| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | bluff i. | blöf | ||
|
Bluff is an important part of poker. Blöf, pokerin önemli bir parçasıdır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | bluff f. | blöf yapmak | ||
|
I think she is bluffing about having a gun. Bence silahı olduğu konusunda blöf yapıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bluff i. | kayalık | ||
|
The goat slid from the bluffs on the side of the hill. Keçi, tepenin kenarındaki kayalıktan aşağı kaydı. More Sentences |
||||
| Genel | bluff f. | blöf yapmak | ||
|
I think she is bluffing about having a gun. Bence silahı olduğu konusunda blöf yapıyor. More Sentences |
||||
| Genel | bluff s. | dobra | ||
|
I think your bluff personality will help you in sales. Sanırım dobra kişiliğin satışlarda çok işine yarayacak. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | bluff f. | blöf yapmak | ||
|
I think she is bluffing about having a gun. Bence silahı olduğu konusunda blöf yapıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bluff i. | uçurum | ||
| Genel | bluff i. | sarp ve yüksek kayalık | ||
| Genel | bluff i. | kurusıkı | ||
| Genel | bluff i. | kandırmaca | ||
| Genel | bluff i. | blöfçü | ||
| Genel | bluff i. | at gözlüğü | ||
| Genel | bluff i. | bir tür kapalı poker | ||
| Genel | bluff f. | blöfle elde etmek | ||
| Genel | bluff f. | kurusıkı atmak | ||
| Genel | bluff f. | kandırmaca yapmak | ||
| Genel | bluff f. | göz korkutarak vazgeçirmek | ||
| Genel | bluff f. | güç gösterisi yaparak korkutmak | ||
| Genel | bluff s. | açık sözlü | ||
| Genel | bluff s. | içten | ||
| Genel | bluff s. | sözünü esirgemeyen | ||
| Genel | bluff s. | dik | ||
| Genel | bluff s. | tok sözlü | ||
| Genel | bluff s. | sarp | ||
| Genel | bluff s. | pervasız | ||
| Genel | bluff s. | açık | ||
| Genel | bluff s. | candan | ||
| Genel | bluff s. | kaba saba | ||
| Genel | bluff s. | önü geniş ve dik olan | ||
| Genel | bluff N. | dik yamaç | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | bluff i. | derin uçurum | ||
| Denizcilik | bluff s. | (tekne göğsü) geniş bodoslamalı | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | bluff f. | (başka bir hayvanı korkutmak için) saldırganca hareket sergilemek | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | bluff i. | yeni zelanda'da bir kasaba | ||