dahilinde - Türkçe İngilizce Sözlük

dahilinde

"dahilinde" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
dahilinde within ed.
It is within our power to restore the marshes of Iraq.
Irak'ın bataklıklarını eski haline getirmek bizim gücümüz dahilindedir.

More Sentences
Genel
dahilinde inclusive of ed.
dahilinde inside of ed.
dahilinde to ed.
dahilinde with ed.
İfadeler
dahilinde within the compass of expr.
dahilinde within the scope of expr.

"dahilinde" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kudreti dahilinde in the hands of i.
imkan dahilinde oluş earthliness i.
ihtimal dahilinde olmayış improbability i.
telif hakları dahilinde manevi haklar moral rights i.
özellikle bilimsel önemi olan bir şeyin belirli sınırlar dahilinde tutulduğu ve korunduğu tesis containment facility i.
olasılık sınırları dahilinde olan şey the probable i.
imkan dahilinde olan şey grasp i.
ihtimal dahilinde olmama improbableness i.
(abd'nin bazı güney eyaletlerinde) içki satılan fakat müessese dahilinde tüketilemeyen dükkan dispensary i.
(abd'nin bazı güney eyaletlerinde) içki satılan fakat müessese dahilinde tüketilemeyen dükkan işletmecisi dispenser i.
ihtimal dahilinde olmama inverisimilitude i.
belirli sınır dahilinde kalan bölge pale i.
talimatlar dahilinde hareket etmek act in accordance with the instructions f.
imkan dahilinde olmak be within the bounds of possibility f.
kendi olanaklarının dahilinde yaşamak live within one's limits f.
kendi hakları dahilinde hareket etmek act within one's rights f.
hakları dahilinde hareket etmek act within one's rights f.
(bir şey) bilgisi dahilinde olmak be aware of (something) f.
bütçe dahilinde geçimini sağlamak budget f.
bütçe dahilinde yaşamak budget f.
(dini binayı veya alanı) belirli kurallar dahilinde dışarıya kapatmak inclose f.
belirli sınırlar dahilinde serbestçe hareket etmek play f.
belirli bir bölge dahilinde hareket ettirmek pass f.
imkan dahilinde possible s.
tamamı abd toprakları dahilinde olan all-america s.
tamamı abd toprakları dahilinde olan all-american s.
bilgimiz dahilinde olan our s.
imkan dahilinde potentially zf.
ihtisasım dahilinde within my province zf.
imkanı dahilinde in nature zf.
bina ve müştemilatı dahilinde on the premises zf.
ihtimal dahilinde conceivably zf.
kudreti dahilinde at the mercy of zf.
imkan dahilinde possibly zf.
imkan dahilinde within possibility zf.
kendi karar yetkisi dahilinde at its sole discretion zf.
bu şartlar dahilinde under these conditions zf.
boş kontenjan dahilinde on space-available basis zf.
bilgisi dahilinde within one's knowledge zf.
bilgisi dahilinde to the best of its knowledge zf.
bir düzen dahilinde in an orderly manner zf.
sınırlar dahilinde in a kind of way zf.
sınırlar dahilinde in a sort of way zf.
insani araçları ve becerileri dahilinde humanly zf.
bilgisi dahilinde on zf.
daha ihtimal dahilinde sooner zf.
perspektif dahilinde perspectively zf.
dahilinde yerine inside of ed.
Öbek Fiiller
bir plan/program dahilinde çalışmak work to f.
(bir plan, yöntem) dahilinde çalışmak work to (something) f.
(bir şey) dahilinde olmak fall under (something) f.
(bütçesi/kaynakları) dahilinde yaşamak live within f.
dahilinde yaşamak live within f.
belli kurallar/sınırlar/yasalar dahilinde hareket etmek stay within bounds f.
İfadeler
imkanlar dahilinde within the bounds of possibility zf.
olasılık dahilinde within the bounds of possibility zf.
bilgisi dahilinde to the best of (one's) belief zf.
kudreti dahilinde within the means expr.
şümulü dahilinde within the bounds of expr.
hudut dahilinde within the pale expr.
sınırı dahilinde within the bounds of expr.
belirli bir amaç dahilinde with an eye to something expr.
bilgimiz dahilinde to the best of our knowledge expr.
sınırları dahilinde within the borders of expr.
sınırları dahilinde within the limits of expr.
sınırları dahilinde within the boundaries of expr.
kanun dahilinde within the law expr.
kanunlar dahilinde within the laws expr.
anlamı dahilinde within the meaning of expr.
bilgisi dahilinde within the knowledge of (someone) expr.
bilgi dahilinde within the knowledge expr.
kural dahilinde within the rule expr.
planlarımız dahilinde within our plans expr.
aşağıdaki sınırlamalar dahilinde within the following limitations expr.
bilgim dahilinde within my knowledge expr.
bilgimiz dahilinde within our knowledge expr.
devletin hüküm ve tasarrufu dahilinde olan fully owned by the state expr.
kapsam dahilinde within the scope expr.
belli bir ölçü dahilinde to a certain degree expr.
belli bir ölçü dahilinde to a certain extent expr.
ihtimal dahilinde in the realm of possibility expr.
olasılık dahilinde in the realm of possibility expr.
(birinin) kendi sorumluluğu dahilinde at (one's) own peril expr.
(bir şeyi kendi) sorumluluğu dahilinde (yapmak) (do something) at your (own) peril expr.
