abreast of the times f. zamana ayak uydurmak
keep abreast of f. gelişmeleri takip etmek
keep abreast of f. gelişmeleri izlemek
keep abreast of f. çağını izlemek
keep abreast of f. güncel kalmak
keep abreast of f. (son gelişmelerden) haberdar olmak
stay abreast of (someone or something) f. ayak uydurmak
stay abreast of (someone or something) f. gelişmelerden haberdar olmak
stay abreast of (someone or something) f. gelişmelerden habersiz kalmamak
stay abreast of (someone or something) f. gündemi takip etmek
stay abreast of (someone or something) f. gelişmeleri yakından takip etmek
stay abreast of (someone or something) f. yetişmek/geri kalmamak
keep abreast of something f. bir şeyi yakından takip etmek
keep abreast of something f. son gelişmelerden haberdar olmak
keep abreast of something f. bir şey hakkında güncel kalmak
keep abreast of something f. bir şeyden haberdar olmak
keep abreast of something f. gelişmeleri izlemek
keep abreast of something f. gelişmeleri takip etmek
keep abreast of something f. son gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak
stay abreast of something f. bir şeyden haberdar olmak
abreast of someone or something s. biri/bir şey hakkında güncel kalan
abreast of someone or something s. biriyle/bir şeyle atbaşı giden
abreast of someone or something s. birine/bir şeye yetişen
abreast of someone or something s. birinden/bir şeyden haberdar
abreast of someone or something s. birini/bir şeyi yakından takip eden
abreast of someone or something s. birine/bir şeye ayak uyduran
abreast of someone or something s. birinden/bir şeyden geri kalmayan
abreast of someone or something s. birinin/bir şeyin hızını veya temposunu yakalayan
abreast of someone or something s. biri/bir şey hakkındaki gelişmeleri takip etden/izleyen
Denizcilik
line-abreast i. borda hattı
Tarım
abreast milk parlour i. paralel duraklı sağım odası