alongside - Türkçe İngilizce Sözlük

alongside

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

alongside — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yanında, yanı sıra, beraberinde
Okunuş (IPA):
(AmE /əˌlɔːŋˈsaɪd/ – BrE /əˌlɒŋˈsaɪd/)
Terim Türü:
Edat / Zarf
Mekânsal olarak yan yana olmayı veya mecazi olarak birlikte yürümeyi ifade eden edat/zarftır. Along + side bileşiğiyle modern İngilizcede standartlaşmıştır.
Eş Anlamlılar:
beside, next to, together with
Zıt Anlamlılar:
apart from, away from, separate from

"alongside" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
alongside zf. yan yana
Integration means living together, not only living alongside each other but living together and growing together.
Entegrasyon birlikte yaşamak, sadece yan yana yaşamak değil, birlikte yaşamak ve birlikte büyümek demektir.

More Sentences
alongside zf. yanına
He parked his car alongside ours.
Arabasını bizimkinin yanına park etti.

More Sentences
alongside zf. birlikte
We spent a month working alongside the volunteers.
Gönüllülerle birlikte çalışarak bir ay geçirdik.

More Sentences
alongside zf. ile yan yana
Her first production could stand alongside the best.
İlk prodüksiyonu en iyiler ile yan yana yer alabilir.

More Sentences
alongside ed. yanında
There cannot be an elected President of the European Council alongside the elected President of the Commission.
Seçilmiş Komisyon Başkanının yanında seçilmiş bir Avrupa Konseyi Başkanı olamaz.

More Sentences
alongside ed. ile yan yana
Her first production could stand alongside the best.
İlk prodüksiyonu en iyiler ile yan yana yer alabilir.

More Sentences
Denizcilik
alongside zf. yan yana
Integration means living together, not only living alongside each other but living together and growing together.
Entegrasyon birlikte yaşamak, sadece yan yana yaşamak değil, birlikte yaşamak ve birlikte büyümek demektir.

More Sentences
alongside ed. yanı sıra
Alongside this action plan for Africa, there is apparently a new plan by the FAO.
Afrika için hazırlanan bu eylem planının yanı sıra FAO'nun da yeni bir plan hazırladığı görülüyor.

More Sentences
Genel
alongside zf. yanaşık
alongside zf. gemi bordasına
alongside zf. yanısıra
alongside zf. beraberinde
alongside ed. gemi bordasında
Ticaret/Ekonomi
alongside i. borda bordaya
alongside i. supalan teslim
alongside zf. bordada
alongside zf. gemi yanında teslim
alongside zf. rıhtımda
Denizcilik
alongside zf. bordasına
alongside zf. bordasında
alongside zf. denizcilikte iskele veya başka bir teknenin yanında
alongside zf. gemi bordasına
alongside expr. gemi bordasında
Deniz Biyolojisi
alongside zf. aborda

