insolent - Türkçe İngilizce Sözlük

insolent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

insolent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
küstah
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɪnsələnt/ – BrE /ˈɪnsələnt/)
Terim Türü:
Sıfat
Saygı sınırlarını aşan, kaba ve meydan okuyucu davranışları niteleyen sıfattır; bu nedenle insolent, yalnızca nezaketsizliği değil, bilinçli saygısızlığı ifade eder. Latince insolens kelimesindeki taşkınlık fikri, modern kullanımda otoriteye yönelik küçümsemeyi öne çıkarır.
Eş Anlamlılar:
impertinent, rude, arrogant
Zıt Anlamlılar:
respectful, deferential, polite

"insolent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
insolent s. küstah
The man showed us the door in an insolent manner.
Adam küstah bir edayla bize kapıyı gösterdi.

More Sentences
Genel
insolent s. küstah
The man showed us the door in an insolent manner.
Adam küstah bir edayla bize kapıyı gösterdi.

More Sentences
insolent s. terbiyesiz
The waiter was insolent.
Garson terbiyesizdi.

More Sentences
insolent i. küstah kimse
insolent i. terbiyesiz kimse
insolent i. saygısız kimse
insolent s. aşağılayıcı
insolent s. saygısız
insolent s. küçük düşürücü
insolent s. cüretkar
insolent s. dili uzun
insolent s. arsız
insolent s. cüretli
insolent s. zorba
insolent s. ezici
insolent s. baskıcı
insolent s. küçümseyici

"insolent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
become insolent f. yırtılmak
be insolent f. yüzsüz olmak
insolent [obsolete] s. yeni
insolent [obsolete] s. aşırı
insolent [obsolete] s. alışılmamış
insolent [obsolete] s. ölçüsüz
insolent [obsolete] s. yabancı
insolent [obsolete] s. olağandışı