sympathy - Türkçe İngilizce Sözlük

sympathy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sympathy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
empati, şefkat
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɪmpəθi/ – BrE /ˈsɪmpəθi/)
Terim Türü:
İsim: sympathy (uncountable)
Başkasının duygusal hâline yönelik içsel yakınlıktır. Antik Yunanca sympatheia kökü, duyguların birlikte titreşmesini kavramsallaştırır.
Eş Anlamlılar:
compassion, empathy
Zıt Anlamlılar:
apathy

"sympathy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sympathy i. sempati
I have some sympathy for that.
Buna biraz sempatim var.

More Sentences
Genel
sympathy i. acıma
Ada couldn't help having sympathy for those sisters.
Ada o kız kardeşlere acımaktan kendini alamadı.

More Sentences
sympathy i. halden anlama
They finally achieved mutual sympathy.
Nihayet birbirlerinin halinden anlamayı başardılar.

More Sentences
sympathy i. acısını paylaşma
Our sympathy is with the many families who are now missing their loved ones.
Sevdiklerini kaybetmiş olan birçok ailenin acısını paylaşıyoruz.

More Sentences
sympathy i. anlayış
I felt sympathy for him.
Ona anlayışla yaklaştım.

More Sentences
sympathy i. sempati
I have some sympathy for that.
Buna biraz sempatim var.

More Sentences
sympathy i. destek
The party leaders expressed their sympathy with the economic plan.
Parti liderleri, ekonomik plana desteklerini açıkladılar.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
sympathy i. anlayış
I felt sympathy for him.
Ona anlayışla yaklaştım.

More Sentences
Psikoloji
sympathy i. sempati
I have some sympathy for that.
Buna biraz sempatim var.

More Sentences
Genel
sympathy i. tesir
sympathy i. ilgi
sympathy i. şefkat
sympathy i. sevgi
sympathy i. iyi niyet
sympathy i. başkalarının duygularını paylaşma
sympathy i. duygudaşlık
sympathy i. uyum
sympathy i. harmoni
sympathy i. ahenk
sympathy i. uyuşma
sympathy i. yakınlık
sympathy i. empati
sympathy i. yakın ilişki
sympathy i. karşılıklı hassasiyet
sympathy i. karşılıklı yatkınlık
sympathy i. uyumluluk
sympathy i. ahenklilik
sympathy i. sadakatlilik
sympathy i. yakınlık hissi
sympathy i. bağlılık duygusu
sympathy i. titreşim enerjisini iletebilen cisimler arasındaki korelasyon
sympathy i. üzülme
sympathy i. destekleme
sympathy i. onaylama
sympathy i. doğru bulma
sympathy i. uygun görme
sympathy i. tasvip etme
sympathy s. sempati gösteren
sympathy s. yakınlık duyan
Ticaret/Ekonomi
sympathy i. başkalarının duygularını paylaşma
Psikoloji
sympathy i. duygudaşlık
Fizyoloji
sympathy i. organlar arası sempatik bağlantı ilişkisi
Felsefe
sympathy i. duygudaşlık

"sympathy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sympathy strike i. destek grevi
mock sympathy i. alaycı sempati
mock sympathy i. sahte sempati
sympathy card i. taziye kartı
have sympathy for f. halini anlamak
have sympathy for f. desteklemek (görüşü/fikri)
express one's sympathy for f. anlayıp paylaşmak (görüşü/fikri)
show sympathy f. halden anlamak
look for sympathy and understanding f. anlayış beklemek
expect sympathy f. anlayış beklemek
have sympathy for f. anlayıp paylaşmak (görüşü/fikri)
feel sympathy f. yakınlık duymak
gain sympathy f. sempati toplamak
earn sympathy f. sempati kazanmak
attract sympathy f. sempati toplamak
gain sympathy f. sempati kazanmak
earn sympathy f. sempati toplamak
express one's sympathy to f. acısını paylaştığını belirtmek
express one's sympathy to f. taziyede bulunmak
arouse sympathy f. sempati uyandırmak
İfadeler
out of sympathy with (someone or something) expr. (birine/bir şeye) bağlılığı nedeniyle
out of sympathy with somebody/something expr. birine/bir şeye karşı anlayışsız
out of sympathy with somebody/something expr. birine/bir şeye karşı sempati beslemeyen
out of sympathy with somebody/something expr. birinin/bir şeyin destekçisi değil
out of sympathy with somebody/something expr. birini/bir şeyi anlamış değil
out of sympathy with (someone or something) expr. (birine/bir şeye) karşı anlayışından dolayı
out of sympathy with somebody/something expr. biriyle/bir şeyle aynı fikirde değil
out of sympathy with somebody/something expr. birini/bir şeyi desteklemeye istekli/gönüllü değil
out of sympathy with (someone or something) expr. (birine/bir şeye) bağlılığından dolayı
out of sympathy with (someone or something) expr. (birine/bir şeye) karşı duyduğu sempatiden dolayı
out of sympathy with somebody/something expr. biriyle/bir şeyle uzlaşmış değil
in sympathy with something expr. bir şeyle beraber
in sympathy with something expr. bir şeye bağlı olarak
in sympathy with something expr. bir şeyle birlikte
Konuşma Dili
please accept my sympathy for your loss expr. başınız sağ olsun
please accept my sympathy for your loss expr. başınız sağolsun
please accept my sympathy for your loss expr. başın sağ olsun
please accept my sympathy for your loss expr. başın sağolsun
Deyim
tea and sympathy i. (bir bardak) çay ve (biraz) anlayış(ın halledemeyeceği birşey yoktur)
extend one's sympathy f. başsağlığı dilemek
play for sympathy f. acındırmak
have a sympathy for one’s plight f. birisinin haline üzülmek
extend one's sympathy to someone f. taziyelerini sunmak
come out in sympathy with f. grevdeki işçilerle dayanışmak için iş bırakma eylemi yapmak
extend sympathy f. taziyelerini sunmak
extend sympathy f. başsağlığı dilemek
Konuşma
one's deepest sympathy expr. derin taziyeler
one's deepest sympathy expr. derin taziyeleri
one's very sincere sympathy expr. derin taziyeleri
one's very sincere sympathy expr. derin taziyeler
Ticaret/Ekonomi
sympathy strike i. sempati grevi
Siyasal
exchange of sympathy i. karşılıklı anlayış
Bilgisayar
sympathy cards i. iyi niyet kartları
İstatistik
sympathy effect i. sempati etkisi