hakları dahilinde within (one's) rights expr.
kendi hakları dahilinde within (one's) rights expr.
Konuşma Dili
bilgisi dahilinde olmak be well aware that... f.
Deyim
bilgisi dahilinde olmak have an inkling f.
bilgisi dahilinde olmak be well aware of (something) f.
(bir şey) ihtimal dahilinde olmamak be no question of (doing) (something) f.
(birinin) becerileri dahilinde olmak be in line f.
bir şey bilgisi dahilinde olmak be well aware of something f.
(bir şey) bilgisi dahilinde olmak have an inkling (of something) f.
konunun bir kişiyi aşması/bilgisi dahilinde olmayan above one's pay grade s.
olasılık dahilinde within the realms of possibility zf.
imkan dahilinde within the realm of possibility zf.
imkan dahilinde within the realms of possibility zf.
olasılık dahilinde değil beyond the realm of possibility zf.
olasılık dahilinde değil beyond the realms of possibility zf.
olasılık dahilinde within the realm of possibility zf.
makul sınırlar dahilinde in the ballpark zf.
uygulanan kurallar dahilinde fair-and-square zf.
uygulanan kurallar dahilinde fair and square zf.
planlar dahilinde in the works expr.
imkanlar dahilinde within the bounds of possibility expr.
ihtimaller dahilinde within the bounds of possibility expr.
ihtimal dahilinde değil there is no question of expr.
bilgisi dahilinde olmama beyond (one's) pay grade expr.
yetkisi dahilinde olmama beyond (one's) pay grade expr.
olasılık dahilinde değil beyond the realms of possibility expr.
olasılık dahilinde within the realms of possibility expr.
Konuşma
olması ihtimal dahilinde fakat beklenmiyor possible, but not likely expr.
Ticaret/Ekonomi
belirli gerilim sınırları dahilinde kullanılmak üzere tasarlanmış elektrikli teçhizat electrical equipment designed for use within certain voltage limits i.
yetkisi dahilinde olma intra vires i.
bir işçiye fazla çalışma ücreti ödenmesini engellemek için standart çalışma saatleri dahilinde verilen izin compensatory time i.
belirli koşulların belirtilen parametreler dahilinde olması halinde olası bir finansal sonucun matematiksel temsili modeling i.
oran dahilinde prorata s.
(akreditif) limit dahilinde kullanıma hazır revolving s.
belirli koşullar dahilinde sözleşmeye ek borçlanmaya izin veren open-ended s.
yetki dahilinde intra vires zf.
bina veya müştemilatı dahilinde on the premises expr.
imkan dahilinde within possibility expr.
Hukuk
bir ülkenin yürürlükteki yasalarının bir sistem dahilinde bir arada toplanması durumu compiled statutes i.
bir ülkenin yürürlükte olan kanun ve diğer hukuk kurallarırının bir sistem dahilinde bir arada toplanması compiled statutes i.
ormancıların, orman sınırları dahilinde yiyecek, içecek ve barınma talebi hakkı puture i.
(eski ingiliz hukukunda) ormancıların orman sınırları dahilinde yiyecek, içecek ve barınma talep hakkına elverişli arazi terra putura i.
bir rut dahilinde çalışan kimse circuiter i.
lordun yetkisi dahilinde yakalattığı hırsızı yargılama hakkı outfangthief i.
yetkisi dahilinde olmak come under the jurisdiction of f.
yetkisi dahilinde olmak fall within the jurisdiction of f.
yetki dahilinde intra vires expr.
Siyasal
yetkileri dahilinde within the limits of its power i.
savaşların belirli kurallar dahilinde yürütülmesi gerektiğini savunan kuram just war theory i.
kapsamı dahilinde olmak be a part of f.
bir eyalet dahilinde intrastate s.
ülke sınırları dahilinde olan infraterritorial s.
işbu antlaşmanın verdiği yetkiler dahilinde within the limits of the powers conferred by this treaty expr.
işbu anlaşmanın verdiği yetkiler dahilinde within the limits of the powers conferred by this treaty expr.
bilgisi dahilinde with the implicit approval of expr.
bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler and sadder and graver than all these circumstances, those who hold power within the country may be in error, misguided and may even be traitors expr.
Sigortacılık
geminin limanda yattığı süre dahilinde nakliyat sigortacılarının yaptığı prim iadesi lay-up return i.
Turizm
ilave fiyat veya ceza olmaksızın bir seferin iata tarifeleri dahilinde kat edebileceği azami mil adedi maximum permitted mileage i.
Teknik
belirli gerilim sınırları dahilinde kullanılmak üzere tasarlanmış elektrikli teçhizat electrical equipment designed for use within certain voltage limits i.
yangından korunma ürünlerini bilimsel testler ile belirlenen sınırlar dahilinde kullanma bounding i.
yoğunluğun belirlenen sınırlar dahilinde olup olmadığını belirlemek için radyasyon yoğunluğunu test etmek monitor f.
ihtimal dahilinde olmayan improbable s.
olanak dahilinde potentially zf.
Havacılık
beklenen sınırlar dahilinde gerçekleşen ya da erişilen nominal s.
Dilbilim
dili esnek olmayan kurallar dahilinde ele alıp tanımlayan dilbilim prescriptive linguistics i.
Tarih
baron veya lordun yargı yetkisi dahilinde olan şey thanedom i.