Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
abranchious
on entry
strongarm method
as to ...
overdoor
esis
anovesical
Rufous Sibia
portable pack
high pay
Thaler
lids
stakeholders
Cheque perdu
wonesite
position finding
windthrown
Yips
information package
edge mill
ser aleatorio
Messraum
Flooring
complete discharge
escape device
as to ...
Geçmiş
Cümleler
"as to ..."
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
the average daily earning taken as basic to premium
i.
ortalama günlük kazanç
2
Genel
the average daily earning taken as basic to premium
i.
prime esas
3
Genel
sale of foodstuffs by a municipality so as to regulate the prices
i.
tanzim satışı
4
Genel
requirement as to form
i.
şekil şartı
5
Genel
a is to b as c is to d
i.
analojik ilişki kuran kalıp
6
Genel
a is to b as c is to d
i.
c ile d'nin ilişkisi, a ile b'nin ilişkisi gibi
7
Genel
refer to as
f.
olarak tanımak
8
Genel
be supplied to the consumer as fresh
f.
tüketiciye taze olarak sunulmak
9
Genel
serve as an offset to something
f.
bir şeyin güzelliğini belirtmek
10
Genel
mark so as not to forget
f.
mim koymak
11
Genel
refer to as
f.
olarak bilmek
12
Genel
be so kind as to
f.
lütfetmek
13
Genel
be at a loss as to whom to believe
f.
iki arada kalmak
14
Genel
lead to the same result as another
f.
aynı yola çıkmak
15
Genel
straighten up and do as one is supposed to do
f.
yola gelmek
16
Genel
make (someone) straighten up and do as he is supposed to do
f.
yola getirmek
17
Genel
enable to function as
f.
olarak işlemesini sağlamak
18
Genel
enable to perform as
f.
olarak işlemesini sağlamak
19
Genel
enable to operate as
f.
olarak işlemesini sağlamak
20
Genel
punish as a warning or deterrent to others
f.
ibreti alem için cezalandırmak
21
Genel
punish as a warning or deterrent to others
f.
ibret-i alem olsun diye cezalandırmak
22
Genel
punish as a warning or deterrent to others
f.
başkalarına ibret olsun diye cezalandırmak
23
Genel
make so bold as to do something
f.
(bir şeyi yapmaya) cesareti olmak
24
Genel
make so bold as to do something
f.
(bir şeyi yapmak için) cesaretini toplamak
25
Genel
be so bold as to do something
f.
(bir şeyi yapmak için) cesaretini toplamak
26
Genel
be so bold as to do something
f.
(bir şeyi yapmaya) cesareti olmak
27
Genel
be used to be known as
f.
eskiden -e olarak tanınmak/bilinmek
28
Genel
not as young as one used to be
f.
eskisi gibi genç olmamak
29
Genel
use as an alternative to
f.
alternatif olarak kullanmak
30
Genel
take it as one's duty to
f.
görev kabul etmek
31
Genel
as if to spite me
s.
aksi gibi
32
Genel
as a warn to others
zf.
örnek için
33
Genel
as a warn to others
zf.
ders almak için
34
Genel
to serve as basis
zf.
esas teşkil etmesi için
35
Genel
to serve as basis
zf.
esas teşkil etmek üzere
36
Genel
so as to
ed.
amacıyla
37
Genel
so as to
ed.
için
38
Genel
as opposed to
ed.
-e karşı olarak
39
Genel
as to
ed.
ise
40
Genel
as to
ed.
göre
41
Genel
as to
ed.
konusunda
42
Genel
as to
ed.
hakkında ise
43
Genel
as to
ed.
hakkında
44
Genel
as to
ed.
ile ilgili olarak
45
Genel
as to
ed.
-e dair
46
Genel
as opposed to
ed.
-in aksine olarak
47
Genel
as to
ed.
-e gelince
48
Genel
as regards to
ed.
-e gelince
49
Genel
so as to
ed.
-mek için
50
Genel
so as to
ed.
-ecek bir şekilde
51
Genel
so as to
ed.
-mek amacıyla
52
Genel
as to
ed.
istinaden
53
Genel
as to
ed.
ilişkin
54
Genel
as to
ed.
-e ilişkin olarak
55
Genel
as opposed to
ed.
-e karşılık
56
Genel
so as to
ed.
diye
57
Genel
so as to
ed.
