collapses - Türkçe İngilizce Sözlük

collapses

collapses — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çöküş, çökmek
Okunuş (IPA):
(AmE /kəˈlæps/ – BrE /kəˈlæps/)
Terim Türü:
İsim: collapse; Fiil: collapse (collapses – collapsed – collapsing)
Yapısal, ekonomik veya psikolojik bir sistemin ani biçimde dağılmasını tanımlar; dramatik sonuç çağrışımı taşır. Latince collabi (“birlikte düşmek”) kökünden gelir.
Eş Anlamlılar:
breakdown
Zıt Anlamlılar:
stability

"collapses" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
collapse i. çöküş
There was an inexplicable collapse in gold prices.
Altın fiyatlarında açıklanamayan bir çöküş yaşandı.

More Sentences
collapse f. yığılmak
As soon as he gets home he collapses on the settee and watches football on TV.
Eve gelir gelmez kanepeye yığılır ve televizyonda futbol izler.

More Sentences
collapse f. çökmek
The website collapsed as soon as the sales started.
Satışlar başlar başlamaz internet sitesi çöktü.

More Sentences
collapse i. çöküntü
Genel
collapse i. yıkılma
The house was on the verge of collapse.
Ev yıkılmanın eşiğindeydi.

More Sentences
collapse i. arızalanma
We are experiencing a system collapse - please try again later.
Sistemimizde bir arızalanma mevcuttur; lütfen daha sonra tekrar deneyin.

More Sentences
collapse i. baygınlık
Our teacher suffered a collapse this morning, but she is well now.
Öğretmenimiz bu sabah baygınlık geçirmişti ama şimdi durumu iyi.

More Sentences
collapse f. düşmek
The government collapsed after a vote in parliament.
Parlamentodaki bir oylamadan sonra hükümet düştü.

More Sentences
collapse f. yıkılmak
Its walls have collapsed in recent years.
Son yıllarda duvarları yıkıldı.

More Sentences
collapse f. katlanmak
All four sides of this camp table collapse, so it can fit in your car.
Bu kamp masasının dört tarafı da katlanabiliyor, bu sayede arabanıza sığabilir.

More Sentences
collapse f. yere yığılmak
She suddenly fainted, but I managed to hold her before she collapsed.
Aniden bayıldı ama yere yığılmadan önce onu tutmayı başardım.

More Sentences
collapse f. (fiyat) düşmek
The price of rice collapsed from excess supply.
Pirinç fiyatı arz fazlası nedeniyle düştü.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
collapse f. çökmek
The website collapsed as soon as the sales started.
Satışlar başlar başlamaz internet sitesi çöktü.

More Sentences
Siyasal
collapse f. yıkılmak
Its walls have collapsed in recent years.
Son yıllarda duvarları yıkıldı.

More Sentences
Medikal
collapse i. yıkılma
The house was on the verge of collapse.
Ev yıkılmanın eşiğindeydi.

More Sentences
Psikoloji
collapse i. çöküş
There was an inexplicable collapse in gold prices.
Altın fiyatlarında açıklanamayan bir çöküş yaşandı.

More Sentences
Genel
collapse i. bunalım
collapse i. yığılma
collapse i. başarısızlık
collapse i. izmihlal
collapse i. yıkılış
collapse i. yığma
collapse i. çökkünlük
collapse i. suya düşme
collapse i. kollaps
collapse i. düşüş
collapse i. göçme
collapse i. çökme
collapse i. kolaps
collapse f. cesaretini kaybetmek
collapse f. çökertmek
collapse f. bozulmak
collapse f. suya düşmek
collapse f. sönmek (balon)
collapse f. açılır kapanır olmak (iskemle/masa)
collapse f. göçmek
collapse f. göçürmek
collapse f. göçertmek
collapse f. yıkmak
collapse f. cesaretini yitirmek
collapse f. başarısız olmak
collapse f. suya düşmek (proje/plan)
collapse f. bir sonuca bağlanmadan dağılmak
collapse f. portatif olmak
collapse f. çöktürmek
collapse f. katlamak
collapse f. güçten düşmek
collapse f. sinirsel çöküntü yaşamak
collapse f. sinir krizi geçirmek
Ticaret/Ekonomi
collapse f. birdenbire düşmek
collapse f. büyük başarısızlığa uğramak
Teknik
collapse i. arıza veya bozulma
collapse i. çökme
collapse i. göçme
collapse i. içe yıkılma
collapse f. ani olarak bozulmak
collapse f. kapatmak
Bilgisayar
collapse i. çökertme
collapse f. daraltmak
collapse expr. daralt
collapse expr. seviye daralt
Bilişim
collapse f. daraltmak
collapse f. katlamak
İnşaat
collapse i. çökme
Otomotiv
collapse i. yıkma
Medikal
collapse i. göçme
collapse i. kollapsus
Gıda
collapse i. bayılma
collapse i. çökme
Deniz Biyolojisi
collapse i. çökme göçme
collapse i. çöküm

