awake - Türkçe İngilizce Sözlük

awake

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

awake — Definition

Anlamı ve Tanımı:
uyanık, uyanmak
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈweɪk/ – BrE /əˈweɪk/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil: awake (awakes – awoke/awakened – awaking)
Uykuda olmayan durumu niteleyen sıfat; fiil olarak “uyanmak” anlamı da vardır (daha edebî). Eski İngilizce awacan kökünden gelmiştir ve temel durum fiillerinden biridir.
Eş Anlamlılar:
alert, conscious, wakeful
Zıt Anlamlılar:
asleep, unconscious, drowsy

"awake" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
awake f. uyanmak
She awoke when she heard our footsteps.
Ayak seslerimizi duyunca uyandı.

More Sentences
awake f. uyandırmak
A short trip to the forest awoke my passion for camping.
Ormana yaptığım kısa bir gezi kamp yapma tutkumu uyandırdı.

More Sentences
awake s. uyanık
We are used to meeting close to midnight, so it is splendid to be here today and see everyone awake.
Gece yarısına yakın saatlerde toplanmaya alışkınız, bu nedenle bugün burada olmak ve herkesi uyanık görmek muhteşem.

More Sentences
awake f. uykudan kalkmak
awake s. farkında
Genel
awake f. uyanmak
She awoke when she heard our footsteps.
Ayak seslerimizi duyunca uyandı.

More Sentences
awake f. uyandırmak
A short trip to the forest awoke my passion for camping.
Ormana yaptığım kısa bir gezi kamp yapma tutkumu uyandırdı.

More Sentences
awake s. uyanmış
Call the doctor; he’s awake!
Doktoru arayın; uyandı!

More Sentences
awake s. uyanık
We are used to meeting close to midnight, so it is splendid to be here today and see everyone awake.
Gece yarısına yakın saatlerde toplanmaya alışkınız, bu nedenle bugün burada olmak ve herkesi uyanık görmek muhteşem.

More Sentences
awake f. dirilmek
awake f. gözünü açmak
awake f. uyarmak
awake f. harekete geçirmek
awake f. farkına varmak
awake f. kışkırtmak
awake f. canlanmak
awake f. aymak
awake f. gözü açılmak
awake f. uykudan kalkmak
awake f. harekete geçmek
awake f. uyandırmak (belirli bir duyguyu)
awake f. canlandırmak
awake f. diriltmek
awake f. fark etmek
awake f. farkına varmak
awake s. tetik
awake s. farkında olan
awake s. uyandırılmış
awake s. bilincinde
awake s. bilinçli
Irregular Verb
awake f. awakened/awoke - awakened/awoken

"awake" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
being awake i. uyanıklık
being awake i. uyanık olma
half awake half asleep state i. uyku ile uyanıklık arasındaki durum
half awake half asleep state i. yarı uyur yarı uyanıklık durumu
stay awake till morning f. sabahlamak
lay awake f. gözüne uyku girmemek
awake to f. farkına varmak
be awake to f. farkında olmak
stay awake all night f. sabahı etmek
stay awake all night f. sabahı bulmak
be awake to something f. bilincinde olmak
keep awake f. uyanık kalmak
awake the attention f. dikkatini uyandırmak
awake from sleep f. uykudan kalkmak
awake from sleep f. uykusundan uyanmak
awake from sleep f. uykusundan kalkmak
awake from sleep f. uykudan uyanmak
be still awake f. daha yatmamış olmak
be still awake f. hala uyanık olmak
be awake f. uyanık olmak
not being fully awake f. kendinde olmamak
remain wide-awake f. ayık kalmak
awake from f. rüyadan uyanmak
stay awake till morning f. sabahı bulmak
keep awake f. uyanık tutmak
keep awake f. ayık tutmak
lie awake f. uzanmak
lie awake f. (dinlenmek amacıyla) uzanmak
wide awake s. sak
wide awake s. uyanık
wide awake s. ayık
wide awake s. kurnaz
wide awake s. açıkgöz
wide-awake s. tamamen uyanık
wide-awake s. uyanık
wide awake s. tamamen uyanık
half-awake s. yarı uyanık
wide-awake s. tetikte olan
wide-awake s. dikkatli
wide-awake s. tetikte
Öbek Fiiller
awake from f. düşlerden uzaklaşmak
awake from f. gerçeğe dönmek
awake from f. kendine gelmek
awake to something f. bir şeyi fark etmek
awake someone from something f. birini bir şeyden uyandırmak
awake someone to something f. birini bir şeye karşı uyarmak
awake someone to something f. birinin bir şeye karşı gözünü açmak
awake from something f. bir şeyden uyanmak
awake someone to something f. birine bir şeyi fark ettirmek
awake to f. -e uyanmak
awake to something f. bir şeye ayılmak
awake to f. (bir sese, gürültüye) uyanmak
awake to something f. bir şeye uyanmak
awake from something f. rüyadan, derin uykudan uyanmak
awake someone to something f. birini bir şeye karşı ayıltmak
awake someone from something f. birini rüyadan, derin uykudan uyandırmak
awake someone to something f. birini bir şeye uyandırmak
Konuşma Dili
stay awake expr. uyanık kal
I'm not yet awake expr. afyonum patlamadı
I'm not awake yet expr. afyonum patlamadı
Deyim
be a wake-up (or awake up) [[australia/new zealand] f. farkında olmak
be a wake-up (or awake up) [[australia/new zealand] f. bilincinde olmak
be a wake-up (or awake up) [[australia/new zealand] f. haberdar olmak
be a wake-up (or awake up) [[australia/new zealand] f. bilmek
Konuşma
I am still awake expr. hala yatmadım
I am still awake expr. hala uyumadım
Siyasal
wide–awake i. 1860 yılı amerikan başkanlık seçimlerinde cumhuriyetçi partiyi destekleyen örgütlerin bir üyesi
Tekstil
wide–awake hat i. tepesi alçak ve kenarları geniş olan yumuşak bir erkek şapkası
wide–awake i. tepesi alçak ve kenarları geniş olan yumuşak bir erkek şapkası
wide-awake i. tepesi alçak ve kenarları geniş yumuşak bir erkek şapkası
Medikal
spontaneously breathing awake patient i. spontan soluyan uyanık hasta
awake patient i. uyanık hasta
Tarih
wide-awake i. 1860 yılı başkanlık seçiminde cumhuriyetçi parti'nin adayını destekleyen örgütlerden birinin üyesi
Kuşbilim
wide–awake (sterna fuscata) i. kara sırtlı sumru
wide–awake i. kara sırtlı sumruya benzeyen çeşitli sumrulara verilen ad
wide-awake i. kara sırtlı sumruya benzeyen denizkırlangıcı
wide-awake i. kara sırtlı sumru