killing - Türkçe İngilizce Sözlük

killing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

killing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
öldürme, yorucu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkɪlɪŋ/ – BrE /ˈkɪlɪŋ/)
Terim Türü:
İsim; Sıfat
Öldürme eylemini veya mecazda aşırı yıpratıcı durumu anlatan sözcüktür; bu nedenle killing, fiziksel son ile zihinsel tükenmişlik anlamını taşır. Kill fiilinden türemiştir; modern anlatımda yaygındır.
Eş Anlamlılar:
slaughter; exhausting
Zıt Anlamlılar:
relief

"killing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
killing i. öldürme
You are accused of killing your landlord.
Ev sahibinizi öldürme suçuyla itham ediliyorsunuz.

More Sentences
killing i. katletme
Genel
killing i. cinayet
These killings are continuing at a rate of about 200 a month.
Bu cinayetler ayda yaklaşık 200 kişi ile devam etmektedir.

More Sentences
killing i. vurgun
He made a killing by investing in the stock market.
Borsada yatırım yaparak bir vurgun yaptı.

More Sentences
killing i. ölüm
The killing must end immediately.
Ölümler derhal sona ermelidir.

More Sentences
killing s. öldürücü
Floods, violent wind storms, droughts, killing frosts, and the problems of air pollution have all, on occasion, influenced modern society.
Seller, şiddetli rüzgar fırtınaları, kuraklıklar, öldürücü donlar ve hava kirliliği sorunlarının hepsi zaman zaman modern toplumu etkilemiştir.

More Sentences
killing i. avlama
killing i. voli
killing i. adam öldürme
killing i. itlaf
killing i. dindirme
killing i. kesme
killing i. hayvan kesme
killing i. av
killing i. katil (eylemi)
killing i. ortadan kaldırma
killing i. yalanlama
killing s. çok komik
killing s. kuvvetli
killing s. yorucu
killing s. çok
killing s. yıpratıcı
killing s. öldüren
Gündelik
killing i. büyük kazanç
killing i. kısa zamanda elde edilen büyük kazanç
Teknik
killing i. fırınlama
Argo
killing i. büyük kar
killing i. son derece komik
killing s. çok komik

