affinity - Türkçe İngilizce Sözlük

affinity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

affinity — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yakınlık, yatkınlık, benzeşim
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈfɪnəti/ – BrE /əˈfɪnəti/)
Terim Türü:
İsim: affinity (affinities)
Doğal çekim/uyum hissini veya bir şeye özel ilgi ve eğilimi ifade eden kelimedir (kimyada da “bağlanma eğilimi” anlamı vardır). Latince affinitas (“yakın akrabalık/bağ”) kökünden gelmektedir ve mecazi “uyum” alanına genişlemiştir.
Eş Anlamlılar:
rapport, inclination, kinship
Zıt Anlamlılar:
aversion, incompatibility, antipathy

"affinity" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
affinity i. yakınlık
It proves that they have little affinity with European small- and medium-sized enterprises, the backbone of our economy.
Ekonomimizin bel kemiği olan Avrupalı küçük ve orta ölçekli işletmelerle çok az yakınlıkları olduğunu kanıtlıyor.

More Sentences
affinity i. akrabalık
There is a close affinity between these plants.
Bu bitkiler arasında yakın bir akrabalık vardır.

More Sentences
Genel
affinity i. akrabalık
There is a close affinity between these plants.
Bu bitkiler arasında yakın bir akrabalık vardır.

More Sentences
affinity i. ilgi
She has a natural affinity with fine arts.
Güzel sanatlara karşı doğal bir ilgisi var.

More Sentences
Teknik
affinity i. ilgi
She has a natural affinity with fine arts.
Güzel sanatlara karşı doğal bir ilgisi var.

More Sentences
Mekanik
affinity i. afinite
Ginkgo is a highly important antioxidant shown to have a special affinity for scavenging the superoxide radicals.
Ginkgo, süperoksit radikallerini temizlemek için özel bir afiniteye sahip olduğu gösterilen oldukça önemli bir antioksidandır.

More Sentences
Tekstil
affinity i. afinite
Ginkgo is a highly important antioxidant shown to have a special affinity for scavenging the superoxide radicals.
Ginkgo, süperoksit radikallerini temizlemek için özel bir afiniteye sahip olduğu gösterilen oldukça önemli bir antioksidandır.

More Sentences
Kimya
affinity i. afinite
Ginkgo is a highly important antioxidant shown to have a special affinity for scavenging the superoxide radicals.
Ginkgo, süperoksit radikallerini temizlemek için özel bir afiniteye sahip olduğu gösterilen oldukça önemli bir antioksidandır.

More Sentences
Dilbilim
affinity i. yakınlık
It proves that they have little affinity with European small- and medium-sized enterprises, the backbone of our economy.
Ekonomimizin bel kemiği olan Avrupalı küçük ve orta ölçekli işletmelerle çok az yakınlıkları olduğunu kanıtlıyor.

More Sentences
Genel
affinity i. meyil
affinity i. benzeşme
affinity i. sempati
affinity i. alaka
affinity i. ilişki
affinity i. sevgi
affinity i. hısımlık
affinity i. benzer taraf
affinity i. çekicilik
affinity i. dünürlük
affinity i. cazibe
affinity i. benzerlik
affinity i. benzeşim
affinity i. çekim
affinity i. eğilim
affinity i. bağlılık
affinity i. tutkunluk
affinity i. muhabbet
affinity i. sevgili
affinity i. sevilen kişi veya şey
affinity i. bağ
Hukuk
affinity i. baba soyu
affinity i. evlilik bağından doğan akrabalık
affinity i. nesep
affinity i. soy
Teknik
affinity i. ilginlik
affinity i. yatkınlık
Bilişim
affinity i. benzeşirlik
affinity i. ilginlik
Tekstil
affinity i. boya alabilirlik
İstatistik
affinity i. benzeşim
Kimya
affinity i. yatkınlık
affinity i. ilginlik
affinity i. birleşme eğilimi
affinity i. çekim kuvveti
Biyoloji
affinity i. eğilim
Osmanlıca
affinity i. temessül

