kaynayan - Türkçe İngilizce Sözlük

kaynayan

"kaynayan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kaynayan boiling s.
Add the onions to the boiling water.
Soğanları kaynayan suya ekleyin.

More Sentences
Teknik
kaynayan boiling s.
Add the onions to the boiling water.
Soğanları kaynayan suya ekleyin.

More Sentences
Genel
kaynayan aboil s.
kaynayan ebullient s.
kaynayan simmering s.
kaynayan mutinous s.
kaynayan itching s.
kaynayan seething s.
kaynayan teeming s.
Teknik
kaynayan ebullient s.

"kaynayan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kaynayan kazan boiling cauldron i.
(içi) fare kaynayan ev rat-infested house i.
sivrisinek kaynayan arazi mosquito-infested land i.
kanı kaynayan genç blood [uk] i.
kaynayan sıvı kütlesi boil i.
kanı kaynayan genç buckie i.
içi kaynayan ebullient s.
kaynayan (duygular) turbulent s.
içi fare kaynayan rat-infested s.
kanı kaynayan brawling s.
neşeli ve kanı kaynayan bully s.
kirletici madde kaynayan feculent s.
köpekbalığı kaynayan (su kütlesi) shark-infested s.
kaynayan (çok dolu) crawling s.
kaynayan suda in boiling water zf.
kaynayan hareketlilik churning N.
Konuşma Dili
kaynayan kazan boiling cauldron i.
kaynayan kazan seething cauldron i.
kaynayan kazan pressure cooker i.
turist kaynayan touristy s.
insan kaynayan bumping s.
polis kaynayan yer too hot to hold (someone) expr.
polis kaynayan yer too hot to hold you expr.
Deyim
kaynayan kazan hot spot i.
kaynayan kurbağa boiling frog i.
kaynayan kurbağa sendromu boiling frog syndrome i.
biri/bir şey kaynayan swimming with someone or something s.
Turizm
turist kaynayan touristed s.
Teknik
kaynayan sitrik aside dayanıklılık resistance to boiling citric acid i.
düz camsı ve porselen emaye yüzeylerin kaynayan saf sitrik aside dayanıklılığı resistance of flat surfaces of vitreous and porcelain enamels to pure boiling citric acid i.
Petrol
nispeten düşük sıcaklıkta kaynayan (benzin) high-test s.
Gıda
kaynayan akçaağaç şurubunda filtrasyon öncesi bulunan granüler mineral madde niter i.
Mutfak
kaynayan şeker şurubunun suya damlatılarak soğutulmasıyla birlikte çatladığı aşama crack i.
kaynayan şerbetin ağdalanma evresi softball i.
yiyeceklerin kaynayan et suyu içinde doğrudan masada pişirildiği geleneksel bir çin yemeği hot pot i.
kaynayan suyun ince çekilmiş kahve içinden yavaşça damlatılmasıyla yapılan (kahve) drip s.
Çevre
kaynayan su tipi nükleer reaktör boiling water reactor i.
Jeoloji
kaynayan kum quick sand i.
Eski Kullanım
pire kaynayan pulicous s.
pire kaynayan pulicose s.
kuğu kaynayan swanny s.
Argo
kıçında kurt kaynayan kimse spaz i.
fıkır fıkır kaynayan full of piss and vinegar s.