bolca - Türkçe İngilizce Sözlük

bolca

"bolca" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bolca plenty of s.
The rapporteur rightly says that we still have plenty of time to look calmly at a better system.
Raportör haklı olarak daha iyi bir sisteme sakince bakmak için hala bolca zamanımız olduğunu söylüyor.

More Sentences
bolca plentiful s.
Plentiful options for cookies are available in that store.
O dükkanda bol miktarda kurabiye çeşidi mevcuttur.

More Sentences
bolca profusely zf.
Tom apologized profusely.
Tom bolca özür diledi.

More Sentences
bolca galore zf.
He has books galore.
Bolca kitabı var.

More Sentences
bolca in abundance zf.
It has meat, honey, milk and wine - all of it of the highest quality and available in abundance.
Et, bal, süt ve şarap bulunmaktadır; hepsi en yüksek kalitede ve bol miktarda mevcuttur.

More Sentences
bolca richly zf.
The novel was richly layered with vivid descriptions.
Roman canlı betimlemelerle bolca katmanlandırılmıştı.

More Sentences
Mutfak
bolca abundantly zf.
You should consume these abundantly because they’re great sources of vitamins, fiber, and minerals.
Bunları bolca tüketmelisiniz çünkü bunlar harika vitamin, lif ve mineral kaynaklarıdır.

More Sentences
Genel
bolca quite loose s.
bolca spaciously zf.
bolca plentifully zf.
bolca quite wide zf.
bolca copiously zf.
bolca bountifully zf.
bolca luxuriantly zf.
bolca amply zf.
bolca largely zf.
bolca affluently zf.
bolca opulently zf.
bolca aplenty zf.
bolca à gogo zf.
bolca unsparingly zf.
bolca by the eye zf.
bolca fatly zf.
bolca roomily zf.
bolca freely zf.
bolca superabundantly zf.
bolca thickly zf.
Konuşma Dili
bolca whips of [us/canada] i.
bolca long (on) s.
bolca mucho zf.

"bolca" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 78 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
istenen şeyden bolca bulunan yer goldmine i.
kasabada baltacıların bolca yaşadığı bölge skid road [dialect] i.
test edilecek silaha deneme amacıyla bolca doldurulan mühimmat proof charge i.
(bir şeyden) bolca bulunmak be abundant in f.
ziyarete bolca zaman ayırmak set aside ample time for the visit f.
bolca dökülmek hale [uk] [dialect] f.
bolca akmak hale [uk] [dialect] f.
bolca parıltı vermek glance f.
bolca üretilmek roll f.
arasına bolca serpiştirmek interlard f.
içine bolca serpiştirmek interlard f.
bolca piyasaya sürmek pour (forth) f.
bolca piyasaya sürmek pour (out) f.
bolca uygulamak pour f.
bolca sıçramak slush around f.
elinde bolca bulundurmak stink f.
bolca üretmek proliferate f.
bolca tendonu bulunan (hayvan) nervous [obsolete] s.
bolca akan largifluous s.
bolca bulunan luxurious s.
bir zamanlar bolca olan once-abundant s.
bolca düzeltme yapılmış foul s.
bolca bıçakla kesme veya kılıç kullanma içeren slashy s.
bolca içeren full s.
bolca anlamına gelen son ek -ous snk.
bolca içeren anlamı veren son ek '-ful snk.
Öbek Fiiller
bolca üretmek churn out f.
bolca olan bir şeye boğulmak drown in something f.
bir şeyden bolca üretmek churn something out f.
(birine/bir şeye) bolca (bir şey) sunmak lavish (something) upon (someone or something) f.
(birine/bir şeye) bolca (bir şey) sunmak lavish (someone or something) with (something) f.
(birine/bir şeye) bolca (bir şey) sunmak lavish (something) on (someone or something) f.
(bolca bir şeyle) köpürmek seethe with (something) f.
(bolca bir şeyle) çalkalanmak seethe with (something) f.
bolca (bir şeye) sahip olmak swim in (something) f.
İfadeler
bolca kaplanmış drenched in s.
Konuşma Dili
bolca vakti olmak have plenty of time f.
bolca üretmek knock out f.
bolca donatılmış long (on) s.
bolca (bir şey) plenty of (something) s.
Deyim
içinde yüzme/ile kaynama veya bolca olma swimming in something i.
bolca malzeme corn in egypt i.
bolca olma swimming in i.
bir şey yapmak için elinde bolca para, vakit olmak have money, time to play with f.
bolca olmak be knee-deep in f.
harcayacak bolca zamanı olmak have time to play with f.
harcayacak bolca parası olmak have money to play with f.
bolca (bir şeyi) olan knee-deep in (something) s.
Chatleşme Dili
bolca sevgiler lol (lots of love) kısalt.
İnşaat
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen, menekşe rengi ince taneli uzun ve tropik bir kereste ağacı kingwood i.
Mutfak
yiyeceklerin üzerine bolca konan sürülebilir gıda slather i.
Biyokimya
manila elemi bitkisinde bolca bulunan kristal biçimli izomerik triterpenoid alkol çifti amyrin i.
Deniz Biyolojisi
yaz aylarında kuzey amerika kıyılarınca bolca bulunan bir tür vatoz balığı little skate (raja erinacea) i.
yaz aylarında kuzey amerika kıyılarınca bolca bulunan bir tür vatoz balığı tobacco–box skate i.
yaz aylarında kuzey amerika kıyılarınca bolca bulunan bir tür vatoz balığı tobacco box (raja erinacea) i.
kayalık new england kıyılarında bolca bulunan bir amerikan lapin balığı chogset i.
kayalık new england kıyılarında bolca bulunan bir amerikan lapin balığı conner i.
amerika'nın doğu kıyısında bolca bulunan menidia cinsi bir balık silversides i.
amerika'nın doğu kıyısında bolca bulunan menidia cinsi bir balık silverfish i.
Botanik
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen uzun ve tropik bir kereste ağacı tigerwood i.
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen uzun ve tropik bir kereste ağacı kingwood i.
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen uzun ve tropik bir kereste ağacı goncalo alves (astronium fraxinifolium) i.
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen uzun ve tropik bir kereste ağacı locustwood i.
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen uzun ve tropik bir kereste ağacı zebrawood i.
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen, menekşe rengi ince taneli uzun ve tropik bir kereste ağacı violet wood i.
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen, menekşe rengi ince taneli uzun ve tropik bir kereste ağacı king wood i.
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen, menekşe rengi ince taneli uzun ve tropik bir kereste ağacı kingwood tree i.
özellikle brezilya'nın doğusunda bolca yetişen, menekşe rengi ince taneli uzun ve tropik bir kereste ağacı dalbergia cearensis i.
bolca bal özü içeren nectar-rich s.
Tarım
bolca üretmek (tarım ürünü) farm f.
Jeoloji
luxemburg ve lorraine'de bolca bulunan, demir ve fosfordan oluşan oolitli bir demir cevheri minette i.
Böcek Bilimi
doğada bolca bulunan bir yer solucanı cinsi allolobophora i.
Argo
arkadaşlık ettiği genç kadına bolca para ve hediye veren yaşlı ve zengin adam daddy i.
bolca yaymak slather f.
bolca vermek dish out f.
(aniden ve bolca) kusmak blow (one's) doughnuts f.
(aniden ve bolca) kusmak blow (one's) donuts f.
bolca yayılan slathered s.