stranger - Türkçe İngilizce Sözlük

stranger

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stranger — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yabancı, tanımadık kişi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstreɪndʒər/ – BrE /ˈstreɪndʒə/)
Terim Türü:
İsim: stranger (strangers)
Bir topluluğa veya ortama ait olmayan kişiyi tanımlayan kelimedir. Strange kökünden türeyen sözcük, aidiyet ve tanışıklık eksikliği fikrini sosyal bağlama taşır.
Eş Anlamlılar:
outsider, unknown
Zıt Anlamlılar:
acquaintance, native (contextual)

"stranger" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
stranger i. yabancı
Nova felt like a stranger in the new community.
Nova yeni topluluğunda kendini yabancı gibi hissetti.

More Sentences
Genel
stranger i. yabancı
Nova felt like a stranger in the new community.
Nova yeni topluluğunda kendini yabancı gibi hissetti.

More Sentences
Hukuk
stranger i. yabancı
Nova felt like a stranger in the new community.
Nova yeni topluluğunda kendini yabancı gibi hissetti.

More Sentences
Genel
stranger i. yaban
stranger i. el adamı
stranger i. el
stranger i. eloğlu
stranger i. işin yabancısı
stranger i. acemi
stranger i. oturma izni olan yabancı
stranger i. kalıcı oturma izni olan kimse
stranger i. gurbetçi
stranger i. evinden uzakta olup aile evini ziyaret eden kimse
stranger i. misafir
stranger i. ziyaretçi
stranger i. toplulukta kabul görmeyen kimse
stranger i. dışlanan kimse
stranger i. ayrımcılığa uğrayan kimse
stranger i. sıradan vatandaş
stranger i. sıradan kimse
stranger i. dindar olmayan kimse
stranger i. rahip olmayan kimse
stranger i. uzun süredir görüşülmeyen tanıdık
stranger i. akraba olmayan kimse
stranger i. kan bağı bulunmayan kimse
stranger i. akrabalık ilişkisi olmayan kimse
stranger i. aile dışından kimse
stranger i. yeni doğmuş bebek
stranger i. yenidoğan
stranger i. konuya uzak kimse
stranger i. inançsız kimse
stranger i. ruhani açıdan yabancılaşmış kimse
stranger i. bir şeyden uzaklaşmış kimse
stranger i. (halk kültüründe) misafir geleceğine alamet olan durum
stranger s. yabancısı olan
stranger s. yabancıya ait
stranger s. yabancı ile ilgili
stranger s. yabancıl
stranger s. egzotik
stranger N. tanımadık kişi
Konuşma Dili
stranger i. elin oğlu
Hukuk
stranger i. ecnebi
stranger i. taraftar olmayan
stranger i. üçüncü kişi

"stranger" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
being a stranger i. yabancılık
perfect stranger i. hiç bilinmeyen (kimse)
perfect stranger i. tam bir yabancı
perfect stranger i. çok yabancı
stranger rape i. tanımadığı birinin cinsel saldırısına uğrama
stranger [obsolete] i. egzotik şey
stranger [obsolete] i. standart dışı durum
stranger in blood i. aileye yabancı kimse
stranger in blood i. akraba olmayan kimse
stranger [obsolete] i. eğreti duran şey
stranger in blood i. kan bağı bulunmayan kimse
stranger [obsolete] i. alışılmamış özellik
regard as a stranger f. yadırgamak
suffer the difficulties of being a stranger f. yabancılık çekmek
be a stranger to f. yabancısı olmak
be a stranger to f. yabancı olmak (bir yer birine)
be a stranger to something f. fransız kalmak
enter a stranger's car f. bir yabancının arabasına binmek
feel like a stranger f. kendini yabancı hissetmek
become stranger f. yabancılaşmak
feel like a stranger f. yabancı gibi hissetmek
feel like a stranger f. yabancılık hissetmek
be a stranger to f. bir şeye yabancı olmak
stranger [obsolete] f. uzaklaştırmak
stranger [obsolete] f. arasını açmak
stranger [obsolete] f. yabancılaştırmak
not a stranger s. bildik
Atasözü
truth is stranger than fiction gerçek kurgudan daha şaşırtıcıdır
fact is stranger than fiction gerçek kurgudan daha şaşırtıcıdır
Konuşma Dili
complete stranger i. yedi kat yabancı
total stranger i. yedi kat yabancı
stranger to i. -in yabancısı
stranger to i. -e fransız
stranger to i. -e yabancı
some stranger i. elin oğlu
be stranger f. fransız kalmak
Deyim
a total stranger i. tümüyle yabancı
a total stranger i. tamamen yabancı
a perfect stranger i. tümüyle yabancı
a perfect stranger i. tamamen yabancı
little stranger i. ailenin yeni üyesi
little stranger i. aileye yeni katılmış küçük bebek
little stranger i. küçük yabancı
little stranger i. yeni doğmuş bebek
a stranger to (something) i. (bir şeyle) ilgili deneyimsiz kimse
a stranger to (something) i. (bir şey) hakkında deneyimi/bilgisi olmayan kimse
a stranger to (someone or something) i. (birine/bir şeye) fransız
a stranger to (someone or something) i. (birinin/bir şeyin) yabancısı
a stranger to (someone or something) i. (birine/bir şeye) yabancı
a stranger to (something) i. (bir şey) hakkında bilgisiz kimse
be no stranger to something f. (bir şeyi yapmaktan vb.) anlamak
be no stranger to something f. (bir şeye) yabancı olmamak
be no stranger to something f. bir şeyin yabancısı olmamak
be no stranger to something f. bir şeyden anlamak
be no stranger to something f. bir şeye yabancı olmamak
be a stranger to something f. bir şeye fransız kalmak
be no stranger to something f. bir şeye aşina olmak
be a stranger to something f. bir şeye aşina olmamak
be a stranger to something f. bir şeyden anlamamak
be a stranger to something f. bir şeyin yabancısı olmak
no stranger to (something) s. (bir şeyin) yabancısı olmayan
no stranger to (something) s. (bir şeyle) ilk kez karşılaşmamış
no stranger to (something) s. (bir şeye) aşina
no stranger to (something) s. (bir şeye) yabancı olmayan
no stranger to (something) s. (bir şeyde) bilgili
no stranger to (something) s. (bir şeyde) tecrübeli
stranger things have happened expr. mümkün görünmüyor ama imkansız değil
Konuşma
don't be a stranger expr. kendini özletme
I'm a stranger here expr. buranın yabancısıyım
Psikoloji
stranger anxiety i. yabancı kaygısı
passing stranger effect i. geçip giden yabancı etkisi
Argo
perfect stranger i. yedi kat yabancı