excruciating - Türkçe İngilizce Sözlük

excruciating

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

excruciating — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dayanılmaz, çok şiddetli, acı verici
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈskruːʃieɪtɪŋ/ – BrE /ɪkˈskruːʃieɪtɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Fiziksel ya da duygusal acının “tahammül sınırını aşacak” kadar yoğun olduğunu niteleyen sözcüktür; vurgu gücü yüksektir. Latince excruciare (“çarmıha germek, şiddetle işkence etmek”) kelimesinden gelir; tarihsel olarak “çarmıh acısı” çağrışımı, modern kullanımda “çok şiddetli acı/utanç/sıkıntı” anlamına genişlemiştir.
Eş Anlamlılar:
agonizing, unbearable, intense
Zıt Anlamlılar:
mild, bearable, tolerable

"excruciating" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
excruciating s. dayanılmaz derecede acı veren
The tablets can't relieve excruciating pain.
İlaçlar dayanılmaz derecede acı veren bu sancıyı dindiremiyor.

More Sentences
excruciating s. dayanılmaz
Tom has been in excruciating pain.
Tom'un dayanılmaz bir ağrısı var.

More Sentences
excruciating s. sıkıntılı
The suggestion from the opposition caused an excruciating silence in the council.
Muhalefetin önerisi konseyde sıkıntılı bir sessizliğe neden oldu.

More Sentences
excruciating i. işkence etme
excruciating s. eziyetli
excruciating s. şiddetli
excruciating s. acı veren
excruciating s. işkence edici
excruciating s. büyük acı veren
excruciating s. şiddetli (ağrı)
excruciating s. yoğun
excruciating s. aşırı
excruciating s. sinirlendirici
excruciating s. rahatsız edici
excruciating s. haşat eden
excruciating s. çok kötü
excruciating s. berbat
excruciating s. acı verici
excruciating s. çok şiddetli