"affinity" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 90 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
space for water affinity i. deniz manzaralı güzel mekan
affinity card i. belirli bir grubun üye kimlik kartı
affinity card i. üye kartı
affinity to dyes i. boyanabilirlik
affinity group i. ortak bir amaç veya çıkarla bağlanan bir grup insan
affinity group i. üye grubu
mutual affinity i. karşılıklı ilişki
affinity order i. yakınlık sırası
the affinity order of i. molekül vb gibi şeylerin yakınlık sırası
degree of affinity i. akrabalık derecesi
relationship by affinity i. akrabalık bağı
relationship by affinity i. hısımlık bağı
cultural affinity i. kültürel yakınlık
feel an affinity for f. birini çok çekici bulmak
Öbek Fiiller
affinity for f. -e meyil
affinity for f. -e yakınlık
affinity for f. -e çekim
affinity for f. -e ilgi
affinity for f. -e sempati
affinity for f. -e yakınlık
affinity for f. -e meyil
affinity for f. -e ilgi
affinity for f. -e çekim
affinity for f. -e sempati
Deyim
affinity for (someone or something) i. (birine beslenen) sempati
affinity for (someone or something) i. muhabbet besleme
affinity for (someone or something) i. tutku
affinity for (someone or something) i. çekici bulma
affinity for (someone or something) i. çok hoşlanma, duyulan ilgi
feel an affinity towards f. yakınlık duymak
Ticaret/Ekonomi
affinity diagram i. ilgi cetveli
affinity diagram i. bağıntı şeması
affinity index i. bir hedef kitlenin, analiz konusu programdaki izleyici yoğunluğunun, tüm kişiler içinde var olma yoğunluğuna oranı
affinity card i. kredi kartı
Hukuk
affinity relationship by marriage i. sıhri hısımlık
affinity relationship by marriage i. dünür hısımlığı
affinity by marriage i. kayın hısımlığı
affinity by marriage i. sıhri hısımlık
Teknik
unit affinity i. ortak birim kullanımı
interrupt affinity i. kesme benzeşmesi
elective affinity i. birleşme eğilimi (kimyasal)
unit affinity i. birim ortaklığı
chemical affinity i. kimyasal afinite
chemical affinity i. kimyasal afmite
chemical affinity i. kimyasal ilgi
photo-affinity i. ışığa duyarlılık
electron affinity i. elektron yatkınlığı
electron affinity i. elektron çekerliği
electrochemical affinity i. elektrikli kimyasal yatkınlık
hole-affinity parameter i. delik-çekkinliği çarpanı
Bilgisayar
processor affinity i. işlemci benzeşmesi
affinity user i. adına çalışılan kullanıcı
unit affinity i. birim ortaklığı
unit affinity i. ortak birim kullanımı
set affinity expr. benzeşmeyi ayarla
limit affinity expr. benzeşimi sınırla
Bilişim
affinity diagramming i. ilginlik çizeneği
affinity analysis i. ilginlik analizi
Tekstil
affinity dyes i. boyanabilirlik
dye affinity i. boyanabilirlik
affinity to dyes i. boyanabilirlik
affinity to dyes i. boya alma yeteneği
fiber affinity i. life karşı ilgi
fiber affinity i. lif afinitesi
dye affinity i. boyanabilme
affinity dyes i. boya alma yeteneği
Boyacılık
dye affinity i. boyanabilirlik
dye affinity i. boyanabilme
Havacılık
affinity charter i. üye charter'ı
affinity charter i. herhangi bir amaçla bir araya gelmiş bir grubun uçak kiralaması
Medikal
high affinity i. yüksek duyarlılık
binding affinity i. bağlama afinitesi
protein binding affinity i. protein bağlama afinitesi
extracorporeal affinity therapy i. ekstrakorporal afinite tedavisi
Gıda
immuno-affinity column clean-up i. immunoaffinite kolon temizleme
Fizik
electron affinity i. elektron afinitesi
Kimya
reaction affinity i. tepkime ilgisi
electron affinity i. elektron ilgisi
proton affinity i. proton ilgisi
affinity chromatography i. ilgi yayınçözümü
chemical affinity i. kimyasal yatkınlık
chemical affinity i. kimyasal ilginlik
affinity chromatography i. afinite kromatografisi
affinity separation i. afinite ayrılması
immobilized metal affinity chromatography i. immobilize metal afinite kromatografisi
electron affinity i. elektron ilgisi
Biyoloji
affinity chromatography i. afinite kromatografisi
protein affinity i. protein afinitesi
Deniz Biyolojisi
affinity labeling i. ilgi imlemesi
affinity labeling i. ilginlik imlemesi