| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | likewise zf. | aynı şekilde | ||
|
Likewise, education systems need to be changed and improved. Aynı şekilde, eğitim sistemlerinin değiştirilmesi ve iyileştirilmesi gerekmektedir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | likewise zf. | aynı biçimde | ||
| Yaygın Kullanım | likewise bağ. | keza | ||
| Genel | ||||
| Genel | likewise zf. | ayrıca | ||
|
Tom is tall and likewise strong. Tom, uzundur ve ayrıca güçlüdür. More Sentences |
||||
| Genel | likewise zf. | benzer şekilde | ||
|
Likewise, efavirenz may alter plasma concentrations of drugs metabolized by CYP3A or CYP2B6. Benzer şekilde efavirenz, CYP3A veya CYP2B6 tarafından metabolize edilen ilaçların plazma konsantrasyonlarını değiştirebilir. More Sentences |
||||
| Genel | likewise zf. | aynısı | ||
|
All I do is watch my personal trainer and do likewise. Tek yaptığım kişisel antrenörümü izlemek ve aynısını yapmak. More Sentences |
||||
| Genel | likewise zf. | hem | ||
| Genel | likewise zf. | keza | ||
| Genel | likewise zf. | ve de | ||
| Genel | likewise zf. | aynen | ||
| Genel | likewise zf. | dahi | ||
| Genel | likewise zf. | bilmukabele | ||
| Genel | likewise zf. | aynı veçhile | ||
| Genel | likewise zf. | zira | ||
| Genel | likewise zf. | benzer biçimde | ||
| Genel | likewise bağ. | hakeza | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | likewise expr. | aynı şekilde ben de | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | likewise i. | aynı şekilde bunun gibi | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | think likewise f. | öyle olduğunu düşünmek | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | likewise, I'm sure expr. | aynı şekilde, ben de | ||
| Konuşma Dili | likewise, I'm sure expr. | ben de tanıştığıma memnun oldum | ||
| Konuşma Dili | likewise, I'm sure expr. | bilmukabele | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | likewise to you expr. | bilmukabele | ||
| Osmanlıca | to you likewise expr. | bilmukabele | ||