eminence - Türkçe İngilizce Sözlük

eminence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

eminence — Definition

Anlamı ve Tanımı:
seçkinlik, üstün konum, itibar
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɛmɪnəns/ – BrE /ˈemɪnəns/)
Terim Türü:
İsim: eminence (eminences)
Bir alanda saygınlık ve üstün tanınırlık düzeyini; ayrıca “yüksek mevki” fikrini tanımlayan sözcüktür. Latince eminentia (“yükselme, belirgin üstünlük”) kökünden gelir; modern kullanımda eminence, “başkalarının üstünde görünür olma” metaforunu saygınlık ve otoriteyle birleştirir.
Eş Anlamlılar:
distinction, prominence
Zıt Anlamlılar:
obscurity, insignificance

"eminence" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
eminence i. yüksek mevki
My life would be totally different with such eminence.
Böyle yüksek bir mevkide hayatım tamamen farklı olurdu.

More Sentences
eminence i. tepe
The archers deployed onto the eminence, sir.
Okçular tepeye konuşlandı, efendim.

More Sentences
eminence i. yüksek bir mevki
eminence i. yüksek yer
eminence i. şöhret
eminence i. itibar
eminence i. saygınlık
eminence i. tümsek
eminence i. yükseklik
eminence i. ün
eminence i. yüksek mevkili kimse
eminence i. büyük başarılar kazanmış kimse
eminence N. seçkinlik
eminence N. üstün konum
Teknik
eminence i. doruk
eminence i. zirve
Medikal
eminence i. eminans
Anatomi
eminence i. kemik üzerinde kasın bağlanması için meydana gelen çıkıntı
eminence i. çıkıntı
eminence i. kabarıklık
eminence i. yumru
Dini
eminence i. kardinal unvanı
eminence i. kardinale hitap ederken kullanılan unvan
Coğrafya
eminence i. kentucky eyaletinde şehir
eminence i. missouri eyaletinde şehir

"eminence" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pre-eminence i. üstünlük
pre-eminence i. üstün olma
eminence grise i. tahtın arkasındaki kuvvet
eminence grise i. perde arkasındaki güç
grey eminence i. gizli danışman
grey eminence i. gizli karar verici
İfadeler
your eminence expr. sayın din büyüğü
his eminence expr. sayın din büyüğü
your eminence expr. sayın kardinal
his eminence expr. sayın kardinal
Deyim
gray eminence i. torpil
gray eminence i. asıl yöneten kişi
gray eminence i. perdenin arkasındaki kişi
gray eminence i. gizli/görünmeyen kuvvet
Siyasal
gray eminence i. gizli yetkili
gray eminence i. başka birinin vasıtasıyla gizli ve özel olarak gayri resmi yetki kullanan kimse
Anatomi
hypothenar eminence i. iç ayabudu kabartısı
iliopectineal eminence i. kalça çatı çıkıntısı
thenar and hypothenar eminence i. iç ve dış aya budu kabartıları
deltoid eminence i. deltoid kasının birleştiği humerusun dışında yer alan kabarıklık
deltoid eminence i. deltoid tüberozite
deltoid eminence i. deltoid eminans