hen - Türkçe İngilizce Sözlük

hen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hen — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tavuk
Okunuş (IPA):
(AmE /hɛn/ – BrE /hɛn/)
Terim Türü:
İsim: hen (hens)
Dişi tavuğu ve mecazda korunmaya muhtaçlığı anlatan sözcüktür. Eski İngilizce henn, evcil hayvan adlandırmasının erken örneklerindendir.
Eş Anlamlılar:
chicken
Zıt Anlamlılar:
rooster

"hen" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hen i. tavuk
Hens can be aggressive to people while sitting on eggs.
Tavuklar yumurtalarının üzerinde kuluçkadayken saldırgan olabilirler.

More Sentences
Genel
hen i. tavuk
Hens can be aggressive to people while sitting on eggs.
Tavuklar yumurtalarının üzerinde kuluçkadayken saldırgan olabilirler.

More Sentences
hen i. dişi kuş
The visitors can see many hens of various species in this zoo.
Ziyaretçiler bu hayvanat bahçesinde çeşitli türlerden çok sayıda dişi kuş görebilirler.

More Sentences
Zooloji
hen i. tavuk
Hens can be aggressive to people while sitting on eggs.
Tavuklar yumurtalarının üzerinde kuluçkadayken saldırgan olabilirler.

More Sentences
Genel
hen i. dişi
hen i. geveze kadın
hen i. anaç kimse
Konuşma Dili
hen i. kadınların bekarlığa veda partisine katılan kadın konuk
Gıda
hen i. yumurta tavuğu
Mutfak
hen i. pişirmeye uygun olgun tavuk eti
Deniz Biyolojisi
hen i. bazı su hayvanlarının (ahtapot, ıstakoz) dişisi
hen i. erişkin dişi balık
Argo
hen i. yaşlı dedikoducu kadın
hen i. karı
İngiliz Argosu
hen ünl. canım
hen ünl. hayatım
hen ünl. tatlım

