asleep - Türkçe İngilizce Sözlük

asleep

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

asleep — Definition

Anlamı ve Tanımı:
uykuda, uyumuş, hareketsiz
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈsliːp/ – BrE /əˈsliːp/)
Terim Türü:
Sıfat/Zarf: asleep
Bilincin geçici olarak dinlenme hâline geçtiği durum. Eski İngilizce on slǣpe birleşimi, süreçten ziyade hâli adlandırır. Biyoloji ve mecazî kullanımda, etkinliğin askıya alınmasını betimleyen bir nitelik olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
sleeping
Zıt Anlamlılar:
awake

"asleep" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
asleep s. uyuyan
When Tom got home, Mary was already asleep.
Tom eve geldiğinde Mary zaten uyuyordu.

More Sentences
asleep s. uyuşmuş
I can't move my asleep leg.
Uyuşmuş bacağımı hareket ettiremiyorum.

More Sentences
asleep s. uykuda
I do not think one can say that Parliament has been asleep.
Parlamentonun uykuda olduğunu söyleyebileceğimizi sanmıyorum.

More Sentences
asleep s. uyuşuk
My leg is still asleep.
Bacağım hâlâ uyuşuk.

More Sentences
asleep zf. uyumakta
The child is asleep on the sofa.
Çocuk kanepede uyumakta.

More Sentences
asleep s. tembel
asleep s. ölü
asleep s. yatışmış
asleep s. sükûnet içinde olan
asleep s. uyumuş
asleep s. hareketsiz
asleep zf. uyurken
asleep zf. ölü halde
asleep zf. yatışmış durumda
asleep zf. uyuşmuş halde
asleep zf. sükûnetle

"asleep" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 94 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
half awake half asleep state i. yarı uyur yarı uyanıklık durumu
half awake half asleep state i. uyku ile uyanıklık arasındaki durum
be asleep f. uyumak
fall asleep f. uykuya dalmak
fall asleep f. uyuyakalmak
drop asleep f. uyuyakalmak
fall asleep f. dalmak
fall asleep f. uyumak
fall fast asleep f. derin uykuya dalmak
be sound asleep f. mışıl mışıl uyumak
pretend to be asleep f. uyur gibi görünmek
be asleep at the switch f. uyanık olmamak
be asleep at the switch f. yeterince uyanık olmadığından fırsatı kaçırmak
be asleep at the switch f. ayakta uyumak
drop asleep f. uykuya dalmak
fast asleep f. derin uykuda olmak
fall asleep at the wheel f. direksiyonda uyuyakalmak
fall asleep at the wheel f. direksiyonda uyumak
fall asleep at the wheel f. direksiyon başında uyuyakalmak
fall asleep at the wheel f. direksiyon başında uyumak
stay asleep f. uykuda kalmak
fall asleep on the bed f. yatakta uyuyakalmak
fall asleep at the table f. masada uyuyakalmak
fall asleep the minute one's head hits the pillow f. kafasını yastığa koyar koymaz uyumak
fall asleep the minute one's head hits the pillow f. başını yastığa koyar koymaz uyumak
get asleep f. uykuya dalmak
get asleep f. uyuyakalmak
fast asleep s. derin uykuda
fast asleep s. derin uykuya dalmış
half-asleep s. uyuruyanık
fast asleep s. derin uyuyan
fast asleep s. ölü gibi uyuyan
Konuşma Dili
be half asleep f. ımızganmak
fast asleep f. ölü gibi uyumak
fall asleep on the couch f. kanepede uyuyakalmak
Deyim
asleep at the wheel i. görevi başında uyuyan
sound asleep f. derin uykuya dalmak
asleep at the wheel f. doğru zamanda görevini yapamamak
fall asleep at the switch f. (görevi esnasında) uyuyakalmak
be asleep at the switch f. (görevi esnasında) uyuyakalmak
be asleep at the switch f. görevini yerine getirmemek
fall asleep at the switch f. görevini yerine getirmemek
be asleep at the switch f. hazırlıksız yakalanmak
be asleep at the switch f. (bir hırsızlık vb. olurken) uyumak
be asleep at the switch f. dikkatsiz davranmak
lay asleep f. uyutmak
lay asleep f. dikkatsiz hale getirmek
catch a weasel asleep f. onun gibi kurnaz birini gafil avlamak
catch a weasel asleep f. onun gibi bir tilkiyi hazırlıksız yakalamak
catch a weasel asleep f. tilki uykusuna yatan birini gafil avlamak
catch a weasel asleep f. bir gözü açık uyuyanı atlatmak
catch a weasel asleep f. her an tetikte olan birini atlatmak
be asleep on the job f. sorumluluklarından kaçmak
be asleep on the job f. işi savsaklamak
be asleep on the job f. işten kaytarmak
be asleep on the job f. işle dalga geçmek
be asleep on the job f. sorumluluklarını yerine getirmemek
be asleep on the job f. yeterince çok çalışmamak
be asleep on the job f. işte/işin üstünde uyuyakalmak
be asleep at the wheel f. görev başında uyumak
be asleep at the wheel f. sorumluluğunu/görevini yerine getirememek
be asleep at the wheel f. doğru zamanda görevini yapamamak
be asleep at the wheel f. görev esnasında dikkatsiz davranmak
be asleep on the job f. görevini yerine getirmemek
be asleep on the job f. ayakta uyumak
be asleep on the job f. dikkatsiz davranmak
be asleep on the job f. yeterince uyanık olmamak
sound asleep s. derin uykuda
sound asleep s. derin uyku
asleep at the wheel s. görevinin gereğini yapmayan
asleep at the wheel s. sorumluluğunu/görevini yerine getirmeyen
asleep at the switch s. görevinin gereğini yapmayan
asleep at the switch s. sorumluluğunu/görevini yerine getirmeyen
dead asleep s. ölü gibi uykuda
dead asleep s. ağır/derin uykuda
dead asleep s. kütük gibi uyuyan
asleep at the switch expr. görevi başında uyuyan
asleep at the wheel expr. görev esnasında dikkatsiz davranan
asleep at the switch expr. görev esnasında dikkatsiz davranan
Konuşma
I'm falling asleep expr. uykum geldi
we thought you were asleep expr. seni uyudun zannetmiştik
you must have fallen asleep expr. uykuya dalmış olmalısın
I am about to fall asleep expr. uyumak üzereyim
I fell asleep expr. uyumuşum
I fell asleep expr. uyuyakalmışım
I must have fallen asleep expr. uyuyakalmış olmalıyım
I fall asleep the minute my head hits the pillow expr. başımı yastığa koyar koymaz uyurum
I fall asleep the minute my head hits the pillow expr. kafamı yastığa koyar koymaz uyurum
Medikal
falling asleep while driving i. direksiyon başında uyuklama
Edebiyat
fall asleep f. ölmek
Argo
fall asleep f. yorgunluktan bitkin düşmek
fall asleep f. bitip tükenmek
fall asleep f. uyuyup kalmak
fall asleep f. çöküp kalmak