distressed - Türkçe İngilizce Sözlük

distressed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

distressed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sıkıntılı, kederli, zor durumda
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈstrɛst/ – BrE /dɪˈstrɛst/)
Terim Türü:
Sıfat
Duygusal olarak rahatsız ve kaygılı olmayı; ayrıca “distressed assets” gibi bağlamlarda finansal zor durumdaki varlığı niteleyen sözcüktür. Distress kelimesinin ortaç biçimidir; modern kullanımda distressed, hem bireysel duygusal çöküntüyü hem de “basınç altında değer kaybeden” finansal durumu aynı kökten taşır.
Eş Anlamlılar:
upset, troubled
Zıt Anlamlılar:
reassured, at ease

"distressed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
distressed s. sıkıntılı
Furthermore, there are often distressing situations among the target groups of this aid.
Ayrıca bu yardımın hedef grupları arasında sık sık sıkıntılı durumlar yaşanmaktadır.

More Sentences
Genel
distressed s. üzüntülü
My mother is very distressed at the treatment she received from your sales representatives.
Annem satış temsilcilerinizden gördüğü muameleden dolayı çok üzüntülü.

More Sentences
distressed s. yoksul
After the financial crisis, many distressed families had to live on the streets.
Mali krizin ardından birçok yoksul aile sokaklarda yaşamak zorunda kaldı.

More Sentences
distressed s. ıstırap içinde
Because of the shotgun wound the animal was clearly distressed.
Av tüfeği yarası nedeniyle hayvan açıkça ıstırap içindeydi.

More Sentences
distressed s. ıstırap içinde
Because of the shotgun wound the animal was clearly distressed.
Av tüfeği yarası nedeniyle hayvan açıkça ıstırap içindeydi.

More Sentences
Mobilya
distressed s. antika görünüm için eskitilmiş
We will buy distressed furniture for our authentic 60's rock'n roll bar.
Otantik 60'lar rock'n roll barımız için bazı eskitilmiş mobilyalar alacağız.

More Sentences
Genel
distressed s. endişeli
distressed s. şanssız
distressed s. sıkkın
distressed s. tükenmiş
distressed s. dertli
distressed s. fakir
distressed s. yıpranmış
distressed s. kahırlı
distressed s. kederli
distressed s. zor durumda
Ticaret/Ekonomi
distressed s. (mal, mülk) hasarlı
distressed s. (mal, mülk) demode
distressed s. (mal, mülk) kullanılmış
distressed s. (mal, mülk) eski
distressed s. (mal, mülk) eski
distressed s. (mal, mülk) değeri düşük
distressed s. (mal, mülk) antika
distressed s. (gayrimenkul) hacizli
distressed s. (gayrimenkul) haciz nedeniyle satılık
distressed s. haciz riski bulunan
distressed s. haczedilebilen
distressed s. el konulabilir
Tekstil
distressed s. (kumaş) solgunlaştırılmış
distressed s. (kumaş) işlenmiş
distressed s. (kumaş) kırıştırılmış
distressed s. (kumaş) eskimiş

"distressed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
distressed area i. fakirliğin yoğun olduğu bölge
be distressed f. kahırlanmak
be distressed by evil eye f. göze gelmek
be distressed f. kasvet çökmek
be distressed by evil eye f. nazar değmek
be very much distressed by someone f. çok üzülmek
be greatly distressed f. temelden sarsılmak
be distressed f. sıkıntısı olmak
be distressed f. sıkıntıda olmak
Ticaret/Ekonomi
distressed area i. yoğun işsizlik bölgesi
distressed securities i. iflas etmiş ya da etmek üzere olan firmaların hisse senetleri
Tekstil
distressed jeans i. eskitilmiş jeans
distressed leather i. eskitilmiş deri
Askeri
distressed submarine personnel i. deniz dibinde hareketsiz kalmış denizaltı personeli
distressed submarine personnel i. acil durumdaki denizaltı personeli