cousin - Türkçe İngilizce Sözlük

cousin

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cousin — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kuzen, akraba çocuk
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkʌzən/ – BrE /ˈkʌzən/)
Terim Türü:
İsim: cousin (cousins)
Anne-babanın kardeşlerinin çocuklarını veya daha geniş akrabalık ağında benzer düzeydeki akrabayı tanımlamaktadır. Fransızca cousin sözcüğünden gelir; Latincedeki “kardeş çocukları” fikri modern dilde akrabalığı sınıflandıran temel terimlerden biri olarak yerleşmiş, “first/second cousin” gibi derecelendirmelerle ayrıntılanmıştır.
Eş Anlamlılar:
relative, kin
Zıt Anlamlılar:
stranger, unrelated person

"cousin" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cousin i. kuzen
It is common amongst the monarchs to marry your cousin.
Hükümdarlıklarda kuzenler arası evliliğe sıkça rastlanır.

More Sentences
Genel
cousin i. amca kızı
Nobody knows that we're cousins.
Bizim amca kızları olduğumuzu kimse bilmiyor.

More Sentences
cousin i. amca oğlu
Nobody knows that we're cousins.
Amca oğulları olduğumuzu hiç kimse bilmiyor.

More Sentences
cousin i. akraba
This dog breed is a close cousin to wolves.
Bu köpek türü kurtlarla yakın akrabadır.

More Sentences
cousin i. kuzin
cousin i. amcazade
cousin i. teyze çocuğu
cousin i. hala kızı
cousin i. hala oğlu
cousin i. teyze oğlu/kızı
cousin i. dayı oğlu/kızı
cousin i. dayı oğlu
cousin i. daha güçsüz bir rakibe sürekli ve kolayca yenilen oyuncu
cousin i. uzun zamandır tanınan kimse
cousin i. etnik veya kültürel olarak benzer bir ırka veya halka mensup kimse
cousin i. yakın tür
cousin i. benzer örnek
cousin exclam. hükümdarlar veya üst kademeden soyluların birbirine kullandığı bir hitap kelimesi
cousin N. akraba çocuk

"cousin" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 81 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
first cousin i. teyze çocuğu
first cousin i. ilk kuzen
cousin german i. öz kuzen
cross-cousin marriage i. akraba evliliği
a first cousin once removed i. kuzen çocuğu
a first cousin once removed i. kuzenin çocuğu
a distant cousin i. uzaktan bir kuzen
first cousin twice removed i. kuzen torunu
little cousin i. küçük kuzen
country cousin i. taşralı kimse
male cousin i. erkek kuzen
kissing cousin i. karşılaşınca öpüşülecek kadar samimi olunan uzak akraba
kissing cousin i. birbirine çok benzer iki veya daha fazla şeyden biri
cousin-german i. kuzen
cousin [obsolete] i. enayi
cousin [obsolete] i. budala
cousin [obsolete] i. aptal
parallel cousin i. paralel kuzen
parallel cousin i. teyze veya amcadan olan kuzen
country cousin i. şehre adapte olamamış taşralı akraba
first cousin i. benzeyen birey
first cousin i. yakından bağlantılı unsur
full cousin i. teyze/hala oğlu
full cousin i. amca/dayı oğlu
full cousin i. birinci dereceden kuzen
cousin [dialect] f. uzakta yaşayan akrabaları ziyaret etmek
Konuşma Dili
someone's country cousin i. kaba saba
a country cousin i. taşralı
someone's country cousin i. taşralı
someone's country cousin i. köylü
a country cousin i. kaba saba
a country cousin i. köylü
kissing cousin i. yakından akraba olunmayan ama tanınan/iyi bilinen aile ferdi
a distant cousin i. uzaktan akraba
a distant cousin i. uzak akraba
a country cousin i. yol yordam bilmez tip
a country cousin i. adap bilmez kimse
a country cousin i. taşralı
a country cousin i. köylü
a country cousin i. hödük
Deyim
second cousin i. uzaktan akraba
second cousin i. türevi
first cousin i. yakın akraba
first cousin i. neredeyse aynısı
second cousin i. ikinci dereceden kuzen
second cousin i. az çok benzer
first cousin i. çok benzer
first cousin i. birinci dereceden kuzen
first cousin i. çok benzeyen kimse ya da şey
first cousin i. yakından ilişkili kimse ya da şey
think someone is god's own cousin f. birisinin mükemmel olduğunu düşünmek
think someone is god's own cousin f. birisini göklere çıkarmak
everybody and his cousin zm. çoğu insan
everybody and his cousin zm. sürüyle insan
everybody and his cousin zm. önüne gelen herkes
everybody and his cousin zm. çok sayıda insan
everybody and his cousin zm. herkes
everybody and his cousin zm. cümbür cemaat
everyone and his cousin zm. önüne gelen herkes
everyone and his cousin zm. kalabalık
everyone and his cousin zm. bir sürü kişi
everyone and his cousin zm. cümbür cemaat
everyone and his cousin zm. çoğu insan
everyone and his cousin zm. ipini koparan herkes
everyone and his cousin zm. sürüyle insan
everyone and his cousin zm. çok sayıda insan
everyone and his cousin zm. herkes
Konuşma
I can't come over my cousin is coming expr. gelemiyorum kuzenim geliyor
I can't come over my cousin is coming expr. gelemem kuzenim geliyor
Hukuk
quarter cousin i. çok uzak akraba
quarter cousin i. dördüncü derecede kuzen
second cousin i. kardeş torunu
cater cousin i. dördüncü derecede kuzen
cater cousin i. uzak bir akraba
quater-cousin i. uzak bir akraba
quater-cousin i. dördüncü derecede kuzen
cousin gentian i. birinci derecede kuzen
Sosyal Bilimler
cross cousin i. çapraz kuzen
cross-cousin i. çapraz kuzen
Eski Kullanım
cater-cousin i. yakın arkadaş
Argo
what's buzzin' cousin? expr. neler oluyor?