"hen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hen coop i. tavuk kafesi
broody hen i. gurk
heath hen i. step tavuğu
jungle hen i. orman tavuğu
marsh hen i. sutavuğu
broody hen i. kuluçka
hen harrier i. mavidoğan
hen harrier i. gökçe delice
gray hen i. dişi keklik
guinea hen i. afrika tavuğu
broody hen i. gurk tavuk
hen night i. düğünden önce kadınların kendi aralarında yaptığı eğlence
hen do i. düğünden önce kadınların kendi aralarında yaptığı eğlence
hen party i. düğünden önce kadınların kendi aralarında yaptığı eğlence
hen's night i. kadınların bekarlığa veda partisi
hen's night i. düğünden önce kadınların kendi aralarında yaptığı eğlence
hen party i. kadınların bekarlığa veda partisi
tappit-hen i. topuzlu kapağı olan büyük kupa
tappit hen i. çeyrek galonluk bir ölçme kabı
hen-peck i. başının etini yeme
hen-peck i. dır dır etme
hen-peck i. kılıbık eş
hen-peck i. kılıbık koca
grey-hen i. taştan yapılmış büyük içki şişesi
set the hen f. kuluçkaya yatırmak
hen [dialect] f. fırlatmak
hen-peck f. (kocayı) dır dır ederek baskı altına almaya çalışmak
hen [dialect] f. atmak
hen-peck f. sürekli söylenerek rahatsız etmek
hen-peck f. sürekli şikayet ederek rahatsız etmek
hen-hearted s. ödlek
hen-hearted s. korkak
hen [dialect] zf. bu nedenle
hen [dialect] zf. bunun sonucu olarak
hen [dialect] zf. bu yüzden
hen [dialect] zf. dolayısıyla
hen [dialect] zf. bunun için
hen [dialect] [scotland] expr. kuşum
hen [dialect] [scotland] expr. güzelim
hen [dialect] [scotland] expr. çiçeğim
Atasözü
a whistling woman and a crowing hen are neither fit for god nor men kadına yakışık olmaz anlamında atasözü
a whistling woman and a crowing hen are neither fit for god nor men kadının yeri evidir anlamında atasözü
a whistling woman and a crowing hen are neither fit for god nor men kadın yerini bilmeli anlamında atasözü
a whistling woman and a crowing hen are neither fit for god nor men kadınlar erkek fatmalık yapmamalıdır
a whistling woman and a crowing hen are neither fit for god nor men kadınlar maskülen davranışlar sergilememelidir
a whistling woman and a crowing hen are neither fit for god nor men kadınların erkek gibi davranması uygun değildir
Konuşma Dili
mother hen i. anaç
hen [uk/australia] i. (bekarlığa veda partisinde) gelin adayı
hen [uk/australia] i. (bekarlığa veda partisinde) müstakbel gelin
hen-ree! henry aldrich! coming, mother! expr. henry! henry aldrich! geliyorum anne!
hen-ree! henry aldrich! coming, mother! expr. popüler bir radyo programının insanların ağzına dolanmış seslenme ve cevap verme sözü
Deyim
hen's night i. kadınlar için bekarlığa veda partisi
a hen party i. kadınlar için bekarlığa veda partisi
hen party i. kadınlar için bekarlığa veda partisi
a hen night i. kadınlar için bekarlığa veda partisi
a hen night i. bekarlığa veda partisi (bayanlar için)
a hen party i. bekarlığa veda partisi (bayanlar için)
a mother hen i. fazla/aşırı korumacı kimse
a mother hen i. anaç kimse
a mother hen i. anaç tavuk
be as scarce as hen's teeth f. kıran girmek
be as mad as a wet hen f. küplere binmek
be scarcer than hen's teeth f. bulunmaz hint kumaşı olmak
be as scarce as hen's teeth f. bulunmaz hint kumaşı olmak
be as scarce as hen's teeth f. köküne kıran girmek
be scarcer than hen's teeth f. köküne kıran girmek
fussy as a hen with one chick s. anaç tavuk gibi
fussy as a hen with one chick s. çok titiz
fussy as a hen with one chick s. kılı kırk yaran
fussy as a hen with one chick s. ince eleyip sık dokuyan
fussy as a hen with one chick s. yavrulu kedi gibi
fussy as a hen with one chick s. aşırı koruyucu
fussy as a hen with one chick s. koruyucu kollayıcı
fussy as a hen with one chick s. yaygaracı
like a hen with one chicken s. üstüne titreyen
like a hen with one chicken s. yaygaracı
like a hen with one chick s. aşırı koruyucu
like a hen with one chick s. yaygaracı
like a hen with one chicken s. koruyucu kollayıcı
like a hen with one chick s. koruyucu kollayıcı
fussy as a hen with one chick s. aşırı koruyucu
like a hen with one chick s. telaşlı
like a hen with one chicken s. aşırı koruyucu
fussy as a hen with one chick s. üstüne titreyen
fussy as a hen with one chick s. gardiyan gibi
fussy as a hen with one chick s. telaşlı
fussy as a hen with one chick s. aşırı endişeli
like a hen with one chicken s. aşırı endişeli
like a hen with one chick s. gardiyan gibi
like a hen with one chicken s. telaşlı
like a hen with one chick s. üstüne titreyen
like a hen with one chicken s. gardiyan gibi
like a hen with one chick s. aşırı endişeli
madder than a wet hen s. küplere binmiş
madder than a wet hen s. sinirden deliye dönmüş
madder than a wet hen s. tepesi atmış
madder than a wet hen s. sinirden çılgına dönmüş
madder than a wet hen s. çok sinirli
scarce as hen's teeth [old-fashioned] s. çok nadir
rare as hen's teeth s. nadir bulunan
rare as hen's teeth s. az bulunan
rare as hen's teeth s. çok nadir
scarce as hen's teeth [old-fashioned] s. nadir bulunan
scarce as hen's teeth [old-fashioned] s. az bulunan
he who will steal the eggs, will steal the hen. expr. azı çalan çoğu da çalar
a neighbor's hen is as big as a goose expr. komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
as scarce as hen's teeth expr. bulunmaz hint kumaşı gibi
as mad as a wet hen expr. tepesi atmış
as mad as a wet hen expr. küplere binmiş
as mad as a wet hen expr. çok sinirli
as mad as a wet hen expr. çok sinirlenmiş
as scarcer than hen's teeth expr. köküne kıran girmiş
as scarcer than hen's teeth expr. çok nadiren bulunan
as scarce as hen's teeth expr. çok nadiren bulunan
as scarce as hen's teeth expr. köküne kıran girmiş
as mad as a wet hen expr. sinirden deliye dönmüş
as mad as a wet hen expr. sinirden çılgına dönmüş
mad as a wet hen expr. çok sinirli
as scarce as hen's teeth expr. çok nadir bulunan
scarce as hen's teeth expr. çok nadiren olan
scarce as hen's teeth expr. çok nadir bulunan
as scarce as hen's teeth expr. çok nadiren olan
scarcer than hen's teeth expr. çok nadiren olan
scarcer than hen's teeth expr. çok nadiren bulunan
hen's tooth expr. nadir
hen's tooth expr. nadir bulunan
Ticaret/Ekonomi
junior hen bond i. tali derecede güvenceli tahvil
release of hen i. haczin kaldırılması
Parazitbilim
tropical hen flea (echidnophaga gallinacea) i. abd'nin güney bölgelerinde özellikle tavukların başlarında bulunan parazitimsi bir pire
hen flea (echidnophaga gallinacea) i. özellikle tavuk kafasında görülen bir pire
Biyoloji
hen-of-the-woods i. maitake mantarı
hen of the woods i. ağaçların dibinde yetişen ve üst üste binen şapkaları nedeniyle tavuğu andıran yenebilir bir mantar
hen-of-the-woods i. ağaçların dibinde yetişen ve üst üste binen şapkaları nedeniyle tavuğu andıran yenebilir bir mantar
hen of the woods i. maitake mantarı
Deniz Biyolojisi
hen clam i. kuzey amerika'nın güneybatı kıyısına özgü kalın kabuklu bir istiridye
hen clam i. mactridae familyasından olan yenebilir istiridye
hen clam i. mactra ve ilgili cinslerden olan istiridye
sea hen (cyclopterus lumpus) i. küçük, yumuşak ve kalın gövdeli bir kuzey atlantik balığı
sea hen (cyclopterus lumpus) i. deniz tavşanı
Zooloji
crested hen i. ibikli tavuk
hen harrier i. ekin delicesi
marsh hen i. su tavuğu
mud hen i. su tavuğu
water hen i. su tavuğu
orpington hen i. orpington tavuğu
hen harrier i. bayağı doğan
hen harrier i. gök doğan
tappit-hen i. ibikli tavuk
hen harrier i. mavi doğan
hazel hen i. orman tavuğu