"killing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 107 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
honour killing i. töre cinayeti
honour killing i. namus cinayeti
killing spree i. cinayetler serisi
mercy killing i. çaresiz durumdaki hastayı öldürme
targeted killing i. hedef gözeterek öldürme
targeted killing i. hedef gözeterek yok etme
accidental killing of a person in a fight i. (bir kavga sırasında) kazara adam öldürme
contract killing i. kiralık katillik
killing machine i. ölüm makinesi
mercy killing i. ötanazi
killing in the name of money i. para adına öldürme
mobile killing squad i. seyyar ölüm mangası
mobile killing unit i. seyyar ölüm mangası
time killing i. oyalanma
time killing i. zaman öldürme
contract killing i. kiralık katillik
serial killing i. seri cinayet
serial killing i. birden fazla insanın aynı katil tarafından öldürülmesi olayı
make a killing f. voli vurmak
make a killing f. vurgun vurmak
Konuşma Dili
make a killing f. voliyi vurmak
make a killing f. köşe olmak
make a killing f. bir servet elde etmek
you're killing it! expr. yürü be, çok iyi gidiyorsun!
Deyim
killing machine i. etrafa ölüm saçan
a killing pace i. aşırı yüksek hız
a killing pace i. aşırı sürat
a killing pace i. ölümcül hız
go at something like a boy killing snakes f. dört elle sarılmak
(one) is going to killing (someone) f. (birini) sinirden paramparça etmek
make a quick killing f. kolay yoldan voliyi vurmak
make a quick killing f. kısa yoldan/zamanda voliyi vurmak
make a quick killing f. kısa yoldan/zamanda köşeyi dönmek
make a quick killing f. kısa yoldan/zamanda büyük kar etmek
make a quick killing f. kısa yoldan/zamanda köşe olmak
make a quick killing f. kolay yoldan parayı bulmak
go at like a boy killing snakes f. dört elle sarılmak
the suspense is killing me expr. meraktan çatlıyorum
Gündelik
make a killing f. servet yapmak
make a killing f. para kazanmak
make a killing f. büyük kar elde etmek
Konuşma
worth killing for, worth dying for, worth going to hell for expr. öldürmeye değer, ölmeye değer, uğruna cehenneme gitmeye değer
it is killing me expr. bu beni öldürüyor
this is killing me expr. bu beni öldürüyor
my back is killing me expr. sırtım beni öldürüyor
have you ever thought about killing me? expr. hiç beni öldürmeyi düşündün mü?
one of your men has confessed to killing the bar owner and injuring his friend expr. adamlarınızdan biri bar sahibini vurduğunu ve arkadaşını yaraladığını itiraf etmiş
Hukuk
accidental killing i. kazayla adam öldürme
killing of innocent civilians i. masum sivillerin öldürülmesi
unlawful killing i. yasadışı öldürme
unlawful killing i. katletme
unlawful killing i. adam öldürme
killing without intent i. kasıtsız adam öldürme
honor killing i. töre cinayeti
honour killing i. töre cinayeti
reckless killing i. taksirle adam öldürme
reckless killing i. taksirle öldürme
killing by gross carelessness i. taksirle adam öldürme
killing by gross carelessness i. taksirle öldürme
intentional killing i. kasten adam öldürme
lawful killing i. (nefsi müdafaa veya görev sırasında) gerçekleştirilen haklı/yasal adam öldürme
execution-style killing i. yakın mesafeden infaz/idam
extrajudicial killing i. yargısız infaz
mass killing i. toplu öldürme
mass killing i. toplu katliam
deliberate killing i. kasten öldürme
Siyasal
honour killing i. töre cinayeti
honour killing i. namus cinayeti
Bilgisayar
killing players i. oyuncuları öldürme
drive-by killing i. istenmeyen programın kullanıcı izni dışında bilgisayara otomatik indirilmesi
Medikal
intracellular killing i. hücre içi öldürme
Matematik
killing vector field i. killing vektör alanı
Fizik
killing horizon i. killing ufku
killing vector i. killing vektörü
Tarım
weed-killing equipment i. (yabani) ot öldürme ekipmanı
Sosyal Bilimler
honour killing victim i. töre kurbanı
honour killing victim i. töre cinayeti kurbanı
honor killing i. namus cinayeti
Dini
ritual killing i. tanrıya kurban sunma
Askeri
killing ground i. ölüm sahası
killing zone i. ölüm bölgesi
killing concentration i. öldürücü gaz yoğunluğu
killing field i. toplu katliam veya soykırım sonucu çok sayıda insanın öldüğü alan
Spor
killing the ball i. topu durdurma
killing the ball i. topun oynanmasına engel olma
mercy killing i. rakip ile ara açılıp galibiyetin garantilenmesi sonucu müsabakanın erken bitirilmesi
giant-killing i. daha güçsüz bir takıma beklenmedik şekilde yenilme
Basketbol
killing the clock i. zaman öldürme
Futbol
penalty killing f. penaltı kaçırmak
Argo
lady-killing i. zamparalık
lady-killing i. kadın avcılığı
lady-killing i. çapkınlık
lady-killing i. kadınların gönlünü çalma
the killing season i. yeni doktorların hasta bakmaya başladığı dönemde artması beklenen tıbbi hatalar
made a killing f. çok para kazanmak
make a killing f. çok para kazanmak
make a killing f. parayı bulmak
make a killing f. canlıyı bulmak
make a killing f. bir servet elde etmek
(a body part) is killing (one) expr. … resmen ağzıma sıçıyor
something is killing someone expr. bir organın ya da uzvun birisinin canını acıtması
something is killing someone expr. … beni mahvediyor
(a body part) is killing (one) expr. … beni mahvediyor
(a body part) is killing (one) expr. … beni öldürüyor
something is killing someone expr. … beni öldürüyor
something is killing someone expr. … resmen ağzıma sıçıyor
(a body part) is killing (one) expr. (bir organın ya da uzvun birisinin) canını acıtması