broken... - Türkçe İngilizce Sözlük

broken...

"broken..." teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be broken f. kırılmak
broken s. kırık
broken s. arızalı
broken s. kırılmış
broken down s. çökük
broken s. bozuk
Genel
broken health i. sağlığı bozuk
being broken down i. düşkünlük
broken line i. kırık çizgi
being broken down i. bozukluk
being broken i. parçalanma
broken into pieces i. un ufak olmuş
broken stone i. kırmataş
broken arch i. kırıkkemer
broken heart i. kırık kalp
broken glass i. kırık cam
broken glass i. cam kırıntısı
a broken reed i. güvenilmez kimse
broken glass i. kırıntı cam
broken white i. kirli beyaz
a broken piece of glass i. cam kırığı
a piece of broken glass i. cam kırığı
a broken down car i. bozuk araba
broken wings i. kırık kanatlar
broken tooth i. kırık diş
broken hearts i. kırık kalpler
broken promises i. tutulmayan/yerine getirilmeyen sözler
broken dreams i. yıkılmış/sönmüş hayaller
broken window i. kırık pencere
children/kids from broken homes i. boşanmış aile çocukları
piece of broken glass i. kırık bardak parçası
broken arm i. kırık kol
broken leg i. kırık bacak
a broken handcuff i. kırık bir kelepçe
broken sword i. kırık kılıç
broken pieces of glass i. cam kırıkları
broken number i. kesir
broken glass pieces i. cam kırıkları
broken arrow i. kırık ok
broken family i. parçalanmış aile
boulevard of broken dreams i. kırık düşler bulvarı
broken ribs i. kırık kaburgalar
broken ribs i. kaburgaların kırılması
broken foot i. kırık ayak
broken table i. kırık masa
broken frame i. kırık çerçeve
broken mirror i. kırık ayna
be broken to smithereens f. paramparça olmak
be broken into small pieces f. ufalanmak
be broken f. (cam vb) (başkası tarafından) kırılmak
be broken into pieces f. un ufak olmak
be broken to pieces f. paramparça olmak
be broken to pieces f. parça parça olmak
(one's heart) be broken f. kalbi kırılmak
(the ice) be broken f. buzlar çözülmek
die of a broken heart f. kahrından ölmek
be all broken up over f. -den çok üzgün olmak
leg/foot be broken f. ayağı kırılmak
be taken to hospital with suspected broken leg/arm f. kırık şüphesiyle hastaneye kaldırılmak
leg/foot be broken f. bacağı kırılmak
be taken to hospital suffering a suspected broken leg/arm f. kırık şüphesiyle hastaneye kaldırılmak
be broken at the tip f. ucundan kırılmak
speak broken english f. ingilizce'yi çat pat konuşmak
speak broken english f. çat pat ingilizce konuşmak
speak broken english f. çat pat ingilizce bilmek
broken s. kesik
broken down s. bitkin
broken s. kırık dökük
broken s. (yabancı dilde konuşma) bozuk telaffuzlu
broken off s. kopuk
broken s. yarık
broken down s. düşkün
broken s. umudunu yitirmiş (kötü bir olaydan sonra)
broken s. beli bükük
broken down s. yıkık
broken s. eksik
broken s. çiğnenmiş
broken down s. yıkılmış
broken down s. bozulmuş
broken s. haleldar
broken down s. çökmüş
broken s. bozulmuş
broken s. parçalanmış
broken down s. bozuk
broken s. yıkılmış
broken s. çökmüş
broken s. engebeli
like a broken record s. bozuk plak gibi
broken s. bozuk
broken s. taşlı
broken-hearted s. kederli
broken-down s. bitik
broken-down s. harap
broken-down s. işi bitmiş
broken-down s. arızalı
broken-down s. yıkık dökük
broken-hearted s. kalbi kırık
house-broken s. tuvaletini dışarıda yapmaya alıştırılmış hayvan
wind-broken s. nefes zorluğu çeken (atlar için)
broken-armed s. kolu kırık
broken-down s. köhnemiş
broken s. ihlal edilmiş
broken s. yıkılan
broken s. çakaralmaz
broken s. ezgin
broken s. aşağılanmış
broken-backed s. omurgası hasar görmüş
broken-winded s. (at) nefesi kesilmiş
broken s. meslek hayatı mahvolmuş
broken s. (boşanma nedeniyle) yıkılmış
broken s. zikzaklı
broken s. karmaşık
broken s. (yüzeye boya damlatmada olduğu gibi) çok renkli bir dekoratif etkiye sahip olan
broken-in s. disipline edilmiş
broken s. mesleki olarak bitmiş
broken s. (uyku) bölünen
broken s. (güven, söz, sözleşme) ihlal edilmiş
broken-in s. ehlileştirilmiş
broken-bellied s. karnı yırtılmış
broken s. rütbesi düşürülmüş
broken s. açılmış
broken s. aniden yön değiştiren
broken s. (çizgi) kesikli
broken s. zayıflamış ve hasta
broken [obsolete] s. (kumaş) sökük
broken s. rütbesi sökülmüş
broken-backed s. beli kırık
broken [obsolete] s. (kumaş) yırtık
broken s. kederden altüst olmuş
broken-backed s. (at) sırt kemikleri kemik büyümesi ile birleşmiş
broken s. düzensiz
broken [scotland] s. kanun kaçağı ilan edilmiş
broken s. (arazi) düzensiz
broken s. (boşanma nedeniyle) dağılmış
broken-winded s. (at) düzensiz nefes alan
broken s. (uyku) kesikli
broken in s. ehlileştirilmiş
broken s. tamamen bastırılmış
broken s. dağınık
broken s. yarılmış
broken s. (duygusal baskı altında) duraksayarak konuşan
broken in s. itaat etmek üzere eğitilmiş
pock-broken s. çiçek hastalığı geçirmiş
pock-broken s. (çiçek hastalığı kaynaklı) kabarcıklı
pock-broken s. çiçek hastalıklı
pock-broken s. iz kalmış
broken s. (kemik vb.) kırılmış
broken s. düşkün
broken s. kesintili
broken s. çökmüş

"broken..." teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Irregular Verb
broke - broken break f.
break - broken broken f.