üzere
Öbek Fiiller
58
Öbek Fiiller
point to as
f.
olarak işaret etmek
59
Öbek Fiiller
end up (as)( something ) to become something
f.
sonunda (bir şey) olmak/yapmak
60
Öbek Fiiller
come across as someone or something (to someone)
f.
gibi bir izlenim bırakmak
61
Öbek Fiiller
come across as someone or something (to someone)
f.
gibi gelmek
62
Öbek Fiiller
come across as someone or something (to someone)
f.
gibi görünmek
63
Öbek Fiiller
go to (something) as (someone or something)
f.
(bir partiye, gruba başka biri/bir şey) olarak giyinip gitmek
64
Öbek Fiiller
go to (something) as (someone or something)
f.
(bir partiye, gruba başka biri/bir şey) kostümüyle gitmek
65
Öbek Fiiller
go to (something) as (someone or something)
f.
(bir partiye, gruba başka birinin/bir şeyin) kılığında gitmek
66
Öbek Fiiller
come across as (something) to (one)
f.
(birine bir şey) gibi gelmek
67
Öbek Fiiller
come across as (something) to (one)
f.
(birinde bir şey) gibi bir etki bırakmak
68
Öbek Fiiller
come across as (something) to (one)
f.
(birinde bir şey) gibi bir izlenim bırakmak
69
Öbek Fiiller
come across as (something) to (one)
f.
(birine bir şey) gibi görünmek
70
Öbek Fiiller
point to (someone or something) as (something)
f.
(bir şey) olarak (birini/bir şeyi) göstermek/işaret etmek
71
Öbek Fiiller
refer to (someone or something) as (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi biri/bir şey) diye çağırmak
72
Öbek Fiiller
refer to (someone or something) as (someone or something)
f.
(birine/bir şeye biri/bir şey) diye seslenmek
73
Öbek Fiiller
refer to (someone or something) as (someone or something)
f.
(birine/bir şeye bir isimle) seslenmek
74
Öbek Fiiller
refer to (someone or something) as (someone or something)
f.
(birine/bir şeye biri/bir şey) demek
İfadeler
75
İfadeler
the governments on whose behalf the present agreement is signed, hereinafter referred to as the "Participating States"
i.
adlarına bu sözleşmenin imzalandığı hükümetler bundan sonra "katılımcı devletler" olarak anılacaktır
76
İfadeler
as per/pursuant to the contract/agreement
i.
anlaşma gereği
77
İfadeler
be as much as somebody can/could do (not) to do something
f.
elinden geldiğince dayanmak
78
İfadeler
be as much as (one) could do (not) (to do something)
f.
kendini zor tutmak
79
İfadeler
be as much as somebody can/could do (not) to do something
f.
elinden geleni yapmak
80
İfadeler
be as much as (one) could do (not) (to do something)
f.
elinden geldiğince kendini tutmak/dayanmak
81
İfadeler
be as much as somebody can/could do (not) to do something
f.
bir şeyi zar zor/güç bela yapmak
82
İfadeler
as nothing (compared) to
zf.
diğerlerine/başkalarına/öncekilere göre/kıyasla hiçbir şey değil
83
İfadeler
as nothing (compared) to (someone or something)
zf.
diğerlerine/başkalarına/öncekilere göre/kıyasla hiçbir şey değil
84
İfadeler
as nothing (compared) to
zf.
diğerlerinin/başkalarının/öncekilerin yanından bunlar tırı vırı
85
İfadeler
as nothing (compared) to (someone or something)
zf.
diğerlerinin/başkalarının/öncekilerin yanından bunlar tırı vırı
86
İfadeler
as nothing (compared) to (someone or something)
zf.
diğerleriyle/başkalarıyla/öncekilerle karşılaştırıldığında/kıyaslandığında bunlar önemsiz
87
İfadeler
as nothing (compared) to
zf.
diğerleriyle/başkalarıyla/öncekilerle karşılaştırıldığında/kıyaslandığında bunlar önemsiz
88
İfadeler
as compared to
expr.
nazaran
89
İfadeler
as compared to
expr.
mukayese olarak
90
İfadeler
as compared to
expr.
ile karşılaştırılırsa
91
İfadeler
as to me
expr.
bana gelince
92
İfadeler
referred to as
expr.
olarak anılacaktır
93
İfadeler
as to submit
expr.
ibraz edilmek üzere
94
İfadeler
referred to herein as
expr.
burada .... olarak anılacaktır
95
İfadeler
referred to herein as
expr.
