formunda - Türkçe İngilizce Sözlük

formunda

"formunda" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

Türkçe İngilizce
Deyim
formunda in the zone expr.
He's in the zone.
O formunda.

More Sentences
Genel
formunda on form zf.
formunda in the form of ed.
Konuşma Dili
formunda in good spirits expr.
Deyim
formunda (as) strong as a horse s.
formunda (as) strong as a lion s.
formunda in fighting form expr.
formunda at (one's) best expr.
formunda in fighting trim expr.
formunda on song expr.
Argo
formunda in rare form expr.

"formunda" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
formunda olmayan unfit s.
Genel
formunda olmama unfitness i.
uç kısmı metalden yapılmış ağır sopa formunda silah maul i.
eski amerikan eğitim sisteminde konuşma veya tez formunda sıkça başvurulan tartışma pratiği forensic i.
çözelti formunda sentetik reçine syrup i.
kapsül formunda ilaç capsule i.
(müzikte) rondo formunda kompozisyon rondo i.
(insan/hayvan formunda) tanrı avatar i.
(ortaçağ'da) tablet formunda litürjik bir nesne pax i.
formunda olmak be at one's best f.
formunda olmamak be out of shape f.
insan formunda temsil etmek humanise f.
insan formunda temsil etmek humanize f.
iskelet formunda yeniden üretmek skeletonize [us] f.
iskelet formunda yeniden üretmek skeletonise [uk] f.
atasözü formunda söylemek proverb f.
formunda olmayan unfit s.
formunda değil off form s.
idman için formunda in condition s.
formunda olmayan soft s.
hayvan formunda olan theriomorphic s.
boğa formunda tauromorphous s.
gözyaşı formunda lachrymiform s.
buhar formunda olan vaporiform s.
madde formunda olan materious [obsolete] s.
lav formunda lavaform s.
spiral formunda heliciform s.
sarmal formunda heliciform s.
kask formunda olan helmeted s.
insan formunda olan human s.
şerit formunda ribbony s.
kurdele formunda ribbony s.
kurdele formunda ribbonlike s.
şerit formunda ribbonlike s.
disk formunda disklike [us] s.
disk formunda disclike [uk] s.
jelatin formunda olan gelatiniform s.
giriş müziği formunda olan preludial s.
prelüt formunda olan preludial s.
hikayeyi tiyatro formunda sunan (tarz) presentational s.
yılan formunda olan serpentiform s.
gaz formunda gaseously zf.
İfadeler
(biri/bir şey) formunda in the form of (someone or something) expr.
(biri/bir şey) formunda in the shape of (someone or something) expr.
Konuşma Dili
insan formunda robot droid i.
formunda olmak get untracked [us] f.
birinin bir şey için yeterince formunda olduğunu düşünmek think someone fit for something f.
formunda değil in bad form expr.
plak formunda on vinyl expr.
birinin formunda/şeklinde in the person of somebody expr.
Deyim
formunda olmamak be off one's game f.
tam formunda olmak be on song f.
formunda olmamak be off one's stroke f.
formunda olmak have a hot hand f.
formunda olmak be on (one's) game f.
formunda değil off (one's) game s.
tam formunda bright-eyed and bushy-tailed expr.
formunda değil not at the races expr.
Teknik
sayıllaştırılmış sonuçları bulanık mantık formunda üreten süreç defuzzification i.
paralelkenar formunda bir araya gelen dört çubuklu mekanizma parallelogram i.
plağın kenarları düzeltilirken çıkan iplik formunda balmumu yonga swarf i.
(metali veya iyonunu) uygun bir ayıraç katarak çözülebilir kompleks formunda bağlamak sequester f.