"alongside" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 129 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
come alongside f. bordaya gelmek
come alongside f. aborda olmak
pull alongside f. yanaşmak
draw up alongside f. yanaşmak
go alongside f. aborda etmek
be buried alongside someone f. birinin yanı başına gömülmek
alongside of ed. -in yanında
Öbek Fiiller
lay something alongside (of something) f. (bir şeyi bir şeyin) yanına koymak
lie alongside of someone f. birinin yanına uzanmak/yatmak
pull (up) alongside of f. (bir şeyin) (yanına) yanaşmak
march alongside f. yan yana yürümek
line up alongside f. yanında sırada olmak
line up alongside f. yan yana sıra olmak
line up alongside f. yanında sıra yapmak
line up alongside f. yan yana sıra yapmak
line up alongside f. yanında sıraya koymak
line up alongside f. yan yana sıralamak
line up alongside f. yanında sıraya sokmak
line up alongside f. yan yana sıraya girmek
line up alongside f. yan yana sıraya koymak
line up alongside f. yanında sıraya girmek
line up alongside f. yan yana sıraya sokmak
line up alongside f. yan yana sıraya dizmek
line up alongside f. yan yana sıra oluşturmak
line up alongside f. yanında sırada durmak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıraya girmek
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıralamak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıra olmak
lie alongside (of someone or an animal) f. (birinin/bir hayvanın) yanında/yanına uzanmak
lie alongside (of someone or an animal) f. (birinin/bir hayvanın) yanında/yanına yatmak
draw (up) alongside f. birinin/bir şeyin yanına yaklaşmak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıra yapmak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanında sıraya koymak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanında sıra olmak
draw (up) alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına yetişmek
draw (up) alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına yaklaşmak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanında sırada durmak
draw (up) alongside f. birinin/bir şeyin yanına yetişmek
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıraya dizmek
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanında sıraya girmek
line up alongside someone or something f. biriyle/bir şeyle yan yana sıraya girmek/sokmak
lie alongside (of someone or an animal) f. (birinin/bir hayvanın) yanında/yanına yatmak
lie alongside (of someone or an animal) f. (birinin/bir hayvanın) yanında/yanına uzanmak
draw (up) alongside f. birinin/bir şeyin yanına yaklaşmak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıralamak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanında sıra olmak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıraya dizmek
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanında sırada durmak
line up alongside someone or something f. biriyle/bir şeyle yan yana sıraya girmek/sokmak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanında sıraya koymak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıra yapmak
draw (up) alongside f. birinin/bir şeyin yanına yetişmek
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanında sıraya girmek
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıraya girmek
draw (up) alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına yaklaşmak
line up alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına sıra olmak
draw (up) alongside someone or something f. birinin/bir şeyin yanına yetişmek
draw alongside f. yetişmek
draw alongside f. yaklaşmak
draw alongside f. yanaşmak
lay alongside f. (gemi) demirlemek
lay alongside f. '-in yanına koymak
lay (someone or something) alongside (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) yanına uzatmak
lay (someone or something) alongside (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) yanına yatırmak
lay alongside f. in yanına yatırmak
lay (someone or something) alongside (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) yanına koymak
lay alongside f. (gemi) yanaşmak
lay alongside f. (gemi) demir atmak
lay alongside f. '-in yanına uzatmak
lie alongside (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanında uzanmak
lie alongside f. yanına uzanmak/yatmak
lie alongside (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına uzanmak/yatmak
lie alongside f. yanında uzanmak
pull up alongside (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına yanaşmak
pull up alongside (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına çekmek
pull alongside (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına çekmek
pull alongside (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına yanaşmak
İfadeler
alongside (of) someone or something expr. birine/bir şeye bakarak
alongside (of) someone or something expr. birine/bir şeye nazaran
alongside of expr. ile birlikte
alongside of expr. -e nazaran
alongside (of) someone or something expr. birine/bir şeye göre
alongside (of) someone or something expr. birinin/bir şeyin yanında
alongside of expr. ile karşılaştırarak
alongside of expr. ile yan yana
alongside of expr. ile beraber
alongside (of) someone or something expr. biriyle/bir şeyle karşılaştırıldığında
alongside of expr. -e kıyasla
alongside of expr. ile beraber
alongside of expr. -e nazaran
alongside (of) someone or something expr. biriyle/bir şeyle karşılaştırıldığında
alongside of expr. -e kıyasla
alongside of expr. ile birlikte
alongside (of) someone or something expr. birine/bir şeye bakarak
alongside (of) someone or something expr. birine/bir şeye göre
alongside of expr. ile karşılaştırarak
alongside of expr. ile yan yana
alongside (of) someone or something expr. birinin/bir şeyin yanında
alongside (of) someone or something expr. birine/bir şeye nazaran
Deyim
lay alongside something f. (gemi) demir atmak
lay alongside something f. (gemi) demirlemek
lay alongside something f. (gemi) yanaşmak
Ticaret/Ekonomi
free alongside ship i. fas
free alongside ship price i. gemi bordosunda teslim fiyatı
free alongside ship s. fas rıhtımda teslim
free alongside ship s. gemi bordasında teslim
free alongside ship s. gemi doğrultusunda teslim
fret alongside ship s. rıhtımda teslim
free alongside ship s. geminin yanında teslim
free alongside ship s. gemi yanında teslim
free alongside quay zf. gemi bordasında teslim
free alongside expr. bordada teslim
ffa (free from alongside) kısalt. bordada teslim
Hukuk
alongside date i. geminin yükleme için öngörülen tarihi
Sigortacılık
free alongside ship s. gemi bordasında teslim
alongside ship expr. gemi bordasında
Ulaştırma
das (delivered alongside ship) kısalt. rıhtımda teslim
Denizcilik
alongside vessel i. aborda
free alongside ship i. supalan
fas (free alongside ship) i. gemi bordasında teslim
fas (free alongside ship) i. bordada teslim
fas (free alongside ship) i. supalan
come alongside f. yanaşmak
come alongside f. bordaya gelmek
go alongside f. aborda olmak
free alongside ship s. gemi bordasında teslim
free alongside ship expr. bordada teslim
Tütün
free alongside ship s. gemi yanında teslim
Askeri
alongside replenishment i. iki gemi arasında gerçekleştirilen ikmal