contemplation - Türkçe İngilizce Sözlük

contemplation

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

contemplation — Definition

Anlamı ve Tanımı:
derin düşünme, tefekkür
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌkɑːntɛmˈpleɪʃən/ – BrE /ˌkɒntɛmˈpleɪʃən/)
Terim Türü:
İsim: contemplation (uncountable)
Uzun süreli ve yoğun düşünme hâli anlamına gelir. Latince contemplari kökünden gelen sözcük, dikkatle göz önünde tutma fikrini taşır. Felsefe ve maneviyatta, içsel sorgulamayı belirtir
Eş Anlamlılar:
reflection
Zıt Anlamlılar:
distraction

"contemplation" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
contemplation i. düşünceye dalma
Genel
contemplation i. düşünme
After some contemplation, we decided to get some tickets.
Biraz düşündükten sonra bilet almaya karar verdik.

More Sentences
contemplation i. tefekkür
The elder monk spent all the day in contemplation.
Yaşlı keşiş bütün gününü tefekkürle geçirdi.

More Sentences
contemplation i. tefekkür
The elder monk spent all the day in contemplation.
Yaşlı keşiş bütün gününü tefekkürle geçirdi.

More Sentences
contemplation i. tasarlama
contemplation i. dikkatle seyretme
contemplation i. umma
contemplation i. dalma
contemplation i. derin düşünce
contemplation i. dikkatle izleme
contemplation i. düşünüp taşınma
contemplation i. niyet
contemplation i. derin düşünme
contemplation i. temaşa
contemplation i. bekleme
contemplation i. düşünceye dalma
contemplation i. beklenti
contemplation i. müşahede
contemplation i. muhakeme etme
Hukuk
contemplation i. mülahaza
Dini
contemplation i. (hristiyanlıkta) derin düşünme
contemplation i. (hristiyanlıkta) ibadet sırasında zihni ve ruhu tanrı'ya odaklama

"contemplation" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pre-contemplation i. karar öncesi
contemplation [obsolete] i. dikkat
contemplation [obsolete] i. önem
contemplation [obsolete] i. talep
contemplation [obsolete] i. temenni
contemplation [obsolete] i. değerlendirme
contemplation [obsolete] i. ilgi
contemplation [obsolete] i. rica
contemplation [obsolete] i. ilgilenilmesi istenen şey
contemplation [obsolete] i. dilekçe
contemplation [obsolete] i. düşünme
self-contemplation i. kendi kendine düşünme
self-contemplation i. kendi düşüncelerinde boğulma
self-contemplation i. kendi istek ve davranışları üzerine kafa patlatma
have in contemplation f. dikkate almak
have in contemplation f. göz önünde bulundurmak
have in contemplation f. niyetinde olmak
in contemplation of ed. ihtimalini göz önüne alarak
in contemplation of ed. düşüncesiyle
Deyim
navel-contemplation i. diğer meseleleri bir kenara bırakıp tek bir meseleye odaklanma
navel-contemplation i. etrafındaki kimseyi dikkate almama
navel-contemplation i. sadece kendini ve kendi sorunlarını düşünme
navel-contemplation i. etrafını görmeme
navel-contemplation i. sadece kendi sorunlarına odaklanma
Hukuk
contemplation of death i. birinin ölümünü bekleme
contemplation of insolvency i. aciz olasılığı
contemplation of bankruptcy i. iflası umma
contemplation of bankruptcy i. iflas beklentisi
Star Wars
contemplation gardens i. düşünce bahçeleri
contemplation balcony i. düşünce balkonu
contemplation stations i. düşünce istasyonları