reçine formunda resiniform s.
Bilgisayar
verileri aynen basılı formunda görüneceği gibi gösteren bilgisayar görüntü ekranı wysiwyg i.
Tekstil
ip formunda ipek sleave i.
İnşaat
geminin transvers formunda orta veya en geniş bölümle aynı biçimde olan kısım straight-of-breadth i.
geminin transvers formunda orta veya en geniş bölümle aynı biçimde olan kısım dead flat i.
Boyacılık
sülfat formunda kullanılan bir oksazin boyası nile blue i.
Petrol
bütan ağırlıklı ve gaz formunda bir petrol ürünü cymogene i.
Maden
lif formunda nemaline i.
nodül formunda oluşan (cevher) nodulated s.
nodül formunda oluşan (cevher) noduled s.
Medikal
su, oksijen veya ilacın solunan hava formunda uygulandığı bir tedavi yöntemi inflation therapy i.
vücuttan damla formunda beraberce atılmış tükürük ve mukus ile ilgili nummulated s.
(anestetik) buhar formunda verilen inhalational s.
Anatomi
yarım ay formunda vücut bölümü semilunar i.
Eczacılık
eroin gibi opioid uyuşturucu ve alkol bağımlılıklarını tedavi etmek için hidroklorür formunda kullanılan sentetik bir opioid antagonisti naltrexone i.
analjezik olarak hidroklorür formunda kullanılan sentetik bir opioid narkotik nalbuphine i.
hipertansiyonu tedavi etmek için hidroklorür formunda kullanılan damar genişletici bir ilaç nicardipine i.
hipertansiyon ve anjina pektoris için reçete edilen tablet formunda damar genişletici bir ilaç markası norvasc® i.
astım tedavisinde kullanılan sodyum tuzu formunda bir antiinflamatuar ilaç nedocromil i.
tırnak mantarı tedavisinde hidroklorür formunda kullanılan mantar önleyici bir ilaç terbinafine i.
serotonin geri alım inhibitörü sınıfındaki venlafaksin formunda bir antidepresan markası effexor® i.
migreni önlemek için maleat formunda kullanılan bir ilaç methysergide i.
genellikle nitrat formunda verilen bir antifungal madde monistat® i.
hipertansiyon tedavisinde medoksomik ester formunda kullanılan bir anjiyotensin II reseptör blokeri ilacı olmesartan i.
bitkinin genellikle toz veya reçine formunda olan ve çabuk etki gösteren arıtılmamış özü concentration i.
hidroklorür formunda koroner vazodilatör olarak kullanılan bir kalsiyum kanal blokeri diltiazem i.
influenza tedavisinde ve önlenmesinde fosfat formunda kullanılan bir antiviral ilaç oseltamivir i.
aromatik çay formunda doğal ilaç species i.
hidroklorür formunda verilen bir sakinleştirici fenotiyazin ilacı propiomazine i.
Parazitbilim
çok sayıda turbellarya türünde bulunan pürüzsüz, çubuk veya iğ formunda olan çok küçük bir tür yapı rhabdite i.
yassıkurdun derisinde bulunan pürüzsüz, çubuk veya iğ formunda çok küçük yapı rhabdoid i.
Gıda
un formunda konsantre balık proteini fish flour i.
un formunda konsantre balık proteini fish protein concentrate i.
Mutfak
(içecek) buzlu püre formunda frozen s.
Fizik
20. yüzyılda fizik deneylerinde kullanılan simit formunda bir reaktör zeta i.
Kimya
özellikle sülfat formunda kullanılan bir bronkodilatör (bronşları genişleten madde) terbutaline i.
cis ve trans formlarında bilinen ve terpin hidrat formunda kolayca elde edilebilen kristalli doymuş bir terpenoid glikol terpinol i.
sıradan borik asit ısıtılarak oluşturulan ve özellikle tuz formunda ortaya çıkan bir dibazik asit tetraboric acid i.
yalnızca türevlerinin formunda mevcut olan bir asit allophanic acid i.
