crowded - Türkçe İngilizce Sözlük

crowded

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crowded — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kalabalık, sıkışık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkraʊdɪd/ – BrE /ˈkraʊdɪd/)
Terim Türü:
Sıfat: crowded
İnsan veya nesnelerin yoğun biçimde bir arada bulunması durumu. Crowd kökünden türeyen sıfat, doluluk algısıyla yerleşmiştir. Mekânsal betimlemede, daralma ve yoğunluk hissini verir
Eş Anlamlılar:
packed
Zıt Anlamlılar:
spacious

"crowded" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
crowded s. kalabalık (yer)
We are working in a crowded market, colleagues.
Kalabalık bir pazarda çalışıyoruz, meslektaşlarım.

More Sentences
crowded s. kalabalık
Genel
crowded s. dolu
The plane was crowded with tourists.
Uçak turistlerle doluydu.

More Sentences
crowded s. toplanmış (bir yere)
crowded s. mahşeri
crowded s. sıkışık
crowded s. dopdolu
crowded s. tıkış tıkış
crowded s. olay veya deneyimle dolu
crowded s. olay veya deneyim bakımından zengin

"crowded" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crowded profession i. çok rağbet gören meslek
crowded population i. kalabalık nüfus
crowded beach i. kalabalık plaj
crowded streets of the city i. şehrin kalabalık sokakları
be very crowded f. adam almamak
get crowded f. kalabalıklaşmak
be very busy and crowded f. arı kovanı gibi işlemek
be crowded f. kalabalık olmak
get crowded f. kalabalık olmak
become crowded f. kalabalık olmak
become crowded f. kalabalıklaşmak
be crowded with rednecks f. amele kaynamak
be crowded with rednecks f. maganda kaynamak
be crowded with hicks f. maganda kaynamak
very crowded s. mahşer gibi
very crowded s. iğne atsan yere düşmez
very crowded s. tıklım tıklım
very crowded s. çok kalabalık
too crowded s. çok kalabalık
more crowded s. daha kalabalık
in crowded places zf. kalabalık yerlerde
Konuşma Dili
crowded dance floor i. kalabalık dans pisti
be crowded with hicks f. amele kaynamak
be crowded with hicks f. maganda kaynamak
Konuşma
it is very crowded here i. burası çok kalabalık
it was crowded expr. kalabalıktı
Otomotiv
crowded engine compartment i. kalabalık motor bölmesi
Diş Hekimliği
crowded teeth i. çapraşık dişler
Arıcılık
crowded colony i. kalabalık koloni