bided - Türkçe İngilizce Sözlük

bided

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bided — Definition

Anlamı ve Tanımı:
beklemek, ertelemek
Okunuş (IPA):
(AmE /baɪd/ – BrE /baɪd/)
Terim Türü:
Fiil: bide (bides – bided – biding)
Uygun anı kollayarak hareketsiz kalma durumu. Eski İngilizce bīdan kökü, sabır ve zamanlama fikrini içerir. Edebî dilde, bilinçli gecikmeyi ifade eden fiil olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
await
Zıt Anlamlılar:
rush

"bided" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bide f. beklemek
We need to bide our time.
Zamanımızı beklemeliyiz.

More Sentences
bide f. kollamak
The troops bided their time to launch a counterattack.
Askerler karşı saldırıya geçmek için zaman kolluyorlardı.

More Sentences
bide f. yıkılmamak
bide f. dayanmak
bide f. oturmak
bide f. sabırla beklemek
bide f. geriye kalmak
bide f. kalmak
bide f. (nesne) değişmeden kalmak
bide f. ertelemek
Eski Kullanım
bide f. dayanmak
bide f. direnmek

"bided" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bide bidet i.
He bought a portable bidet for camping.
Kamp için portatif bir bide aldı.

More Sentences

"bided" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bide one's time f. bir şeyin zamanını beklemek
bide one's time f. sabretmek
bide one's time f. fırsat kollamak
bide one's time f. uygun zamanı beklemek
bide one's time f. zaman kollamak
bide tryst f. söz verilen zamanda beklemek
bide tryst f. randevuya riayet etmek
Öbek Fiiller
bide by [scotland] f. uymak
bide by [scotland] f. sadık kalmak
Deyim
bide one's time f. punduna getirmek
bide one's time f. doğru anı kollamak
bide one's time f. (bir iş için) uygun zamanı beklemek
bide one's time f. zamanını/fırsatını kollamak
bide a wee [scotland] f. kısa bir süre kalmak
bide a wee [scotland] f. cee deyip gitmek
bide your time f. doğru anı kollamak
bide time f. zamanını beklemek
bide your time f. uygun zamanı beklemek
bide your time f. zamanını/fırsatını kollamak
bide one's time f. uygun zamanı beklemek
bide your time f. zamanını beklemek
bide time f. doğru anı beklemek/kollamak
bide one's time f. doğru anı kollamak
bide one's time f. zamanını beklemek
bide your time f. sabırla doğru anı beklemek
bide one's time f. zamanını/fırsatını kollamak
bide time f. zamanını/fırsatını kollamak
Eski Kullanım
bide [dialect] f. ikamet etmek
bide [dialect] f. yaşamak