| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | commodity i. | emtia | ||
|
So we look forward to this communication on commodities which the Commission has promised. Bu nedenle Komisyon'un söz verdiği emtialara ilişkin bu bildirimi dört gözle bekliyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | commodity i. | meta | ||
|
Today, data is the most valuable commodity. Günümüzde veri en değerli meta. More Sentences |
||||
| Genel | commodity i. | mal | ||
|
It is also crucial to preserve water and biodiversity as public commodities. Su ve biyoçeşitliliğin kamu malı olarak korunması da çok önemlidir. More Sentences |
||||
| Genel | commodity i. | ürün | ||
|
As you know, cigarettes are not a tax-free commodity. Bildiğiniz gibi sigara vergiden muaf bir ürün değildir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | mal | ||
|
It is also crucial to preserve water and biodiversity as public commodities. Su ve biyoçeşitliliğin kamu malı olarak korunması da çok önemlidir. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | commodity i. | emtia | ||
|
So we look forward to this communication on commodities which the Commission has promised. Bu nedenle Komisyon'un söz verdiği emtialara ilişkin bu bildirimi dört gözle bekliyoruz. More Sentences |
||||
| Hukuk | commodity i. | mal | ||
|
It is also crucial to preserve water and biodiversity as public commodities. Su ve biyoçeşitliliğin kamu malı olarak korunması da çok önemlidir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | commodity i. | madde | ||
| Genel | commodity i. | yararlı şey | ||
| Genel | commodity i. | alıp satılan şey | ||
| Genel | commodity i. | ticaret eşyası | ||
| Genel | commodity i. | eşya | ||
| Genel | commodity i. | işe yarayan şey | ||
| Genel | commodity i. | değerli şey | ||
| Genel | commodity i. | temel ürünler | ||
| Genel | commodity i. | temel ihtiyaç malları | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | alınıp satılabilen mal | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | emtea | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | eşya | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | erzak | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | matah | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | madde | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | menkul ticari mallar | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | piyasada alınıp satılan her şey (mal, hizmet, mali varlık veya üretim faktörü vb) | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | ticaret eşyası | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | ticari eşya | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | ticari mal | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | vadeli işleme konu varlık | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | ham madde | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | ana ürün | ||
| Ticaret/Ekonomi | commodity i. | esas ürün | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | commodity i. | ticari mal veya eşya | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | commodity i. | bolluk içinde olma | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | refaha erme | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | müreffeh olma | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | avantaj | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | fayda | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | yarar | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | menfaat | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | kolaylık | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | elverişlilik | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | uygunluk | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | amaca uygunluk | ||
| Eski Kullanım | commodity i. | menfaat | ||