"collapses" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 105 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
percentage of total collapse i. toplam çökme oranı
business collapse i. şirketin batması
collapse period i. çöküş süreci
collapse of public order i. kamu düzeninin çökmesi
collapse of i. -in çökmesi
moral collapse i. ahlaki çöküş
collapse of law i. hukuğun çöküşü
collapse from tiredness f. apışmak
cause to collapse f. çökertmek
not to collapse f. dimdik ayakta durmak
collapse from exhaustion f. bitkin düşmek
(someone's world) collapse around him/her f. dünyayı başına yıkmak
roof collapse f. çatı çökmek
collapse in a heap f. yığılıp kalmak
collapse like a paper castle f. kağıttan kale gibi çökmek
collapse in sobs f. hıçkırıklara boğulmak
Öbek Fiiller
collapse into f. (bir şeyin içine) çökmek
collapse into f. (üzüntü vb gibi) bir şeyin içine düşmek
collapse into f. içine yıkılmak
collapse under someone or something f. inmek
collapse under someone or something f. göçmek
collapse under someone or something f. birinin ya da bir şeyin etkisiyle çökmek
collapse under someone or something f. yere yığılmak
collapse into (something) f. (depresyona , umutsuzluğa) girmek
collapse into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) kendini atmak
collapse under f. çökmek
collapse under f. göçmek
collapse under f. yığılmak
collapse into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) yıkılmak
collapse into (something) f. (bir şeyin içine) çökmek
collapse into (something) f. (psikolojik olarak olumsuz bir duruma) girmek/düşmek
collapse into (something) f. (bir şeye/bir şeyin için) düşmek
collapse into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) yığılmak
İfadeler
on the verge of collapse expr. çöküşün eşiğinde
Deyim
collapse in laughter f. kahkahaya boğulmak
collapse in laughter f. kahkahadan kırılmak
collapse about one’s ears f. dünyası başına yıkılmak
collapse around one's ears f. dünyası başına yıkılmak
collapse under the weight of (someone or something) f. (birinin ya da bir şeyin) altında kalmak
collapse under the weight of (someone or something) f. çökmek
collapse under the weight of (someone or something) f. göçmek
collapse in a heap f. yığılıp kalmak
collapse into a heap f. yığılıp kalmak
Ticaret/Ekonomi
financial collapse i. finansal çöküş
financial collapse i. mali çöküş
economic collapse i. ekonomik çöküş
Hukuk
collapse of the underlying basis of the transaction (geschäftsgrundlage/frustration of contract doctrine) i. işlem temelinin çökmesi
collapse of the basis of the transaction (geschäftsgrundlage/frustration of contract doctrine) i. işlem temelinin çökmesi
Siyasal
collapse of government i. hükümetin çökmesi
collapse of an empire i. bir imparatorluğun çöküşü
collapse of the country i. ülkenin çöküşü
Teknik
collapse slump i. yıkılış çökmesi
collapse earthquake i. çöküntü depremi
saturation collapse i. doygunluktan dolayı çökme
saturation collapse i. doygunluk çökmesi
collapse earthquake i. çöküntü yersarsıntısı
collapse earthquake i. çöküntü yeroynaması
collapse resistance i. göçme direnci
Bilgisayar
collapse all expr. tümünü daralt
collapse items expr. öğeleri daralt
collapse all conversations expr. tüm iletişimleri daralt
collapse parent expr. üst öğeyi daralt
Bilişim
collapse to f. daraltmak
Telekom
edge collapse i. ayrıt çökertme
congestion collapse i. tıkanıklıktan dolayı çökme
Elektrik
voltage collapse i. gerilim çökmesi
İnşaat
collapse failure i. göçme
Otomotiv
piston collapse i. piston çökmesi
piston collapse i. piston çökmesi
Havacılık
full frontal collapse i. önden kapanma
Denizcilik
collapse doline i. çöküntü dolini
Medikal
lung collapse i. akciğer kollapsı
cardiovascular collapse i. kardiyovasküler kolaps
sudden cardiovascular collapse i. ani kardiyovasküler kollaps
alveolar collapse i. alveollerin kapanması
cardiovascular collapse and respiratory failure i. kardiyovasküler kollaps ve solunum yetersizliği
cardiovascular collapse i. kardiyovasküler kollaps
facial collapse i. yüz çökmesi
Fizik
collapse of vacancies i. atom boşlukları çökmesi
Gökbilim
gravitational collapse i. kendi kütleçekiminin etkisi ile gökcisminin içe doğru patlayıp küçülerek daha yoğun bir hale gelmesi
gravitational collapse i. kütleçekiminin etkisiyle yıldızlararası gazdan yıldızların, yıldız kümelerinin ve galaksilerin oluşumu
direct collapse black hole i. direkt çöküş kara deliği
direct collapse black hole (dcbh) i. direkt çöküş kara deliği
direct collapse black hole (dcbh) i. doğrudan çökmüş kara delik
core-collapse supernova i. içe çökmeli süpernova
gravothermal collapse i. gravotermal çöküş
gravitational collapse i. kütleçekimsel çöküş
core collapse i. çekirdek çöküşü
direct collapse black hole (dcbh) i. süpernova patlaması sonrası değil doğrudan gaz bulutlarının kütleçekimi altında çökmesiyle oluşan kara delikler
core collapse i. yıldızın çekirdeğine çökmesi
core-collapse supernova i. çekirdeğe çökmeli süpernova
core collapse i. çekirdeğe çöküş
Arıcılık
colony collapse syndrome i. koloni çöküş sendromu
colony collapse disorder i. koloni çöküş sendromu
Sosyal Bilimler
civilizational collapse i. toplumsal çöküş
societal collapse i. toplumsal çöküş
Çevre
bank collapse i. sedde yıkılması
collapse of basin i. çöküntü havzası
collapse of volcanic edifice i. volkan tepesinin çökmesi
Jeoloji
collapse potential i. çökme potansiyeli
internal structure collapse i. iç yapı çökmesi
collapse in on itself f. kendi üzerine çökmek
collapse in on itself f. kendi içine çökmek
Askeri
collapse depth i. ezilme derinliği
collapse of landing gear i. iniş takımının çökmesi