inevitable - Türkçe İngilizce Sözlük

inevitable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

inevitable — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kaçınılmaz
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈɛvɪtəbəl/ – BrE /ɪnˈɛvɪtɪbəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Her türlü çabaya rağmen gerçekleşmesi engellenemeyen durumları niteleyen sıfattır. Latince inevitabilis, kaçınılamama fikrini taşır; modern kullanımda kesinlik ve teslimiyet çağrışımı yapar.
Eş Anlamlılar:
unavoidable, certain, destined
Zıt Anlamlılar:
avoidable, preventable, optional

"inevitable" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
inevitable s. kaçınılmaz
It seemed inevitable that they would become friends; they have so much in common.
Arkadaş olmaları kaçınılmaz görünüyordu, çok fazla ortak noktaları vardı.

More Sentences
Genel
inevitable s. kaçınılmaz
It seemed inevitable that they would become friends; they have so much in common.
Arkadaş olmaları kaçınılmaz görünüyordu, çok fazla ortak noktaları vardı.

More Sentences
Teknik
inevitable s. kaçınılmaz
It seemed inevitable that they would become friends; they have so much in common.
Arkadaş olmaları kaçınılmaz görünüyordu, çok fazla ortak noktaları vardı.

More Sentences
Genel
inevitable i. kaçınılmaz şey
inevitable i. kesin şey
inevitable i. mutlak şey
inevitable s. kaçınılamaz
inevitable s. beklenen
inevitable s. malum
inevitable s. mübrem
inevitable s. çaresiz
inevitable s. zorunlu
inevitable s. olması muhakkak
inevitable s. (birinin) yanında tuttuğu
inevitable s. her yere götürülen
inevitable s. olmazsa olmaz
Medikal
inevitable s. inevitabl

"inevitable" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
inevitable abortion i. durdurulamaz düşük
the inevitable consequence of i. olağan sonucu
the inevitable consequence of i. kaçınılamaz/kesin sonucu
bow to the inevitable f. kadere boyun eğmek
become inevitable f. şart olmak
make something inevitable f. kaçınılmaz hale getirmek
make something inevitable f. kaçınılmaz kılmak
something inevitable s. olacak
İfadeler
change is inevitable expr. değişim kaçınılmazdır
Konuşma Dili
an inevitable ending i. kaçınılmaz son
an inevitable ending i. kaçınılmaz sonuç
an inevitable ending i. belli sonuç
bow to the inevitable f. kaçınılmazı kabullenmek
bow to the inevitable f. kaçınılmaza boyun eğmek
bow to the inevitable f. kaderine razı olmak
bow to the inevitable f. kadere boyun eğmek
Deyim
bow to the inevitable f. kadere razı olmak
Konuşma
that was inevitable expr. bu kaçınılmazdı
Hukuk
inevitable accident i. kaçınılmaz kaza