affected - Türkçe İngilizce Sözlük

affected

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

affected — Definition

Anlamı ve Tanımı:
etkilenmiş, yapmacık, etkilenen
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈfektɪd/ – BrE /əˈfektɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir şeyden etkilenmiş olma durumunu veya davranışta yapay/rol keser bir üslubu niteleyen sıfattır. Latince afficere (“etki etmek”) kökünden gelen affect ailesi, zamanla “duygusal etki” ile “yapmacıklık” anlamını aynı çatı altında toplamıştır.
Eş Anlamlılar:
influenced, impacted, pretentious
Zıt Anlamlılar:
unaffected, natural, genuine

"affected" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
affected s. etkilenmiş
Tom was greatly affected by the death of his son.
Tom oğlunun ölümünden çok etkilendi.

More Sentences
Genel
affected s. yakalanmış (hastalık)
It used to be considered normal for every cow to be affected by it occasionally, thereby building up immunity.
Eskiden her ineğin ara sıra bu hastalığa yakalanması ve böylece bağışıklık kazanması normal kabul edilirdi.

More Sentences
affected s. etkilenmiş
Tom was greatly affected by the death of his son.
Tom oğlunun ölümünden çok etkilendi.

More Sentences
affected s. yapmacık
The lady gave an affected smile to the newcomers.
Hanımefendi yeni gelenlere yapmacık bir gülümsemeyle baktı.

More Sentences
affected s. etkilenen
Paget's disease and breast cancer are diagnosed by inspecting the affected cells.
Paget hastalığı ve meme kanseri, etkilenen hücrelerin incelenmesiyle teşhis edilir.

More Sentences
affected s. yapay
affected s. etki altında kalmış
affected s. sarsılmış
affected s. sahte
affected s. zarar görmüş (hastalıktan)
affected s. edalı
affected s. yapmacıklı
affected s. düşkün
affected s. suni
affected s. üzülmüş
affected s. eğilimli
affected s. numaracı
affected s. yapma
affected s. taklitçi
affected s. tesir altında kalan
affected s. etki altında kalan
affected s. (hastalığa) yakalanmış
affected s. (hastalğıa) tutulmuş
affected s. duygulanmış
affected s. uydurma
affected s. sevilen

"affected" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be affected f. etkilenmek
affected by s. tutkun
Genel
being affected i. duygulanma
dambreak affected zone i. baraj suyu etkileme bölgesi
affected regions i. etkilenmiş bölgeler
be affected f. duygulanmak
be affected by the evil eye f. göze gelmek
be affected by the evil eye f. nazara gelmek
be affected by the evil eye f. nazar değmek
be affected by the evil eye f. göz değmek
be affected by f. etkilenmek
be so affected by something that one can't think of anything else f. dünyayı gözü görmemek
be affected negatively f. olumsuz etkilenmek
be adversely affected f. olumsuz etkilenmek
not be affected f. etkilenmemek
be badly affected f. kötü etkilenmek
be so affected by something that one can't think of anything else f. gözü başka hiçbir şeyi göremeyecek kadar bir şeyden etkilenmek
affected by s. müteessir
ill-affected s. kötü huylu
ill-affected s. kötü niyetli
significantly affected s. önemli derecede etkilenmiş
ill-affected [obsolete] s. hasta
ill-affected [obsolete] s. rahatsız
Ticaret/Ekonomi
business affected with a public interest i. kamu yararına çalışan ticari girişim
be affected by the exchange rate f. döviz kurundan etkilenmek
Hukuk
affected by crime s. suçtan etkilenmiş
affected by crime s. suçtan zarar görmüş
Siyasal
refugee affected area i. mültecilerden etkilenmiş bölge
conflict-affected area i. çatışmalardan etkilenen bölge
Teknik
heat affected zone i. ısıdan etkilenmiş bölge
heat-affected zone i. ısıdan etkilenen bölge (kaynak terminolojisi)
affected employee i. cihazın yanında veya üzerinde çalışan kişi
affected employee i. bakıma alınması gereken bir makine üzerinde veya bu cihazın yanında çalışan görevli
thermomechanically affected zone i. termomekanik etkilenen bölge
thermomechanically affected zone i. termomekanik olarak etkilenmiş bölge
thermomechanically affected zone i. termomekanik olarak etkilenen bölge
heat affected zone (haz) i. ısı tesiri altındaki bölge (itab)
heat affected s. ısıdan etkilenmiş
Bilgisayar
delete all affected files expr. etkilenen tüm dosyaları sil
delete all affected files expr. tüm etkilenen dosyaları sil
Otomotiv
heat affected zone i. ısıdan etkilenmiş bölge
distraction-affected crashes i. dikkat dağınıklığına bağlı kazalar
Havacılık
heat affected noise i. kaynakta erimediği halde özelliği etkilenen bölge
heat affected noise i. ısıdan etkilenen ses
heat affected zone i. ısıdan etkilenen bölge
Kimya
be affected f. etkinmek
Dilbilim
affected role i. etkilenen özne
Çevre
potentially affected fraction i. potansiyel olarak etkilenen kısım
Eski Kullanım
ill-affected s. iyi düzenlenmemiş