normal sıcaklıkta buz formunda kristalleşen asit glacial acid i.
başlıca vandanat tuzları formunda bilinen bir vanadyum oksiasidi orthovanadic acid i.
aerosol formunda bir kloroflorokarbon markası freon® i.
kav mantarından hazırlanan çubuk formunda süngerimsi havai fişek materyali funk i.
kav mantarından hazırlanan çubuk formunda süngerimsi havai fişek materyali punk i.
(çözünmeyen katıyı karıştırarak) süspansiyon formunda tutmak suspend f.
asit formunda acid forming s.
eter formunda olan etheriform s.
karbon bileşiği formunda olan organic s.
Biyoloji
trigliserit formunda yağ hücreleri adipocytes i.
geometrik taban formunda benzerlik homomorphy i.
rulo formunda kan hücreleri rouleau i.
coccidioides cinsi mantarların parazit formunda meydana gelen kalın duvarlı ve endosporu çevreleyen küresel yapı spherule i.
embriyo formunda embryoniform s.
monad formunda olan monadiform s.
hücre formunda cytoid s.
pul formunda squamiform s.
Biyokimya
idrar formunda nitrojen salgılama ureotelism i.
(kas ve kıkırdak benzeri) çeşitli dokularda sülfat formunda bulunan bir glikozaminoglikan chondroitin sulfate i.
şeker elementinin piranoz formunda olduğu glikozit pyranoside i.
idrar formunda nitrojen salgılayan ureotelic s.
Deniz Biyolojisi
pentacrinus cinsine benzeyen larva formunda denizlalesi pentacrinoid i.
(larva formunda denizlalesi) pentacrinus cinsine benzeyen pentacrinoid s.
Zooloji
(taksonomik hayvan isimlerinde) … formunda anlamına gelen son ek -iformes snk.
Botanik
sri lanka ve hindistan'da bektaşi üzümü tadında mor meyveleri için yetiştirilen, dikenli çalılık formunda ağaççık ketembilla i.
sri lanka ve hindistan'da bektaşi üzümü tadında mor meyveleri için yetiştirilen, dikenli çalılık formunda ağaççık kitembilla i.
sri lanka ve hindistan'da bektaşi üzümü tadında mor meyveleri için yetiştirilen, dikenli çalılık formunda ağaççık ceylon gooseberry (dovyalis hebecarpa) i.
sri lanka ve hindistan'da bektaşi üzümü tadında mor meyveleri için yetiştirilen, dikenli çalılık formunda ağaççık kitambilla i.
sri lanka ve hindistan'da bektaşi üzümü tadında mor meyveleri için yetiştirilen, dikenli çalılık formunda ağaççık ketembilla tree i.
tüp formunda bir yaprak vaginant leaf i.
silikua formunda olan siliquiform s.
silikua formunda olan siliculose s.
Sosyal Bilimler
hayvan formunda olma zoomorphy i.
ruhani amaçlarla cilde yazı veya resim formunda yapılan işaret dermography i.
Edebiyat
avrupa hiciv eserlerinde görülen inek formunda devasa bir canavar chichevache i.
monolog formunda yazılmış edebi eser monolog i.
cynghanedd formunda yazılmış kafiye cynghanedd i.
gazel formunda şiir ghazal i.
gazel formunda şiir gasal i.
gazel formunda şiir gazel i.
gazel formunda şiir ghasel i.
Dilbilim
(ingilizce'de) şimdiki zaman formunda yardımcı fiilin atıldığı kullanım zero auxiliary i.
Dini
hayvan formunda olan tanrılara ibadet etme theriolatry i.
hayvan formunda olan tanrılara ibadet etme theriomorphism i.
tanrıların hayvan formunda temsili zoomorphism i.
Jeoloji
ortorombik kristal formunda, magnezyum silikat içeren bir piroksen minerali enstatite i.
monoklinik kristal formunda hidratlı kalsiyum demir alüminyum silikattan oluşan yeşil bir mineral epidote i.
kare sekiz yüzlü formunda bulunan lila veya sarı renkli bir mineral romeine i.
kolon formunda basaltiform s.