| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | click i. | tıkırtı | ||
|
I checked the kitchen as I heard a click coming downstairs. Aşağıdan tıkırtı duyunca mutfağa baktım. More Sentences |
||||
| Genel | click i. | tıkır | ||
|
Sometimes things just click. Bazen işler tıkır tıkırdır. More Sentences |
||||
| Genel | click i. | klik | ||
|
Did you hear the click? Klik sesini duydun mu? More Sentences |
||||
| Genel | click i. | tıklama | ||
|
This click will highlight the line and give you an autograph input field. Bu tıklama, satırı vurgulayacak ve size bir imza giriş alanı verecektir. More Sentences |
||||
| Genel | click f. | tık sesi çıkarmak | ||
|
The lock clicked when the man turned the lockpick. Adam çilingiri çevirdiğinde kilit tık sesi çıkardı. More Sentences |
||||
| Genel | click f. | anlamak | ||
|
Suddenly, I clicked about their plan, but it was too late to take action. Birdenbire onların planlarını anladım ama harekete geçmek için artık çok geç olmuştu. More Sentences |
||||
| Genel | click f. | hoşlanmak | ||
|
We just clicked with each other when we met. Tanıştığımızda birbirimizden hoşlanıverdik. More Sentences |
||||
| Genel | click f. | tıklamak | ||
|
Double click the document you want to open. Açmak istediğiniz belgeye çift tıklayın. More Sentences |
||||
| Genel | click f. | başarıya ulaşmak | ||
|
If everything clicks, we will have a new house at the end of this year. Her şey başarıya ulaşırsa bu yılın sonunda yeni bir evimiz olacak. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | click i. | tık | ||
|
You're only a few clicks away from the perfect start to your dream vacation! Hayalinizdeki tatile mükemmel bir başlangıçtan sadece birkaç tık uzaktasınız! More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | click i. | tık | ||
|
You're only a few clicks away from the perfect start to your dream vacation! Hayalinizdeki tatile mükemmel bir başlangıçtan sadece birkaç tık uzaktasınız! More Sentences |
||||
| Bilgisayar | click i. | tıklama | ||
|
This click will highlight the line and give you an autograph input field. Bu tıklama, satırı vurgulayacak ve size bir imza giriş alanı verecektir. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | click f. | tıklatmak | ||
|
Click Help, and then click About Microsoft Security Essentials. Yardım'ı ve ardından Microsoft Security Essentials Hakkında'yı tıklatın. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | click f. | tıklamak | ||
|
Double click the document you want to open. Açmak istediğiniz belgeye çift tıklayın. More Sentences |
||||
| Bilişim | ||||
| Bilişim | click f. | tıklatmak | ||
|
Click Help, and then click About Microsoft Security Essentials. Yardım'ı ve ardından Microsoft Security Essentials Hakkında'yı tıklatın. More Sentences |
||||
| Bilişim | click f. | tıklamak | ||
|
Double click the document you want to open. Açmak istediğiniz belgeye çift tıklayın. More Sentences |
||||
| Telekom | ||||
| Telekom | click i. | tıklama | ||
|
This click will highlight the line and give you an autograph input field. Bu tıklama, satırı vurgulayacak ve size bir imza giriş alanı verecektir. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | click i. | klik | ||
|
Did you hear the click? Klik sesini duydun mu? More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | click i. | çıt | ||
| Genel | click i. | tık sesi | ||
| Genel | click i. | başarı | ||
| Genel | click i. | çıtırtı | ||
| Genel | click i. | şaklama | ||
| Genel | click i. | mandal | ||
| Genel | click i. | tuzak | ||
| Genel | click i. | çatırdı | ||
| Genel | click i. | şapırdatmak | ||
| Genel | click i. | hayvanları çağırmak veya harekete geçirmek için kullanılan ses | ||
| Genel | click i. | atın yürürken çıkardığı metalik ses | ||
| Genel | click i. | yunus balığı sesi | ||
| Genel | click f. | çıtlatmak | ||
| Genel | click f. | çıtırdatmak | ||
| Genel | click f. | tıkırdamak | ||
| Genel | click f. | şaklatmak | ||
| Genel | click f. | çıtırdamak | ||
| Genel | click f. | çıt etmek | ||
| Genel | click f. | tıkırdatmak | ||
| Genel | click f. | jetonu düşmek | ||
| Genel | click f. | uyuşmak | ||
| Genel | click f. | başarmak | ||
| Genel | click f. | çıtlamak | ||
| Genel | click f. | tutulmak | ||
| Genel | click f. | kanı kaynamak | ||
| Genel | click f. | kapanıvermek | ||
| Genel | click f. | mandallamak | ||
| Genel | click f. | çıt sesi çıkarmak | ||
| Genel | click f. | sükse yapmak | ||
| Genel | click f. | şansı olmak | ||
| Genel | click f. | ses çıkarmak | ||
| Genel | click f. | gıdaklamak | ||
| Genel | click f. | (ufak bıçakla, kesme makinesiyle) parçalar kesmek | ||
| Genel | click f. | (düğmeye basarak) açmak veya kapamak | ||
| Genel | click f. | zap yapmak | ||
| Genel | click f. | televizyon kumandasıyla (kanalları) gezmek | ||
| Genel | click f. | tıklayarak ilerlemek | ||
| Genel | click N. | klik sesi | ||
| Reklam | ||||
| Reklam | click f. | (internet sitesine) girmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | click i. | çıt sesi | ||
| Teknik | click i. | kilit dili | ||
| Teknik | click i. | tik | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | click i. | tıklatma | ||
| Bilgisayar | click f. | fareyle üstüne tıklayarak seçmek | ||
| Bilgisayar | click expr. | tıklat | ||
| Bilgisayar | click expr. | tıkla | ||
| Bilgisayar | click expr. | tıklatın | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | click i. | kastanyola | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | click i. | kalp rahatsızlıklarıyla bağlantılı kısa ve tiz bir kalp sesi | ||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | click f. | (at) ayağıyla metalik ses çıkarmak | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | click i. | şaklama | ||
| Dilbilim | click i. | bir afrika dil ailesi | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | click i. | bir kilometre | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | click i. | ateşli silah gezindeki geçiş hareketi | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | click i. | ritmi vurgulamak için yapılan hızlı baton hareketi | ||
| Müzik | click f. | batonun hareketini hızlandırarak ritmi vurgulamak | ||
| Engineering | ||||
| Engineering | click i. | mandal mekanizmasında kilit elemanın ardışık kilitleme konumları arasındaki hareketi | ||
| Argo | ||||
| Argo | click i. | kilometre | ||