sempati - Türkçe İngilizce Sözlük

sempati

"sempati" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sempati sympathy i.
I have some sympathy for that.
Buna biraz sempatim var.

More Sentences
Genel
sempati sympathy i.
I have some sympathy for that.
Buna biraz sempatim var.

More Sentences
Psikoloji
sempati sympathy i.
I have some sympathy for that.
Buna biraz sempatim var.

More Sentences
Genel
sempati favor i.
sempati liking i.
sempati affinity i.
sempati attraction i.
sempati complaisance i.
sempati favour i.
sempati fellow-feeling i.
sempati shine i.

"sempati" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 68 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sempati grevi sympathetic strike i.
sempati duyan kimse sympathizer i.
herkese sempati duyan a bleeding heart i.
sempati duyan kimse sympathiser i.
sempati duymama unsympathy i.
alaycı sempati mock sympathy i.
sahte sempati mock sympathy i.
sempati toplamak için açı çekiyormuş gibi yapan kimse martyr i.
karşılıklı sempati mutual affection i.
derinden hissedilen sempati oneness i.
sempati yoksunluğu dispathy i.
sempati eksikliği dissympathy i.
sempati duymak like f.
sempati duymak take to f.
sempati duymak sympathize f.
sempati toplamak attract sympathy f.
sempati toplamak earn sympathy f.
sempati toplamak gain sympathy f.
sempati kazanmak gain sympathy f.
sempati kazanmak earn sympathy f.
sempati uyandırmak arouse sympathy f.
sempati duymak sympathise f.
sempati uyandırmak stir one’s sympathies f.
güçlü bir sempati duymak pull f.
sempati duymak hold f.
sempati yaratmaya çalışmak infect f.
sempati beslemek feel f.
sempati duymak feel for f.
sempati duymak commiserate f.
sempati uyandıran charismatic s.
sempati duyan sympathizer s.
sempati gösteren sympathy s.
Öbek Fiiller
sempati duymamak not hold with f.
(birine) sempati duymak go out to (someone) f.
-e sempati affinity for f.
-e sempati affinity for f.
İfadeler
(birine/bir şeye) güçlü bir sempati duymak yearn over (someone or something) f.
-e güçlü bir sempati duymak yearn over f.
birine/bir şeye karşı sempati beslemeyen out of sympathy with somebody/something expr.
Deyim
herkese sempati duyan a bleeding heart i.
(birine beslenen) sempati affinity for (someone or something) i.
sempati duymak take a fancy to f.
sempati duymak someone's heart goes out to f.
(başı dertte olan) birisi için sempati duymak have one's heart go out to someone f.
(birine/bir şeye) sempati duymak/duymaya başlamak take a liking to (someone or something) f.
(birine/bir şeye) sempati duymak take a fancy to (someone or something) f.
Ticaret/Ekonomi
sempati grevi sympathy strike i.
sempati grevi sympathetic strike i.
Siyasal
sempati toplama ziyareti charm offense i.
sempati atağı charm offense i.
sempati atağı charm offensive i.
sempati toplama ziyareti charm offensive i.
parlamentoda merkezci olup siyasi sorunlarda sağ görüşe sempati duyan üyeler right center i.
marksizme sempati duyan marxisant s.
Medya
ilgi veya sempati uyandırma amacıyla kişileri duygusal yönden ele alan habercilik human-interest i.
ilgi veya sempati uyandırma amacıyla kişileri duygusal yönden ele alan habercilik human interest i.
anlatılan kişi ve sorunlara sempati beslenmesi için tasarlanmış (haber) human-interest s.
Anatomi
sempati sinir sympathetic nerve i.
Psikoloji
sempati eksikliği dyspathy i.
sempati eksikliği ile karakterize olan dyspathetic s.
İstatistik
sempati etkisi sympathy effect i.
Kimya
sempati tozu sympathetic powder i.
Tarih
sempati tozu weapon salve i.
16. yüzyıl almanya'sında kalvinistlere duyulan gizli sempati crypto-calvinism i.
Sanat
insan problemlerini, uğraşlarını veya başarılarını ilgi veya sempati uyandıracak şekilde sergileyen human interest s.
insan problemlerini, uğraşlarını veya başarılarını ilgi veya sempati uyandıracak şekilde sergileyen human-interest s.
Eski Kullanım
sempati kaynaklı uyku somnopathy i.
Argo
alt-right cemaati içerisinde liberal değerlere sempati duyup solun vaatlerine kulak asan muhafazakar için kullanılan aşağılayıcı sözcük cuckservative [us] i.