circulates - Türkçe İngilizce Sözlük

circulates

circulates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dolaşmak, yayılmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɜːrkjəˌleɪt/ – BrE /ˈsɜːkjʊleɪt/)
Terim Türü:
Fiil: circulate (circulates – circulated – circulating)
Sürekli hareket ederek bir alanda dağılma eylemi. Latince circulare kökünden gelen fiil, dairesel hareketi ifade eder. Fizyoloji ve bilgi akışında, sürekli devinimi belirtir
Eş Anlamlılar:
disseminate
Zıt Anlamlılar:
stagnate

"circulates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
circulate f. deveran etmek
Genel
circulate f. dolaştırmak
The water pump circulates the coolant in the system.
Su pompası soğutma suyunu sistem içinde dolaştırır.

More Sentences
circulate f. dağıtmak
The charity circulates rations for the people in need.
Hayır kurumu ihtiyaç sahibi insanlara erzak dağıtıyor.

More Sentences
circulate f. dolaşımı olmak (havanın/sıvının)
The confusion arises from two different versions of the original having been circulated.
Karışıklık, orijinalin iki farklı versiyonunun dolaşımda olmasından kaynaklanmaktadır.

More Sentences
circulate f. dolaşmak
The rumours about her father's death circulated all over the town.
Babasının öldüğüne dair söylentiler kasabanın her yerinde dolaşmaktaydı.

More Sentences
Teknik
circulate f. dolaşmak
The rumours about her father's death circulated all over the town.
Babasının öldüğüne dair söylentiler kasabanın her yerinde dolaşmaktaydı.

More Sentences
Genel
circulate f. tedavül etmek
circulate f. tamim etmek
circulate f. devirdaim olmak
circulate f. dolaşmak (kan/hava)
circulate f. sürümde olmak (para)
circulate f. devretmek
circulate f. yaymak
circulate f. tedavülde olmak (para)
circulate f. akımını sağlamak (havanın/sıvının)
circulate f. yaymak (haberi)
circulate f. dolaşımını sağlamak (havanın/sıvının)
circulate f. tedavüle çıkarmak (parayı)
circulate f. tedavülde olmak
circulate f. yayılmak (haber)
circulate f. akımı olmak (havanın/sıvının)
circulate f. devridaim yapmak (motordaki sıvı)
circulate f. yayılmak
circulate f. dolaştırmak (kanı/havayı)
circulate f. dağıtımını yapmak
circulate f. deveran etmek
circulate f. tedavül ettirmek
Teknik
circulate f. deveran etmek
circulate f. çevresinde hareket etmek
circulate f. döndürmek
Kütüphanecilik
circulate f. kütüphane dışında kullanımı serbest olmak

"circulates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
circulate among someone or something f. içinde/arasında gezmek
circulate through something f. dağıtmak
circulate something through something f. dağıtmak
circulate among someone or something f. dağıtmak
circulate through something f. (sıvı) akıp gitmek
circulate through something f. dolanmak
circulate among someone or something f. arasında dolaştırmak
circulate something through something f. dolaştırmak
circulate among someone or something f. arasında gezdirmek
circulate through something f. dolaştırmak
circulate through something f. dolaşmak
circulate something through something f. gezdirmek
circulate through something f. akmak
circulate among someone or something f. tek tek dolaşmak
circulate something through something f. dolaşmak
circulate through something f. gezdirmek
circulate something through something f. dolanmak
circulate among someone or something f. dolaşmak
circulate through something f. içinden geçmek
circulate among (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında yayılmak
circulate among (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında dolaştırmak
circulate through (something) f. (birileri/bir şeyler) arasında dolaşmak
circulate through f. bir bilgiyi bir grup içerisinde dolaştırmak
circulate among f. arasında gezdirmek
circulate through (something) f. (bir şey) içerisinden yol almak/akmak
circulate through (something) f. (bir şey) aracılığıyla dolaşmak/dolaşımda olmak
circulate among f. içinde/arasında gezmek
circulate through f. içerisinde/arasında yaymak
circulate among (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında dağıtmak
circulate through (something) f. (bir şey) aracılığıyla devran etmek/akıp gitmek
circulate something through something f. bir şeyi bir şey içerisinde/arasında yaymak
circulate among f. tek tek dolaşmak
circulate among (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında gezdirmek
circulate something through something f. bir bilgiyi bir grup içerisinde dolaştırmak
circulate among f. dolaşmak
circulate through (something) f. (birileri/bir şeyler) arasında gezmek
circulate among (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında dolaşmak
circulate among f. arasında dolaştırmak
circulate among f. dağıtmak
Kimya
circulate [obsolete] f. kapalı kapta sürekli yeniden damıtıma tabi tutmak