crease - Türkçe İngilizce Sözlük

crease

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crease — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kırışık, ütü çizgisi, kırıştırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /kriːs/ – BrE /kriːs/)
Terim Türü:
İsim: crease (creases); Fiil: crease (creases – creased – creasing)
Kumaşta veya kâğıtta oluşan kat izi/kırışığı veya bu izi oluşturmayı tanımlar; isim ve fiil olarak kullanılır. Kökeni Orta İngilizce döneminde “kat izinin belirginleşmesi” fikriyle şekillenmiştir; modern kullanımda “crease-resistant” gibi bileşiklerde teknik bir tekstil özelliğini işaret ederken, yüz çizgileri için de “creases” kullanımıyla anlam genişletmiştir.
Eş Anlamlılar:
fold, wrinkle
Zıt Anlamlılar:
smoothness, flatten

"crease" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
crease i. kırışık
crease f. buruşmak
crease f. buruşturmak
Genel
crease i. kırışıklık
Kimber ironed some of the creases on her dress.
Kimber elbisesindeki bazı kırışıklıkları ütüledi.

More Sentences
crease i. buruşukluk
Kimber ironed some of the creases on her dress.
Kimber elbisesindeki bazı buruşuklukları ütüledi.

More Sentences
crease f. kırışmak
These pants crease very quickly, don't neglect to hang them.
Bu pantolon çok çabuk kırışıyor, askıya asmayı ihmal etme.

More Sentences
Teknik
crease f. kırışmak
These pants crease very quickly, don't neglect to hang them.
Bu pantolon çok çabuk kırışıyor, askıya asmayı ihmal etme.

More Sentences
Otomotiv
crease i. kırışıklık
Kimber ironed some of the creases on her dress.
Kimber elbisesindeki bazı kırışıklıkları ütüledi.

More Sentences
Genel
crease i. ütü çizgisi
crease i. kıvrım
crease i. yatkı
crease i. çizgi
crease i. pot
crease i. kat yeri
crease i. pasta
crease i. kat
crease i. kırma
crease i. buruşuk
crease i. pli
crease f. kırıştırmak
crease f. kırmak
crease f. buruşturmak
crease f. kırma yapmak
crease f. katlanmak
crease f. sıyırmak
crease f. katlamak
crease f. ütülemek
crease f. pli yapmak
crease f. buruşmak
crease f. katıla katıla gülmek
Teknik
crease i. buruşuk
crease i. kırışık
crease i. pli
crease f. buruşmak
crease f. pli yapmak
Tekstil
crease i. kıvrım
crease f. pli yapmak (kumaşta eşit uzunlukta adeta akordiyonu andıran katlamalar yapmak)
Gıda
crease i. iz yapma
İngiliz Argosu
crease i. göt
crease i. kıç

"crease" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crease resistance i. buruşmazlık
crease-proof s. buruşmaz
Öbek Fiiller
crease up f. kırış kırış olmak
crease up f. buruşup kırışmak
crease something up f. bir şeyi buruşturmak
crease something up f. bir şeyi kırıştırmak
crease up f. buruş buruş olmak
Teknik
crease recovery angle i. buruşmazlık açısı
non-crease finish i. buruşmazlık apresi
immediate crease recovery angle i. sıçrayış açısı
permanent crease i. kalıcı plise
milling crease i. dinkleme kırışığı
crease recovery angle i. katlanma açısı
wet crease resistance finish i. yaş buruşmazlık apresi
crease formation i. kırışık oluşumu
crease proof s. buruşmaz
Tekstil
milling crease i. dinkleme kırışığı
crease formation i. kırışık oluşumu
crease recovery angle i. katlanma açısı
crease recovery angle i. buruşmazlık açısı
permanent crease i. kalıcı plise
wet crease resistance finish i. yaş buruşmazlık apresi
immediate crease recovery angle i. sıçrayış açısı
crease-resist finish i. buruşmazlık apresi
crease-proofing i. buruşmazlık bitim işlemi
no-crease wool i. kırışmaz yün kumaş
crease-resistance treatment i. buruşmazlık apresi
crease patterns i. kıvrım desenleri
crease patterns i. katlama desenleri
crease patterns i. kırışık desenleri
crease pattern i. kırışık dokusu
crease pattern i. kıvrım dokusu
crease pattern i. katlama dokusu
crease-free s. kırışıksız
crease-resistant s. buruşmaz
crease-free s. kırışıksız
Otomotiv
crease line i. ütü izi
Medikal
inframammary crease i. meme altı kıvrımı
Anatomi
mandarin crease i. ağzın her iki köşesinin hemen altında yer alan güldürücü kas
Optik
lid crease i. kapak kıvrımı
upper lid crease i. üst kapak kıvrımı
Spor
the crease i. (hokey gibi) bazı oyunlarda hedefin etrafındaki veya önündeki alan
bowling crease i. bovling faul çizgisi
return crease i. her bir atış çizgisinin sağ açısında bulunan iki çizgiden biri
popping crease i. atış çizgisi önünde yer alan beyaz çizgi
popping crease i. (kriket) atış çizgisine yakın bir çizgi
Sanat
crease patterns i. katlama izleri
İngiliz Argosu
batty crease i. popo
batty crease i. göt
batty crease i. kıç
crease up f. kahkahayı patlatmak