breadth - Türkçe İngilizce Sözlük

breadth

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

breadth — Definition

Anlamı ve Tanımı:
genişlik, kapsam
Okunuş (IPA):
(AmE /brɛdθ/ – BrE /brɛdθ/)
Terim Türü:
İsim: breadth (uncountable)
Fiziksel ölçü ya da mecazen kapsayıcılık derecesi. Broad kökünden türeyen sözcük, yatay yayılım anlamını kazanmıştır. Akademik ve betimleyici dilde, alan veya düşünce genişliğini anlatmak için kullanılır
Eş Anlamlılar:
width, scope
Zıt Anlamlılar:
narrowness

"breadth" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
breadth i. genişlik
The river is 50 meters in breadth.
Nehir 50 metre genişliğindedir.

More Sentences
breadth i. genişlik (gemide)
The trailer is 2 meters in breadth.
Römorkun genişliği 2 metredir.

More Sentences
breadth i. enginlik
We hired you because of your breadth of experience in this field.
Sizi bu alandaki deneyimlerinizin enginliği nedeniyle işe aldık.

More Sentences
Teknik
breadth i. genişlik
The river is 50 meters in breadth.
Nehir 50 metre genişliğindedir.

More Sentences
Genel
breadth i. saha
breadth i. vüsat
breadth i. düşünce özgürlüğü
breadth i. uzaklık
breadth i. arz
breadth i. mesafe
breadth i. en
breadth i. tolerans
breadth i. açık görüşlülük
breadth N. kapsam
Teknik
breadth i. en
breadth i. kapsama genişliği
breadth i. yayılma alanı
Tekstil
breadth i. standart kumaş parçası
breadth i. belirli genişlikte kumaş parçası
Mantık
breadth i. mantıksal terimin geçerli olduğu şeylerin kapsamı
Spor
breadth i. genişlik ölçümleri
Sanat
breadth i. sanatsal kompozisyonda birleştirilmiş ve kapsayıcı görsel etki

"breadth" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
breadth index i. genişlik endeksi
hair's breadth i. kıl payı
only a hair's breadth i. kılpayı
breadth of thinking i. düşüncenin derinliği
hand's-breadth i. karış
hand's-breadth i. el genişliği
finger's breadth i. parmak genişliği
lose by a hair's breadth f. kıl payı kaybetmek
within a hair's breadth s. kıl payı
hair's breadth s. çok yakın
hair's breadth s. çok dar
hair's-breadth s. çok dar
hair's-breadth s. çok yakın
by hair's breadth zf. kıl payı
in length and breadth zf. enine boyuna
by a hair's breadth zf. kıl payı
by a hair's breadth zf. az kaldı
Deyim
hair's breadth i. kıl payı
a hair's breadth i. kıl payı
the length and breadth of somewhere i. bir yerin tamamını
the length and breadth of somewhere i. bir yeri tepeden tırnağa
the length and breadth of somewhere i. bir yerin bütünü
the length and breadth of i. tepeden tırnağa
the length and breadth of i. tamamı
a hair's breadth i. çok küçük bir pay/mesafe
a hair's breadth i. ramak kala
a hair's breadth i. neredeyse
a hair's breadth i. çok yakın
the length and breadth of (something) i. (bir yeri) boydan boya
the length and breadth of (something) i. (bir yerin) bütünü
the length and breadth of (something) i. (bir şeyin/bir yerin) tamamı
the length and breadth of (something) i. (bir yeri) baştan uca
escape by a hair's-breadth f. kıl payı kurtulmak
come within a hair('s breadth) of someone or something f. çok yaklaşmak
come within a hair('s breadth) of someone or something f. sıyırmak
come within a hair('s breadth) of someone or something f. ramak kalmak
come within a hair's breadth of someone or something f. biriyle/bir şeyle burun buruna gelmek
come within a hair's breadth of someone or something f. birini/bir şeyi kıl payı sıyırmak
come within a hair's breadth of someone or something f. birine/bir şeye çok yaklaşmak
the length and breadth of expr. (bir yerin) bütünü
the length and breadth of expr. bir baştan bir başa
the length and breadth of expr. boydan boya
the length and breadth of expr. baştan başa
and come within a hair's breadth of something expr. (olmasına/yapmaya) ramak kalmak
by a hair's breadth expr. kıl payı
the length and breadth of somewhere expr. bir yeri baştan uca
within a hair's breadth of (something) expr. (bir şeyin) eşiğine gelmiş
within a hair's breadth of (something) expr. (bir şeye) ramak kalmış
within a hair's breadth of (something) expr. (bir şeyi) kıl payı sıyırmış
within a hair's breadth of (something) expr. (bir şeye) çok yaklaşmış
Ticaret/Ekonomi
market breadth i. pazar genişliği
breadth of line i. çeşit genişliği
Teknik
breadth-wise s. genişliğine
breadth-wise s. enine
Bilgisayar
breadth-first search i. önce enine arama
breadth-first search i. genişlik öncelikli arama
breadth-first search i. genişliğine arama
İnşaat
straight-of-breadth i. geminin transvers formunda orta veya en geniş bölümle aynı biçimde olan kısım
Denizcilik
molded breadth i. tescil eni
moulded breadth i. tescil eni
Anatomi
breadth index i. kafatası endeksi
Matematik
width breadth i. genişlik
Tütün
leaf breadth i. yaprak genişliği
Engineering
half-breadth plan i. geminin yatay planı