bundan böyle ... olarak anılacaktır
96
İfadeler
as to the manner born
expr.
sanki biçilmiş kaftan
97
İfadeler
as to the manner born
expr.
tam da bu işin adamıymış
98
İfadeler
as if to the manner born
expr.
tam da bu işin adamıymış
99
İfadeler
as if to the manner born
expr.
sanki bu iş için yaratılmış
100
İfadeler
as to the manner born
expr.
sanki doğuştan yetenekli
101
İfadeler
as to the manner born
expr.
sanki bu iş için yaratılmış
102
İfadeler
as if to the manner born
expr.
sanki doğuştan yetenekli
103
İfadeler
as if to the manner born
expr.
sanki biçilmiş kaftan
104
İfadeler
as it used to be
expr.
önceden de olduğu gibi
105
İfadeler
as it used to be
expr.
eskiden de olduğu gibi
106
İfadeler
as opposed to popular belief
expr.
inanılanın aksine
107
İfadeler
as opposed to popular belief
expr.
sanılanın aksine
108
İfadeler
as to whether
expr.
olup olmadığına gelince
109
İfadeler
as to whether
expr.
olup olmadığı konusunda
110
İfadeler
as to whether
expr.
olup olmadığı ile ilgili
111
İfadeler
referred to as
expr.
diye anılacaktır
112
İfadeler
hereinafter referred to as
expr.
bundan böyle olarak anılacaktır
113
İfadeler
hereinafter referred to as
expr.
bundan böyle ... olarak anılacaktır
114
İfadeler
hereinafter referred to as fats
expr.
bundan sonra yağlar olarak adlandırılacak
115
İfadeler
referred to as
expr.
aşağıda...olarak anılacaktır
116
İfadeler
as is known to all
expr.
herkesçe bilindiği üzere
117
İfadeler
as is known to all
expr.
herkesçe bilindiği gibi
118
İfadeler
as to
expr.
gelince
119
İfadeler
as a warn to others
expr.
diğerlerine uyarı olarak
120
İfadeler
just so as to
expr.
sırf ... olsun diye
121
İfadeler
as regard to
expr.
... ile ilgili olarak
122
İfadeler
much as i would like to
expr.
istememe rağmen
123
İfadeler
as per/pursuant to the contract/agreement
expr.
sözleşme gereği
124
İfadeler
may hereafter be referred to individually as a party and collectively as the parties
expr.
ayrı ayrı taraf birlikte taraflar olarak anılacaklardır
125
İfadeler
as relevant to
expr.
-ile ilgili olarak
126
İfadeler
as if to say
expr.
dercesine
127
İfadeler
as if to say
expr.
söylermiş gibi
128
İfadeler
in such a way as to
expr.
.....ecek şekilde
129
İfadeler
as a tribute to
expr.
ithafen
130
İfadeler
as-is and to-be
expr.
mevcut durum ve olması gereken durum
131
İfadeler
as to be
expr.
benzeri
132
İfadeler
as to be
expr.
neredeyse aynısı
133
İfadeler
as to be
expr.
yaratacak gibi
134
İfadeler
as to be
expr.
olacak gibi
135
İfadeler
as to something
expr.
bir şeye gelince
136
İfadeler
as to something
expr.
bir şeye ilişkin
137
İfadeler
as to something
expr.
bir şey konusunda
138
İfadeler
as to something
expr.
bir şeye ilişkin olarak
139
İfadeler
as to something
expr.
bir şeyle ilgili olarak
140
İfadeler
as to something
expr.
bir şey hakkında ise
Atasözü
141
Atasözü
a nod is as good as a wink to a blind horse
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
142
Atasözü
a nod is as good as a wink to a blind horse
arif olan anlar
143
Atasözü
a nod is as good as a wink to a blind horse
arife tarif gerekmez
144
Atasözü
a nod is as good as a wink to a blind man
tereciye tere satma
145
Atasözü
a nod is as good as a wink to a blind man
sen giderken ben dönüyordum
146
Atasözü
a nod is as good as a wink to a blind man
senin bilmişliğin kadar benim unutmuşluğum var
147
Atasözü
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly
demir ıslanmaz deli uslanmaz
148
Atasözü
a nod is as good as a wink to a blind man
kör kör parmağım gözüne
149
Atasözü
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly
köpeğin ahmağı uslanmaz
150
Atasözü
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly
delinin işine akıl erdirilmez
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of as to ...
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy