birer - Türkçe İngilizce Sözlük

birer

"birer" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
birer one-up s.
birer one each zf.
birer one apiece zf.

"birer" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 88 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
birer birer one by one zf.
Genel
hindistan'da kullanılıp her iki ucunda birer çıkıntısı olan bir tahtırevan dandy i.
hindistan'da kullanılıp her iki ucunda birer çıkıntısı olan bir tahtırevan dandi i.
(hanedan armalarında) iki farklı figürün birer yarısıyla arma oluşturma dimidiation i.
birer birer saymak count out f.
birer birer ölmek become extinct f.
birer birer ölmek die off f.
karşılıklı olarak birer el silah atmak exchange shots f.
birer birer söylemek enumerate f.
paraları birer birer saymak count out money f.
birer birer ölmek die out f.
birer birer saymak enumerate f.
birer birer almak single out f.
birer birer vurmak shoot one by one f.
birer birer sayılabilir enumerative s.
birer birer sayılabilir veya söylenebilir enumerable s.
birer birer söylenebilir enumerative s.
birer birer söyleyen enumerative s.
birer birer sayan enumerative s.
birer birer seçilmiş hand-picked s.
birer birer last s.
birer birer one after another zf.
birer birer singly zf.
birer birer one after the other zf.
birer gün arayla every other day zf.
birer ikişer one by one zf.
birer ikişer one or two at a time zf.
birer adet one for each zf.
birer tane one for each zf.
birer birer one and one zf.
birer birer particularly zf.
Öbek Fiiller
birer birer vurmak pick off f.
listedekileri birer birer söylemek/saymak list off f.
birer ikişer girmek trickle in f.
-den birer ikişer geçmek/girmek/çıkmak trickle through f.
birer ikişer çıkmak/ayrılmak trickle out (of something) f.
(bir şeyden/bir yerden) birer ikişer çıkmak/ayrılmak trickle out (of something or some place) f.
İfadeler
birer birer at a time expr.
Konuşma Dili
birer birer onesie-twosie expr.
Deyim
birer birer ilerlemek work (one's way) down the line f.
birer birer one by one zf.
birer birer one at a time expr.
Konuşma
herkese benden birer içki drinks all around expr.
Siyasal
abd'de bir eyaletinin sahip olduğu ve her birinden eyalet meclisine birer üye seçilen bölgeleri senatorial district i.
Teknik
iki karşıt noktasından birer kablo geçen ve gaz halindeki karışımları elektrik kıvılcımı ile patlatmaya yarayan dayanıklı cam boru detonating tube i.
birer birer söyleyen enumerative s.
birer birer sayan enumerative s.
Bilgisayar
birer eksiltme decrement i.
birer arttırma increment i.
hepsini birer kez dene round robin expr.
Tekstil
bir araya geldiğinde giysinin ön kısmının yatay olarak birer yarısını oluşturan kumaş parçalarından herhangi biri forepart i.
Denizcilik
omurganın iki yanında birer pervanesi olan gemi twin screw i.
ortadaki kişinin iki, ön ve arkadakilerin birer kürek kullandığı üç kişilik kürek çekme yöntemi randan i.
ortadaki kişinin iki, ön ve arkadakilerin birer kürek kullandığı üç kişilik tekne randan i.
Maden
çokyüzlünün her bir yüzüne küçük birer piramit yerleşmesiyle oluşan katı şekil pyramidion [obsolete] i.
Fizik
birer yukarı ve aşağı kuarkın yanı sıra bir de garip kuark içeren, elektriksel olarak nötr durumdaki atom altı hadron parçacığı lambda baryon i.
birer ucundan birleşen iki farklı metal telden yapılmış bir tür termometre thermocouple junction i.
birer ucundan birleşen iki farklı metal telden yapılmış bir tür termometre thermocouple i.
Kimya
bütün bileşik moleküllerinin birer birim olduğunu savunan teori unitary theory i.
Biyoloji
yavrunun her ebeveynden birer kalıtımsal faktör edinmesi için gamet oluşumunda her bir kalıtsal faktörün iki kopyaya ayrıldığını ortaya koyan ilke law of segregation i.
Biyokimya
(çift sarmallı dna'nın) ikili dizilerini birer dizi haline gelecek şekilde ayırmak denature f.
Zooloji
ön ve arkasında birer yaklaştırıcı kası bulunan yapraksı solungaçlı yumuşakçaları içeren bir takım dimya i.
Balıkçılık
aynı anda birer balık yakalayan iki balıkçı double-header i.
Edebiyat
kelimelerine sırayla birer hece veya ölçü birimi eklenen dize veya kıta olma rhopalism i.
kelimelerine sırayla birer hece veya ölçü birimi eklenen kıtalar yazma rhopalism i.
kelimelerine sırayla birer hece veya ölçü birimi eklenen dize veya kıta rhopalic i.
dizelerine sırayla birer hece veya ölçü birimi eklenen rhopalic s.
dizesindeki kelimeleri sırayla birer hece uzayan rhopalic s.
dizesindeki kelimeleri sırayla birer hece uzayan (şiir) ropalic s.
Felsefe
genel kavramların başka bir deyişle tümellerin gerçek olmadığını birer addan ibaret olduklarını öne süren realizm karşıtı felsefe akımı nominalism i.
ilişkileri birer varlık olarak ele alan doktrin relationism i.
soyut kavramların, genel kavramların, evrensellerin gerçek olmadığını, yalnızca birer addan ibaret olduklarını öne süren doktrin terminism i.
ilişkileri birer varlık olarak ele alan doktrin ile ilgili relationist s.
Beysbol
her iki takımdaki oyuncuların birer vuruş sırası inning i.
üç kalede de birer koşucunun olması full s.
İskambil
(pinaki oyununda) birer papaz ve kızdan oluşan el round trip i.
(pinaki oyununda) birer papaz ve kızdan oluşan iki yüz kırk puanlık el roundhouse i.
Müzik
aralarında birer ölçü fark olan iki tonun birbiri arasında değişimi thrill i.
aralarında birer ölçü fark olan iki tonun birbiri arasında değişimi trillo i.
aralarında birer ölçü fark olan iki tonun birbiri arasında değişimi shake i.
aralarında birer ölçü fark olan iki tonun birbiri arasında değişimi trill i.
Mitoloji
her iki ucunda birer kafası bulunan ve ileri-geri hareket edebilen zehirli bir yılan amphisbaena i.
Eski Kullanım
her bir tarafında birer tane olan singular s.
Engineering
ses örneklemede iki müzikal ses frekansı arasındaki birer oktavlık kısımların her birine verilen ad cent i.
Kuşbilim
avrasya'ya özgü yanaklarında birer siyah benek bulunan bir serçe whitecap (passer montanus) i.
kanatlarında birer beyaz benek ve kafasında sarı sarkık gerdanları bulunan, genellikle ehlileştirilebilir olup konuşabilen asya'ya özgü bir sığırcık hill myna (gracula religiosa) i.
avrasya'ya özgü yanaklarında birer siyah benek bulunan bir serçe mountain sparrow i.
Sürüngenler
gözlerinin üstünde boynuza benzeyen birer çıkıntı olan bir kuzey afrika zehirli yılanı horned viper (cerastes cerastes) i.