dahi - Türkçe İngilizce Sözlük

dahi

"dahi" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
dahi wizard i.
He's a financial wizard.
O bir finansal dahi.

More Sentences
Genel
dahi genius i.
dahi wizard s.
He's a financial wizard.
O bir finansal dahi.

More Sentences
dahi even zf.
Why was it that MEDA I and II included not even one regional programme exclusively devoted to women?
MEDA I ve II'de neden sadece kadınlara yönelik tek bir bölgesel program dahi yer almamıştır?

More Sentences
Psikoloji
dahi prodigy i.
Did you know Stevie Wonder was a child prodigy?
Stevie Wonder'ın bir dahi çocuk olduğunu biliyor muydun?

More Sentences
Genel
dahi wiz i.
dahi genie i.
dahi bel-esprit i.
dahi superbrain i.
dahi supermind i.
dahi also zf.
dahi too zf.
dahi eke zf.
dahi as so zf.
dahi item zf.
dahi as zf.
dahi likewise zf.
dahi as well zf.
dahi een [dialect] zf.
Deyim
dahi mental giant i.
Chatleşme Dili
dahi g9 kısalt.
Eski Kullanım
dahi if so be bağ.
Argo
dahi clever clogs i.

"dahi" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 67 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
dahi çocuk child prodigy i.
politik dahi political genius i.
dahi çocuk wunderkind i.
insanın gerçeği sadece aklı temel alarak bilemeyeceğini ve gerçek ortaya çıksa dahi tümüyle anlayamayacağını ifade eden, tanrı tarafından tebliğ edilmiş dini öğreti mystery i.
açıkça yanlış oldukları ispatlansa dahi eski yöntemlerden şaşmayan kimse mumpsimus i.
(belge veya kanunda) bir kısmı hükümsüz kılınsa dahi ilgili kısmın geçerliliğini koruyacağını garanti eden madde savings clause i.
dahi insanlar beaux esprits i.
şahit olmasa dahi belirli yer ve zamanda belirme perspective i.
söz konusu dahi olmayan impossible s.
de (dahi anlamında) too zf.
dahi anlamında de as well zf.
de (dahi anlamında) so zf.
böyle dahi ever so zf.
de (dahi anlamında) withal zf.
bekleme durumunda dahi even at standby state zf.
de (dahi anlamında) even zf.
bu dahi ditto zf.
olmasa dahi even if not zf.
bir saniye dahi not even a second zf.
bir an dahi not even a moment zf.
olsa dahi even zf.
-den önce dahi even before ed.
-sa dahi (yapsa dahi gibi) even though bağ.
-sa dahi (yapsa dahi gibi) even if bağ.
-de dahi even when bağ.
-sa da (yapsa dahi gibi) even if bağ.
-sa da (yapsa dahi gibi) even though bağ.
ken dahi even as bağ.
-iken dahi even while bağ.
(olsa, yapsa) dahi if bağ.
İfadeler
en iyi şartlar altında dahi even under the best of circumstances zf.
olsa dahi even so expr.
olsa dahi even if expr.
bununla dahi even with this expr.
yalnızca/sadece … için dahi olsa even if only expr.
Atasözü
en iyi insan dahi hata yapabilir the best of men are but men at best
Konuşma Dili
üstüne para versen dahi olmaz not if you paid me expr.
olsa dahi that having been said expr.
Deyim
bir damla dahi içmemek not to touch a drop f.
kesinlik ya da başarı için hiç bir belirti dahi yokken inandığı görüş doğrultusunda hareket etmek dig my ditches f.
birinin dahi iyi hissetmesini sağlamak put someone right f.
bir nebze dahi önemsememek not care two pins (about something) f.
bir nebze dahi önemsememek not care two straws (about something) f.
bir nebze dahi önemsememek don't care a rap for f.
bir nebze dahi önemsememek not give a hang f.
bir nebze dahi önemsememek not care twopence f.
bir nebze dahi önemsememek not care two straws f.
bir nebze dahi önemsememek don't give a rap for f.
bir nebze dahi önemsememek not care a hang f.
bir nebze dahi önemsememek not care/give a damn (about/for somebody/something) f.
bir nebze dahi önemsememek not care a hang (about something) f.
(bir şeyi) bir nebze dahi önemsememek not give a hang (about something) f.
bunu dahi yapamadan to save someone's life zf.
(senden) bir çıt dahi another peep (out of you) expr.
Konuşma
görev dışında olsa dahi even off-duty i.
dahi olmaya gerek yok it doesn't take a genius expr.
bu olsa dahi even if that happens expr.
Hukuk
(belge veya kanunda) bir kısmı hükümsüz kılınsa dahi ilgili kısmın geçerliliğini koruyacağını garanti eden madde saving clause i.
yayın yasağı hususunda yasağın kendisinden bahsedilmesini dahi kısıtlayan talimat super-injunction i.
Siyasal
tek bir yumruk dahi olsa tüm saldırılar için cezai yaptırım uygulayan yasa one-punch law [australia] i.
işte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır even in such circumstances it is your duty to save the turkish independence and republic expr.
Psikoloji
otistik dahi autistic savant i.
aptal dahi idiot savant i.
dahi geri zekalı prodigious savant i.
Botanik
papatyagiller familyasına ait, kuruduktan sonra dahi şeklini koruyan bitkilere verilen ad everlasting i.
Tarih
istikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır in the future, too, there may be malevolent people at home and abroad who will wish to deprive you of this treasure expr.
Askeri
yönlendirme sistemi olmasa dahi kanatları sayesinde hedefine süzülen bomba türü glider bomb i.