dokunarak - Türkçe İngilizce Sözlük

dokunarak

"dokunarak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
dokunarak by touch zf.
Control your bike by tilting your phone or by touching the screen.
Telefonunuzu eğerek veya ekrana dokunarak bisikletinizi kontrol edin.

More Sentences
dokunarak tactually zf.
dokunarak haptically zf.
dokunarak haptically zf.
dokunarak appulsively zf.

"dokunarak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hayvan kıllarından dokunarak elde edilen kumaştan yapılan çadır haircloth tent i.
dokunarak algılanan özellik tactile property i.
vücudun mahrem olmayan bir yerine dokunarak tahrik olma fetichism i.
habire dokunarak muhabbet eden kimse pawer i.
nesnelere dokunarak olayları algılama psychometry i.
dokunarak muayene etmek palpate f.
dokunarak anlamak perceive by touch f.
elle dokunarak muayene etmek palpate f.
dokunarak giderilmek rub f.
dokunarak keşfetmek feel f.
dokunarak test etmek feel f.
kraliyet asası ile dokunarak onaylamak sceptre [uk] f.
kraliyet asası ile dokunarak onaylamak scepter [us] f.
hemen samimi olup duygularını dokunarak vb. dışa vuran yılışık kimse touchy-feely s.
Öbek Fiiller
(bayrak yarışçısının) uzattığı eline dokunarak yarışa başlamak touch off f.
(bir şeyi bir şeyden) hafifçe dokunarak temizlemek dab something off (of) something f.
(bir şeyi bir şeyden) hafifçe dokunarak temizlemek dab (something) off of (something) f.
ile dokunarak hissetmek feel with f.
ile dokunarak anlamaya çalışmak feel with f.
(birini/bir şeyi) dokunarak bulmaya çalışmak feel around (for someone or something) f.
dokunarak bulmaya çalışmak feel around f.
ile dokunarak incelemek feel with f.
(birini/bir şeyi) dokunarak bulmaya çalışmak feel about (for someone or something) f.
ile dokunarak yoklamak feel with f.
Konuşma Dili
sık sık dokunarak veya öperek abartılı sevgi gösteren kissy s.
Deyim
bir şeyle dokunarak incelemek feel something with something f.
bir şeyle dokunarak anlamaya çalışmak feel something with something f.
bir şeyle dokunarak hissetmek feel something with something f.
bir şeyle dokunarak yoklamak feel something with something f.
(birini/bir şeyi) dokunarak taciz etmek put (one's) hands on (someone or something) f.
(birinin/bir şeyin) yanından hızla hafifçe dokunarak geçmek brush past (someone or something) f.
dokunarak taciz etmek put hands on f.
Bilgisayar
2 kere dokunarak açılan ekran double tap screen i.
dokunarak yazarken parmakların konumlandırıldığı temel tuşlara ait veya ilgili home s.
Tekstil
dokunarak yapılan woven s.
dokunarak yapılmış woven s.
dokunarak üretilmiş woven s.
Psikoloji
cansız nesneye veya vücudun cinsel organ dışındaki bir bölümüne dokunarak haz duyma fetishism i.
nesnelere dokunarak olayları algılayabilen kimse psychometer i.
Patoloji
nesneleri dokunarak tanıma yeteneğinin kaybolması astereognosis i.
Dilbilim
damağa dokunarak dilin ön tarafı ile oluşturulan palatal s.
Tarih
omzuna kılıçla dokunarak şövalye yapmak dub f.
Spor
(golf, futbol, vb.) topa hafifçe dokunarak kolayca yapılan sayı tap-in i.
topa dokunarak atılan gol tap-in i.
Basketbol
ribaunddan dönen topa hafifçe dokunarak sayı yapmak tap in f.
Beysbol
beysbolda topla birine dokunarak oyundan çıkarmak tag someone out f.
beysbolda topla birine dokunarak oyundan çıkarmak tag out f.
Müzik
telli bir enstrümanın titreşen teline dokunarak elde edilen flüt benzeri ses harmonic i.
telli bir enstrümanın titreşen teline dokunarak temel sesten elde edilen armonik ses harmonics i.