affection - Türkçe İngilizce Sözlük

affection

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

affection — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sevgi, şefkat, bağlılık
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈfekʃn/ – BrE /əˈfekʃn/)
Terim Türü:
İsim: affection (uncountable)
Sıcak ve koruyucu sevgi duygusunu ifade eden kelimedir (biyolojide “affection” hastalık anlamı da tarihsel olarak görülür). Latince affectio (“duygu/hâl”) kökünden gelmektedir ve modern kullanımda sevgi-şefkat ekseninde yoğunlaşmıştır.
Eş Anlamlılar:
fondness, tenderness, love
Zıt Anlamlılar:
hatred, dislike, indifference

"affection" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
affection i. şefkat
She looked at her newborn with deep affection.
Yeni doğan bebeğine derin bir şefkatle baktı.

More Sentences
affection i. sevgi
Many dogs live for the praise and affection of their humans.
Birçok köpek, insanlarının övgüsü ve sevgisi için yaşar.

More Sentences
affection i. ilgi
He tried to gain her affection.
Onun ilgisini kazanmaya çalıştı.

More Sentences
affection i. duygu
Don't toy with her affections.
Onun duyguları ile oyun oynama.

More Sentences
affection i. tefani
affection i. etkileme
affection i. eğilim
affection i. muhabbet
affection i. duygusal yakınlık
affection i. düşkünlük
affection i. meyil
affection i. alaka
affection i. hastalık
affection i. yakınlık
affection i. his
affection i. rahatsızlık
affection i. etkilenme
affection i. mizaç
affection i. tabiat
affection i. temayül
affection i. varlığın tesadüfi oluşu
affection N. bağlılık
Ticaret/Ekonomi
affection i. ipotek etme
Teknik
affection i. etkime
affection i. etki etme
affection i. tesir etme
Medikal
affection i. afeksiyon
affection i. afet
affection i. duygulanım
affection i. hastalık hali
affection i. illet
affection i. marazi durum
Felsefe
affection i. duygulanım
Osmanlıca
affection i. teessür

"affection" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
demonstration of affection i. sevgi gösterisi
mutual affection i. karşılıklı etki
ties of affection i. gönül bağı
affection training i. şefkatle eğitme
affection training i. sevgiyle eğitme
self-affection i. öz-etkilenim
an inconstant affection i. hercai gönül
public display of affection i. sevginin aleniyete dökülmesi
natural affection i. yakınlar arasındaki doğal sevgi ve şefkat ilişkisi
affection and respect i. sevgi ve saygı
term of affection i. (tatlım/canım gibi) sevgi sözcüğü
term of affection i. sevgi sözcüğü
mother's affection i. anne şefkati
motherly affection i. anne şefkati
maternal affection i. anne şefkati
affection [obsolete] i. peşin hüküm
affection [obsolete] i. ön yargı
affection [obsolete] i. tarafgirlik
affection [obsolete] i. yanlılık
affection [obsolete] i. tarafgirlik
affection [obsolete] i. ön yargı
affection [obsolete] i. kayırma
affection [obsolete] i. taraf tutma
affection [obsolete] i. peşin yargı
sense of gratitude and affection i. minnettarlık ve şefkat duygusu
mutual affection i. karşılıklı sempati
win someone's affection f. bir kimsenin sevgisini kazanmak
lose one's affection completely (for) f. buz gibi soğumak
treat with tenderness and affection f. şefkat göstermek
show affection f. şefkat göstermek
without affection s. şefkatsiz
pda (public display of affection) kısalt. ulu orta öpüşüp koklaşma
pda (public display of affection) kısalt. başkalarının yanında sevgisini gösterme
Konuşma Dili
a sign of affection i. bir ilgi göstergesi
Ticaret/Ekonomi
affection value i. itibari değer
affection value i. nominal değer
affection value i. itibari kıymet
Hukuk
alienation of affection i. bir kimseyi eşinden soğutma
alienation of affection i. evli eşlerin arasını bozan üçüncü şahsa karşı açılan dava
Medikal
local affection i. belirli bir bölüm veya organla sınırlı olup sistemi doğrudan etkilemeyen hastalık
Patoloji
systematized affection i. sistemli hastalık
systematic affection i. sistemli hastalık
hydrocephaloid affection i. küçük çocuklarda akut hidrosefaliye benzeyen aşırı ishali izleyen semptom grubu
Modern Argo
affection erection i. duygusal yakınlaşmayla ereksiyon olma
affection erection i. birinin elini tuttuğunda, birine sarıldığında, biri sevdiğini söylediğinde ereksiyon olma