bahsi - Türkçe İngilizce Sözlük

bahsi

"bahsi" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bahsi mention i.

"bahsi" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
at yarışı bahsi pari mutuel i.
kenanlılar'ın incil'de bahsi geçen gaddar tanrısı moloch i.
at yarışı bahsi sweepstake i.
(ingiliz folklorunda) mayıs oyunları şenliklerinde bahsi geçen bir leydi maid marian i.
(ingiliz folklorunda) mayıs oyunları şenliklerinde bahsi geçen bir leydi maidmarian i.
(rulet ve benzeri kumar oyunlarında) oyuncuların eşit para bahsi yapabilecekleri renk black i.
incil'de bahsi geçen, isa'nın dünyaya hükmedeceği 1000 yıllık zaman dilimi millennium i.
edmund spenser'in periler kraliçesi kitabında bahsi geçen bir bitki coltwood [obsolete] i.
bahsi geçme space i.
bahsi geçen şey specificate i.
(bahsi geçen) çift pair i.
bahsi kaybetmek lose the bet f.
bahsi kazanmak win the bet f.
bahsi geçmek be mentioned f.
bahsi kazanmak win a bet f.
(uzun bir konuşmada) bahsi geçmek pour forth f.
(bahsi) görmek call f.
bahsi geçen aforementioned s.
bahsi geçen (durum vb) given s.
bahsi geçen mentioned s.
yukarıda bahsi geçen aforesaid s.
bahsi geçen aforesaid s.
yukarıda bahsi geçen abovesaid s.
daha önce bahsi geçen, değinilen abovesaid s.
sonradan bahsi geçen after-mentioned s.
bahsi geçen bir önceki konu ile aynı idem s.
bahsi geçmeyen silent s.
bahsi gerekli görülmeyen superseded s.
önceden bahsi geçen aforesaid s.
bahsi henüz geçmiş olan one zm.
roman dillerinden alınmış kelimelerde bahsi geçen olay, dönem veya kişileri ifade eden son ek -ade snk.
bahsi geçenlerin ticaretini yapma anlamı veren son ek -mongery snk.
Öbek Fiiller
riski azaltmak için aynı bahsi veya bir kısmını başka bir bayide daha oynamak lay off f.
riski düşürmek için aynı bahsi başka bir bahisçide daha oynamak lay off f.
bahsi artırmak bet up f.
pokerde en düşük bahsi vermek limp in f.
pokerde bahsi artırmamak limp in f.
Konuşma Dili
pokerde bir elde ilk bahsi yapmak bet out f.
Deyim
bahsi yükseltmek raise the ante f.
bahsi yükseltmek be up the ante f.
bahsi yükseltmek raise the stakes f.
Resmi
ilk bahsi geçen şey first-named i.
Hukuk
bahsi geçen şahıs cestui [french] zm.
bahsi geçen şahıs cestuy [obsolete] zm.
Turizm
bahsi geçen ülkede ikamet etmeyen ziyaretçilerin ülkedeki turizm faaliyetlerinden oluşan turizm çeşidi inbound tourism i.
Matematik
napier matematiğinde bahsi geçen bir tür çarpım aracı promptuary i.
Botanik
shakespeare eserlerinde bahsi geçen tanımlanmamış bir bitki hordock i.
Edebiyat
shakespeare'in fırtına adlı eserinde bahsi geçen bir kuş scamel i.
Dilbilim
(bazı dillerde) bahsi geçen nesneden iki tane olduğunu ifade eden dilbilgisel yapı dual i.
Dini
eski ahit'in ibranice olan metninin ilk olarak masora'da bahsi geçen hareke ve vurguları masoretic points and accents i.
incil'de bahsi geçen bir dağ horeb i.
kıyamet kitabı'nda bahsi geçen bir savaş kölesi drench [uk] i.
çok akıllı/bilge (incil'de bahsi geçen Solomon (david'in oğlu ve antik israil kralı) figürü ile bağlantılı olarak) solomonic s.
incil'de bahsi geçen solomon figürü ile ilgili solomonic s.
Felsefe
pascal'ın bahsi pascal's wager i.
İskambil
yalnızca eli iyi olduğunda bahsi artıran temkinli poker oyuncusu milker i.
oyuncunun bahsi açmasını için yeterli değere sahip kartlar opener i.
(tavlada) bahsi iki katına çıkarma double i.
(pokerde) eli zayıf oyuncunun bahsi artırdığı bir blöf squeeze play i.
(briçte) çifte katlanmış bahsi ikiye katlamak redouble f.
önceki bahsi artırmak better f.
bahsi haddinden fazla artırmak misraise f.
bahsi yanlış şekilde artırmak misraise f.
(pokerde) aynı bahsi vermek stay f.
(pokerde) bahsi sabit tutmak stay f.
Bahisçilik
bahsi kazanan kumarbaz winner i.
at yarışı bahsi horses i.
üst-alt bahsi over-under i.
bahsi arttırmak raise f.
rakibin sunduğu bahsi geçmek revie [obsolete] f.
bahsi daha yüksek bir bahis ile karşılamak revie f.
aynı oyuncu üzerinde ilk üçe girer bahsi yapılan both ways s.
Mitoloji
roma mitolojisinde bahsi geçen iki genç aşık pyramus and thisbe i.
Eski Kullanım
yukarıda bahsi geçen foresaid s.