also - Türkçe İngilizce Sözlük

also

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

also — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ayrıca, aynı zamanda
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɔːlsoʊ/ – BrE /ˈɔːlsəʊ/)
Terim Türü:
Zarf
Ek bilgi veya ikinci bir unsuru bağlayan zarf/bağlayıcıdır. Eski İngilizce ealswā sözcüğünden gelişerek modern bağlayıcı işlev kazanmıştır

"also" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
also zf. ayrıca
It has also created obstacles to the smooth functioning of the internal market.
Ayrıca iç pazarın düzgün işleyişi önünde de engeller yaratmıştır.

More Sentences
Genel
also zf. aynı zamanda
This directive will also afford greater protection from discrimination against mothers and fathers at the workplace.
Bu direktif aynı zamanda işyerinde anne ve babalara karşı ayrımcılığa karşı daha fazla koruma sağlayacaktır.

More Sentences
also zf. da
Public health takes top priority but we must also support research innovation in Europe.
Halk sağlığı birinci önceliğe sahiptir ancak Avrupa'da araştırma inovasyonunu da desteklemeliyiz.

More Sentences
also zf. hem de
They have the right to live in peace, without any US general, but also without Saddam Hussein.
Hem ABD generali olmadan hem de Saddam Hüseyin olmadan barış içinde yaşamaya hakları var.

More Sentences
also zf. ayrıca
It has also created obstacles to the smooth functioning of the internal market.
Ayrıca iç pazarın düzgün işleyişi önünde de engeller yaratmıştır.

More Sentences
also zf. yine
The other prisons should be converted to a room system with cells for 2, 4 or 6 prisoners, also by the end of 2000.
Öteki cezaevleri ise, yine 2000 yılı sonuna kadar, 2, 4 veya 6 kişilik hücreler içeren oda sistemine dönüştürülecek.

More Sentences
also zf. bir de
The system is also accompanied by an age category.
Bu sisteme bir de yaş kategorisi eşlik ediyor.

More Sentences
also zf. de
Perhaps we could also address these aspects of flying in the foreseeable future and regulate them accordingly.
Belki de öngörülebilir gelecekte uçuşun bu yönlerini de ele alabilir ve buna göre düzenleyebiliriz.

More Sentences
also zf. aynı zamanda
This directive will also afford greater protection from discrimination against mothers and fathers at the workplace.
Bu direktif aynı zamanda işyerinde anne ve babalara karşı ayrımcılığa karşı daha fazla koruma sağlayacaktır.

More Sentences
also zf. de/da
My little brother also studies engineering.
Benim küçük kardeşim de mühendislik okuyor.

More Sentences
also zf. keza
also zf. dahi
also zf. üstelik
also zf. hem
also zf. diğer bir yandan
also zf. bu yüzden

"also" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 79 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
also ran i. yarışmayı kaybetmiş kimse
also ran i. başarısızlığa uğrayan politikacı
also ran i. ilk üçe giremeyen at
and also zf. hem de
and also zf. hem
and also zf. bir de
not only but also bağ. aynı zamanda da
but also bağ. bundan başka
not only but also bağ. keza
not only but also bağ. sadece ... değil, aynı zamanda...
also [obsolete] bağ. -mişçesine
also [obsolete] bağ. sanki
İfadeler
and there is also that expr. ve şu da var ki
we must also think more expr. şunu da düşünmeliyiz ki
we must also think more expr. şunu da gözönüne almalıyız ki
we must also think more expr. şunu da gözönüne atmalıyız ki
see also expr. ayrıca bkz
as is also understood from expr. -den de anlaşıldığı gibi
as is also understood from expr. -den de anlaşıldığı üzere
as is also understood from expr. -den de anlaşılacağı üzere
as is also understood from expr. -den de anlaşılacağı gibi
also known as expr. nam-ı diğer
also see expr. ayrıca bakınız
also known as expr. ayrıca şöyle bilinir
Atasözü
they also serve who (only) stand and wait geride kalıp bekleyenlere de ön saflarda olanlar kadar ihtiyaç vardır
they also serve who (only) stand and wait geride kalıp sabırla bekleyenlere de büyük iş/görev düşer
they also serve who (only) stand and wait bazen sabırlı olup beklemek de ön saflarda olmak kadar önemlidir
they also serve who (only) stand and wait sabırla bekleyenlerin işi de ön saflarda olanlar kadar zordur
they also serve who only stand and wait bazen sabırlı olup beklemek de bir iştir
they also serve who only stand and wait bazen aktif olmak istesen de durup beklemen gerekir
they also serve who only stand and wait durup beklemek de bir iştir
they also serve who only stand and wait bazen bir şey yapmak istesen de durup sabırla beklemen gerekir
Konuşma Dili
also ran expr. kaybeden kimse
also-ran expr. değersiz kimse
also-ran expr. başarısız kimse
also ran expr. başarısız kimse
also-ran expr. kaybeden kimse
also-ran expr. önemsiz kimse
also ran expr. yenilen kimse
also-ran expr. başarısız kimse
also-ran expr. kaybeden kimse
also ran expr. yenilen kimse
also-ran expr. önemsiz kimse
also ran expr. başarısız kimse
also ran expr. kaybeden kimse
also-ran expr. değersiz kimse
Deyim
also-ran i. yenilen kimse
also-ran i. başarısızlığa uğrayan politikacı
also-ran expr. ilk üçe giremeyen at
Konuşma
and there is also that expr. bir de şu var
it is also possible expr. o da mümkün
it is also possible expr. ayrıca mümkündür
it's nice to meet you also expr. ben de tanıştığımıza memnun oldum
we also know what reality is expr. gerçeğin ne olduğunu da biliyoruz
I would also like to point out that expr. şuna da dikkati çekmek isterim ki
I would also like to point out that expr. şuna da belirtmek isterim ki
I also love reading books expr. ayrıca kitap okumayı çok severim
I also love to read books expr. ayrıca kitap okumayı çok severim
Bilgisayar
you can also expr. ayrıca
also ban expr. yasakla
peer also expr. ayrıca eş
Dini
whatsoever a man soweth, that shall he also reap i. ne ekersen onu biçersin
whatsoever a man soweth, that shall he also reap expr. ektiğini biçersin
Spor
also ran i. yarışmayı kaybeden sporcu
Kısaltma
aka (also known as) expr. namıdiğer
Osmanlıca
also known as expr. nam-ı müstear
Argo
murk (also mirk) (rap slang) f. kaçmak
murk (also mirk) (rap slang) f. cinayet işlemek
murk (also mirk) (rap slang) f. uzamak
murk (also mirk) (rap slang) f. kaybolmak
murk (also mirk) (rap slang) f. topuklamak
murk (also mirk) (rap slang) f. öldürmek
murk (also mirk) f. pataklamak
murk (also mirk) f. öldürmek
murk (also mirk) f. haşat etmek
murk (also mirk) f. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
a.k.a (also known as) expr. bu isim altında da tanınan
Modern Argo
also what is it? exclam. o da ne ki?
also what is it? exclam. ayrıca bu ne?